Tek Tanrılı Firavun Ve Tarihin İlk Yazılı Antlaşması 1 Bölüm
TEK TANRILI FİRAVUN VE TARİHİN İLK YAZILI ANTLAŞMASI- 1.BÖLÜM-
Tanrı uludur; birdir, tektir.
Ondan başkası yoktur.
Bir tanedir,
O'dur her varlığı yaratan
Bir ruhtur Tanrı, görünmeyen bir ruh...
Ta başlangıçta vardı Tanrı,
Tek varlıktı o.
Hiç bir şey yokken o vardı.
Her şeyi o yarattı
Ezelden beri süregelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek,
Gizlidir Tanrı, kimse görmemiştir onu.
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman.
Yukarıda okuduklarınız, ezanın 1932 Yılında Türkçeye çevrilmesi çalışmalarından bir örnek gibi gelse de değildir.
Peki nedir?
Yaklaşık olarak 3300 Sene önce bir Mısır Firavununun yazdığı bir şiirdir.
Evet, Kur’an’da firavun her ne kadar Allah düşmanı olarak karşımıza çıksa da bilindiği gibi tarih boyunca Mısır’ı pek çok firavun yönetmiştir ve bunlar içinde sadece bir tanesi tek tanrıya inanmıştır. İşte o firavunun adı IV. Amenofis’tir. ( Amonephet )
Peki IV. Amenofis’e ne oldu da bu herif, kendinden öncekiler de kendinden sonrakiler de bir sürü tanrıya inanırken tek tanrı inancını benimsedi? Benimsemekle de kalmadı Mısır haklının resmi dini ilan etti tek tanrılı dinini. Hatta tapınaklarda ne kadar put varsa hepsini kırdırdı, tanrıların isimlerini kazıtarak yok etti?
Bu noktada rivayet çok.
IV. Amenofis’in Hz. Lut veya Hz. Musa olduğunu söyleyenlerden tutun da onun Hz. Yusuf’u Mısır Azizi yapan Firavun olduğunu söyleyenlere kadar pek çok iddia vardır ki en akla ve tarihe yatkın olanı Hz. Yusuf’tan etkilenmiş olmasıdır. Ancak bir diğer ihtimal daha fazla revaçtadır.
Nedir o ihtimal?
IV. Amenofis’in beşinci karısı Nefertiti oldukça güzel Asyalı bir kadındı. Büyük ihtimalle de tek tanrı inancına sahip bir Türk’tü.
Nefertiti, güzelliği ile IV. Amenofis’e feleğini şaşırttığı gibi dinini de şaşırttı ve Amenofis artık ‘’ Tanrı uludur; birdir, tektir.’’ Demeye, hatta tasavvuf şiirleri yazmaya başladı. Evet tasavvuf şiirleri. ( Az sonra göreceksiniz )
IV. Amenofis, mabetlerdeki putları kırdırdı, tanrı adlarını kazıttı ve tüm halkına ilan etti: ‘’ Bundan sonra sadece ve sadece tek bir tanrıya inanacaksınız. O tanrının adı Aton’dur. Haaa bu arada bana da bundan kelli Amenofis diyeni oyarım. Benim adım da Akheneton’dur. ( Yani ‘’Aton’un Hizmetçisi ‘’)
Böylece firavunluğunun 5. Yılında eski adı Amenofis, yeni adı Akheneton olan Firavun döneminde Mısır’da tek tanrılı bir din kuruldu.
Mısır’da artık insanlar Güneş’e, Ay’a tanrı diye tapmıyorlar, Güneş’i, Ay’ı yaratan bir tanrıya tapıyorlardı. Ay ve Güneş ise Tanrının görüntüsüydü.
Firavun Akheneton , tanrının yani Aton’un sadece Mısırlıların değil tüm evrenin tanrısı olduğuna inanıyordu. En ilginci de bu yeni tek tanrılı dinde erkeklerin sünnet olması mecburiydi. Domuz eti yemek kesinlikle yasaktı ve tapınaklara girip ibadet etmeden önce eller, ayaklar, yüz, bir güzel yıkanıyordu. Hani eski bir kötü gelenek olan ensest de olmasa oldukça İslamiyete yakın bir din denilebilirdi.
Firavun Akheneton öylesine şiirler yazıyordu ki bu şiirler eğer Mısır Hiyeroglif yazısıyla değil de Arapça yazılmış olsaydı kesinlikle Kabe duvarına asılan Muallakat-ı Seba şiirlerinden zannedilebilirdi.
İşte onlardan biri:
Göklerin ufkunda belirmen ne kadar güzeldir,
Ey! Hayatın temelinde yaşayan Aton,
Sen doğu göğünün ufkunda doğduğunda,
Tüm memleketi güzelliğinle doldurursun,
Uzaklaşsan da, ışınların dünya üzerindedir,
Ne kadar yüksek olursan ol,
Senin adımlarının izleri gündüzdür,
Sen, ışınlarını dağıttığın zaman,
Mısır'ın her iki ülkesi de bayram eder,
Hepsi uyanık ve ayaklarının üzerindedir,
Çünkü Sen, onları uyandırmışsındır,
Onlar tüm organlarını sende yıkarlar,
Ve kollarını kaldırıp, Sen'i şafakta selamlar,
Sonra tüm dünyada herkes kendi işini yapar,
Hayvanlar otlardan zevk alırlar,
Ağaçlar ve bitkiler çiçeklenirler,
Kuşlar, kanatları sana doğru ibadet edercesine kalkık,
Bataklıklarda uçarlar,
Sen üzerlerinde oldukça onlar yaşarlar,
Kadında çocuğu Sen yaratırsın,
Ananın karnında çocuğa Sen hayat verirsin,
Sen ana rahminde dahi çocuğu besleyensin,
Ne zaman civciv kabuğu içinde bağırsa,
Sen ona hayat vermek için nefes verirsin,
Ey Tanrım, Senin ne kadar çok eserlerin vardır,
Sen! Ebediyetin hakimi! Senin isteklerin hep iyidir,
Sen yaşamın ta kendisinin ve yaşam Sen'de yaşar,
Tanrım Sen yaşamsın ve yaşam ancak sende görülür.
Sonra?
Sonrası ve tarihin ilk yazılı antlaşması olan Kadeş Antlaşması ile bu konun bağlantısı nedir sorusunun cevabı gelecek bölümde inşallah.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.