Bir Başka 15 Temmuz Darbesi
BİR BAŞKA 15 TEMMUZ DARBESİ.
Efendim, 15 Temmuz Darbesi deyince tabii ki akıllara 15 Temmuz 2016’daki hain Fetö darbe girişimi gelir. Ama ben bundan bahsetmeyeceğim zira yakın tarihimiz içinde cereyan ettiği için herkes üç aşağı beş yukarı hakkında bir şeyler bilir.
Başka bir darbe var mı 15 Temmuzda gerçekleşen?
Haçlı ordularının 1099 Yılında Kudüs’ü ele geçirip Müslüman- Yahudi, on binlerce insanı katletmesi de 15 Temmuz 1099’da olmuştur. Buna darbe diyebilir miyiz bilemem ama benim konum bu da değil bugün.
Bugün 15 Temmuz 1974 Darbesini anlatmaya çalışacağım sizlere.
Evet, 15 Temmuz 1974… Çok da uzağımızda olan bir geçmiş zaman değil ama maalesef pek bilmediğimiz ve bilenlerin bile unuttuğu bir darbedir.
Bu darbeyi kim yaptı, kime karşı yapıldı?
Evet, işin en ilginç tarafı buydu. Bu darbeyi azılı bir Enosisçi ve EOKA-B Terör örgütü lideri olan Nikos Samson, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal Cumhurbaşkanı Başpisikopos III. Makaryos’a karşı yaptı.
Eee bize ne elin Makaryos’una karşı yapılan darbeden?
Efendim Başpisikopos III. Makaryos, maalesef elin Makarios’u değil aynı zamanda Kıbrıs Adasındaki Türklerin de yasal Cumhurbaşkanıydı.
Peki bu nasıl olmuştu? Yani bu herif nasıl Kıbrıs Cumhurbaşkanı oldu?
Efendim, Makaryos önceleri sıkı bir Enosis taraftarıydı. Yani Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması idealine sıkı sıkıya bağlıydı. Bu sebeple de general Grivas tarafından kurulan EOKA-B Terör örgütünü perde arkasından destekliyordu.
Bu arada İngilizlerle bir dizi siyasi görüşmeler yapıp onlardan bağımsızlık, olmazsa özerklik talep etti ama İngilizler bu isteklere kulak asmayınca onlara karşı ayaklanma çıkardı. Bunun üzerine İngilizler onu Şeysellere yani günümüzde en ensesi kalın para babalarının tatil yaptıkları adalara sürgüne (!) gönderdi.. Daha sonra da Kıbrıs’ta ortamı yumuşattılar ve 1959’da Enosis isteğinden vazgeçtiğini söyleyen Makaryos, Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı seçildi, yardımcısı da bir Türk olan Dr. Fazıl Küçük idi.
Velhasılıkelam Makaryos istesek de istemesek de Kıbrıs’daki Türklerin de Cumhurbaşkanıydı ve gerçekten de Cumhurbaşkanı olunca Enosis ( Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama ) idealinden vazgeçti.
Hani Jül Sezar’ın bir sözü vardır: ‘’ Roma’da ikinci olacağıma, basit bir köyde birinci olmayı tercih ederim.’’ O hesap, Makaryos da Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlayıp ikinci olmaktansa Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı olarak birinci olmayı tercih etti.
Bu arada 1973 Yılı Kasımında Yunanistan’da bir askeri darbe gerçekleşti.
Yunanistan’ın yeni yöneticisi artık Tuğgeneral Dimitrios İoannides idi.
İoannides, Makoryos’a fena halde gıcık oluyordu zira başpisikopos hazretleri sosyalist ülkelere ziyaretler gerçekleştiriyordu, İoannides ise aşırı bir Komünizm düşmanıydı. Ayrıca Makaryos’un Enosis davasından vazgeçmiş olmasına sa sinir oluyordu. O sebeple de Makaryos’a karşı darbe planları yapmaya başladı.
Evet, Yunanistan’da General İoannides, Makaryos’u devirme planları yaparken Makaryos’un bu planlardan haberi oldu ve EOKA-B’yi yasa dışı ilan ettiği gibi 2000 civarında örgüt mensubunu tutuklattı.
Hatta daha da ileri giderek Yunanistan’ın Kıbrıs için Türklerden daha tehlikeli olduğunu söyledi. [ Evet, iktidar hırsı insana neler söylettirmiyordu ki. ]
General İoannides nazarında bu durum, bardağı taşıran son damlaydı.
Derhal Kıbrıs’taki Muhafız Birliğinin başına Nikos Sampson geçirildi ve ondan adanın yönetimini eline alması istendi.
Makaryos, papucu pahalı görünce başkanlık sarayından Baf’a, oradan da bir İngiliz askeri helikopteriyle Londra’ya kaçtı.
Nikos Sampson 15 Temmuz 1974’de bir elinde silah, bir elinde Türk Bayrağı, sokaklarda dolaşıp adaya hem Türkler, hem Rumlar için barış getirmek amacıyla Türklerin hiç sevmedikleri, ( hatta hatırlarım, kızdığımız insanlara ‘’seni Makaryos kılıklı’’ seni. Derdik )Makaryos’a karşı darbe yaptıklarını duyurdu. Adadaki Türk halkı, Türk bağrağını görünce sevinmiştir belki ama Türkiye’de hükumet tabii ki yemedi bu numarayı.
Evet, Nikos Sampson sözde adaya barış getirecekti(!) ama Kıbrıs’ta artık yeni bir devlet kurduğunu ilan etmişti: Kıbrıs Helen Cumhuriyeti.
Sonrası?
Sonrası malum: 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ve ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kuruluşu.
15 Temmuz 1099 Kudüs’ün İşgali, 15 Temmuz 1974 Kıbrıs Darbesi ve 15 Temmuz 2016 Hain Fetö Darbe girişimi… Bu kadar tesadüf (!) sizce de çok fazla değil mi?
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.