İrâde Üzerine
İrâdenin ve dikkatin, ancak kişinin gerçekten ihtiyaç duyduğu ve anlam yüklediği hedeflere yöneldiği görülmektedir.
Kişinin hayatında en anlamlı olan neyse, neyi en çok istiyorsa irâdesini de o yönde kullanır.
Örneğin; bir eşyanın yer değiştirmesi, yaşamını sürdürmesi için gerekli olan bir durum değildir. Eşya var oluş hakikati ölçüsünde anlamlıdır ve amacı ona uygun olarak kullanılmaktır.
Milyonlarca yıl uzaklıktaki bir yıldıza ulaşmak gibi bir gayesinin olması ve bunun için çaba harcamak normal bir insan için hiçbir anlam ifade etmez.
Ama mesele bunun imkansız olması değildir bu inanca sahip olmamak zaten onu bu anlamdan uzaklaştırır.
Her insan, kendi idrâkinin, arzularının, hislerinin ve ihtiyaçlarının çerçevesinde yaşar. Bu çerçevede hayat planını oluşturur ve uygular. Ve onun için anlamlı olan budur. Geriye kalan herşey bir hayalden ibarettir.
İnsanın hayat planını uygulaması her zaman kolay olmayabilir. Hayat şartları, içsel motivasyon ve kişinin olaylara yüklediği anlam, bu süreçte belirleyici olabilir.
İnsan, gerçekten istediği, hayal ettiği ve hatta gerçekleşeceğine inandığı şeyler için irâdesini daha güçlü kullanır. Bu, aynı zamanda yüreğinin seçtiği yolun da başlangıcıdır. Yüreğindeki tohumun yeşermeye başladığı an, insanın irâdesinin en güçlü olduğu andır. Tohumun yeşermesi irâdenin de mucizesidir. Çünkü inanç sınırları aşar.
İrâdesini bu şekilde, kendi inancı ve iç sesi ve emeği doğrultusunda kullanan insan için yapılacak en doğru şey, kendi içindeki sese kulak vermesi, onu dinlemesi ve bu doğrultuda kararlılıkla yoluna devam etmesidir.
İç sesine kulak vermek; tamamıyla bütün çabalardan davranışlardan ve kararlardan vazgeçmek demek değildir.
İnsan kendi potansiyeline inanır, doğru adımlar atar ve hedefine ulaşmak için çaba sarf ederse; irâde, inanç ve emek birleşerek anlamlı birer hayat oluşturur.
İnsana verilmiş en güzel nimetler akıl ve vicdandır ve bu iki kavram bizim karar mekanizmalarımızı çok etkiler.
Aklımız kalbimiz ruhumuz bize her zaman doğru yolu gösterir ve verilen kararlarda içsel huzura ermişsek doğru yoldayız demektir. Her zaman mihengimiz bu olmalıdır. Mutmain olmuş bir kalp yalan söylemez. Yoldaki işaretler, izler bir dedektif titizliğiyle incelenirse korkacak hiçbir şeyi olmaz insanın.
Çoğu insan bu irâdeyi kullanmaktan acizdir. Korku elini kolunu bağlamış bir kelepçe gibidir. Ne ileri ne de geri gidebilir. Yol çok uzun ve meşakkatli iken bu zaman kaybı telafi edilemez bir durum olur.
Zaman akar durur, yerinde saymaz, vakit naziktir. Hayat ise çok güçlü akıntısı olan bir nehire benzer. Ve insan bu nehri geçmek zorunda olan bir yolcudur. Bize lazım olan bir köprü ve cesarettir. İnancı, emeği ve irâdesi olmayan insan mahrum kalır ve ilerideki güzellikleri de göremez.
Her ne olursa olsun hayatı bu farkındalık ile yaşamak ise herşeye bedeldir.
İnanç, irâde, emek...
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.