Ayşefatmahayriye Haydi Çiftetelliye Kilisesi
AYŞE,FATMA,HAYRİYE, HAYDİ ÇİFTETELLİYE KİLİSESİ
YA DA ‘’ VUR PATLASIN, ÇAL OYNASIN KİLİSESİ ‘’
1873 Yılında İstanbul’un Fatih ilçesindeki Gedikpaşa semtinde Güllü Agop adlı bir Rum vatandaşın kurduğu tiyatroda ilk kez bir Türk tarafından yazılmış olan bir Tiyatro eseri sahneye konuluyordu.
Evet, bu eser, Namık Kemal’in ‘’Vatan Yahut Silistre’’ adlı tiyatro eseriydi ve seyirciler eseri seyrettikten sonra ‘’ Murad’ımızı isteriz ‘’ Diye sokaklara dökülmüşlerdi.
İstedikleri Murad kimdi peki?
Osmanlı tahtında sadece 93 Gün kalabilen V. Murat idi. İstemedikleri ise Sultan Abdülaziz’di. Abdülaziz bir şekilde tahttan indirilirse yerine geçecek olan V. Murad sayesinde başta hürriyet olmak üzere tüm muratlarına ereceklerine inanıyorlardı.
Neyse efendim, bu olayın asıl konumuzla ilgisi yok. Konumuzla ilgili olan Gedikpaşa semti. Daha doğrusu Gedikpaşa Semtindeki bir kilise.
Bu kilisenin özelliği ne ki bunu konu ettim bugün.
Bu kilise her şeyden önce eski bir Süryani kilisesiymiş ama Süryani nüfusun adeta yok olması sebebiyle ülkemizdeki Hıristiyan Eritre ve Etiyopyalılar kullanmaya başlamış.
Efendim bu kilise klasik Rum ya da Ermeni kiliselerinden çok çok farklı.
Bir adı var mı?
Çok aradım ama ‘’Eritreliler ve Etiyopyalılar Kilisesi ‘’ dışında bir adına rastlamadım ancak dünyanın her yerinde Eritrelilerin ve Etiyopyalıların açtıkları kiliselerin hepsine ‘’Tevhid Kilisesi ‘’ dendiğine göre bu da Tevhid Kilisesi olmalı. Haaa Tevhid aynen bizdekine benzer yazılıyor: Tawehedo.
Kiliseye daha girerken diğer kiliselerden farklı özelliği dikkatinizi çekiyor zira bu kiliseye kadınlar başları kapalı, aşağı yukarı bizim tesettürlü kadınlarımız gibi giyinerek geliyorlar. Kıyafet rengi kadınlar için de erkekler için de genellikle beyaz. Kadınların kıyafetine Natela deniliyor.
Diğer kiliselere ayakkabılarla girilirken bu kiliseye ayakkabılarınızla giremiyorsunuz. Onları dışarıda çıkarmak zorundasınız.
Kiliseye girdiniz. Diğer kiliselerde olduğu gibi bu kilisede de oturma sıraları ( ya da sandalye diyelim ) var ama kadın- erkek yan yana, birlikte oturamıyorsunuz diğer kiliselerden farklı olarak…Bir nevi haremlik- selamlık var. Ayin alanının sol tarafında erkekler, sağ tarafında kadınlar oturuyor.
Kutsal kitapları İncil elbette ama İncil’in yanında Hanok(Enoch ) adlı kitabı da okurlar
[Enoch veya Hanok Kitabı, Yahudi ve Hıristiyan kanonlarına alınmamış apokrif bir metindir.( Yani Hıristiyanların çok büyük bir kısmı bu kitabı kutsal kitap olarak kabul etmiyor ) Nuh Peygamber'in büyükbabası olan Enoch'un (İslam inancında Hz. İdris) gökyüzüne yaptığı yolculukları, düşmüş melekleri ( düşkünler bizim Alevi inancında da var ama melekler için kullanılmaz bu ifade ) kötülüğün kökenini, kozmolojiyi ve kıyamet tasvirlerini anlatır. ]
Bir de Jübileler Kitabı vardır kutsal kitap olarak kabul ettikleri.
Jübileler Kitabı, Eritre ve Etiyopya Hristiyanları dışında tüm Hıristiyanlarca II. Tapınak döneminde Yahudiler tarafından yazılan uydurma bir İncil olarak nitelenir ve kabul görmez.
Ve Ahit Sandığı… Eritre ve Etiyopya Hıristiyanlığının vazgeçilmezlerindendir ve ona da çok kıymet verirler, her kiliselerinde sembolik bir Ahit Sandığı vardır ( Hz. Musa’ya verilen 10 Emrin konduğu Sandık )
Ayinler sadece Ge’ez dili denilen bir dille yapılıyor ancak bu dil bizim Göktürk, Uygur dilimiz gibi unutulmuş bir dil. Sadece rahipler biliyor. Açıklamalar cemaatin asıl dili olan Tigrinya diliyle yapılıyor.
Efendim bilen bilir, Katolik Hıristiyan kiliselerinde ilahiler org çalınarak okunur. Ortodoks kiliselerinde ise org yoktur. Eritreliler ve Etiyopyalılar Ortodoksturlar ama tüm Ortodokslardan farklı olarak ayinlerinde enstüman çalarlar.
Evet, Ayin müziği, 6. yüzyılda yaşamış Aziz Yared tarafından geliştirilen "Zema" adı verilen ilahilerden oluşur ve özel ritmik hareketler eşliğinde ‘’ Kabero ‘’ adı verilen büyük davullar çalınarak icra edilir. Ayrıca ziller de çalınır bu davul şovuna paralel olarak.
Evet, ayine de katıldınız ve ‘’ Ayşe Fatma, Hayriye, Haydi çiftetelliye ‘’ demeseniz de içinizden öyle geçirerek tüm kurtlarınızı döktünüz diyelim. Sonra Himbasha adlı bir yemek veriliyor.
Eeee o kadar enerji sarfedip bayağı kilo verdiniz ( Özellikle Rahip bayağı bir efor sarfediyor videolarda da göreceğiniz gibi. ) haliyle yemeniz lazım da bu nasıl bir yemek? Bilmiyorum. Bizim etli hamur yemeğimiz Hımbala gibi bir şey olabilir.
Efendim Eritre ve Etiyopya’da takvim olarak da bir yılı 13 Ay olan bir takvim kullanıldığından diğer Hıristiyanlar Noel’i 25 Aralıkta kutlarken bunlar 7 Ocak’ta kutluyorlar ve ilginçtir ki Noel öncesi oldukça uzun süren bir oruçları var. Bu oruç 25 Kasım’da başlıyor ve 7’Ocak’a kadar sürüyor.
Fotoğraflardan alttaki son ikisi bizim İstanbul- Gedikpaşa semtindeki kiliseden.
Evet, ülkemizdeki Eritrelilerin davullu ayinlerini merak eden varsa aşağıdaki linkleri tıklayabilirler.
En neşelisi bu:
https://www.facebook.com/watch/?v=1444413837194565
*****
Bu da bayağı güzel ve şenlikli
https://www.instagram.com/reel/DY_3m1piWS0/
*****
Bu, turistlere ve diğer inançtan olanlara gösteri mahiyetinde bir ayin.
https://www.facebook.com/reel/1677036040286279?locale=tr_TR
Bir başka konuda buluşmak üzere hoşça kalınız.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.