Herostratus Sendromu Kendini Yüceltme Amaçlı Terörizm
HEROSTRATUS SENDROMU- KENDİNİ YÜCELTME AMAÇLI TERÖRİZM
Efendim, bundan 2382 Yıl önce yani Milattan Önce 21 Temmuz 356 Tarihinde güzel İzmir’imizin Selçuk İlçesinde (Efes ) büyük bir yangın çıktı.
Malum, bizim Akdeniz ve Ege Bölgemizde yangınlar hiç de olağanüstü bir olay değildir ama bahsini ettiğim yangın olağanüstüydü zira bu ne bir orman ne de herhangi yerleşim yeri yangını değil tanrıca Artemis adına MÖ. 550 yılında yaptırılmış tamamı mermer olan Artemis Tapınağı yangınıydı.
Yani Dünyanın Yedi Harikasından biri yanıyordu.
Evet MÖ. 356 Yılında tamamı mermer olan bir tapınak ateşe verilmişti ve mermer doğal olarak yanmasa da tapınağın ahşap kısımları yanmış, tapınak harabeye dönmüştü.
İyi de bir tapınağı kim ateşe verirdi? Tapınakla derdi neydi?
Kundakçı yakalandı. Daha doğrusu bizzat kendisi ortaya çıktı ve ‘’ Tapınağı ben yaktım. ‘’ dedi.
Şöyle bir baktılar tapınağı yakan kişiye. Bu, Efes’te hiç kimsenin insan yerine koymadığı, selam bile vermediği adi serserinin teki olan Herostratus idi.
Çektiler mahkemeye ve sordular?
- Derdin neydi ulan senin? Artemis ile ne alıp veremediğin var ki tapınağı yaktın?
-Artemis’le hiç bir derdim yok.
-Çok tanrıya mı karşısın?
-Hayır çok tanrı inancına da karşı değilim.
-Eee o zaman sıkıntın neydi de yaktın tapınağı?
-Ben, adımın tarihe altın harflerle yazılması, herkesin asırlarca benden bahsetmesi için yaktım tapınağı.
Evet, Efes’te hiç kimsenin adam yerine koymadığı Herostratus, herkesin kendisinden bahsetmesi için Artemis Tapınağını yakmıştı üstelik de böyle bir suçun cezasının işkenceyle öldürülmek olduğunu bildiği halde.
Mahkeme kararını verdi: Herostratus adlı bu serseri ağır işkencelerle öldürülecekti. Ancak mahkemenin bir kararı daha vardı: Damnatio memoriae
Damnatio memoriae, Latince bir deyim olup, tam olarak anlamı hatıranın lanetlenmesi ya da hatıradan çıkartma olgusudur. Onursuzlaştırmanın bir formu olup, Roma Senatosu'ndan vatan hainleri ya da Roma Devleti'nin itibarıyla oynayanlar için çıkartılırdı.
Yani bundan böyle hiç kimse Herostratus’un adını ağzına almayacak, hiç bir yazıda, şiirde, şarkıda Herostratus adı geçmeyecekti. O madem ki Artemis Tapınağını, herkes kendinden bahsetsin diye yakmıştı, o halde onun adı asla ve asla anılmayacaktı. Karar kesindi ve bu karara uymayanlar cezalandırılacaktı.
Ancak malum, yasaklar insanlara hep cazip gelmiştir. Ne demişti Can Yücel bir şiirinde?
"Senin için yasak dediler.
- Yasaklar çiğnenmek içindir, dedim."
İşte o hesap, ünlü tarihçi Strabon, bu yasağı deldi ve Herostratus’un adı tarihten silinmedi. Yani Herostratus, kendisi göremese de adını tarihe yazdırmıştı. Ancak onun hikayesi burada bitmiyordu.
Aradan iki bin seneden fazla zaman geçti.
1930’da doğup 2023 Yılında ölen ABD’li tarihçi, hukukçu, yazar Albert Borowitz ‘’Terrorism For Self-Glorification’’ adlı bir kitap yazdı. Yani: ‘’ Kendini Yüceltme Amaçlı Terörizm’’
Evet, genellikle edebiyat ve suç arasındaki ilişkiler, gerçek suç ( True Crime ) üzerine pek çok kitap yazmış olan bu yazar ‘’Terrorism For Self-Glorification’’ adlı eserinde önemli bir psikolojik hastalığa dikkat çekiyordu ve bu hastalığa bir isim bile koymuştu: HEROSTRATUS SENDROMU
Evet, Herosratus’un adı bir kez daha tarihe geçmişti işte bu psikolojik hastalıkla birlikte.
Peki neydi Herostratus sendromu?
Herostratus sendromu, bir kişinin iyi işler veya başarılar yoluyla dikkat çekememesi üzerine, ününü yıkıcı, şok edici veya suç teşkil eden davranışlarla elde etmeye çalışması durumudur. Temel motivasyon "nasıl olursa olsun, yeter ki herkes adımı duysun" düşüncesidir.
Şimdi eminim bu sendrom hiç bir okuyucuma yabancı gelmemiştir zira günümüzde bu sendromun pençesinde olan pek çok kişi vardır.
İşin ilginç tarafı ise Efes Artemis Tapınağını yakan Herostratus’un adının anılmaması için yasalar çıkartılmasına, yasalara uymayanlar için cezalar konmasına rağmen onun adı günümüze kadar gelmişken Efes’teki dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağını yapanların yani mimarları olan Chersiphron (Çersefron) ve oğlu Metagenes’i hatırlayanlar bir elin parmaklarını geçmezler.
Günümüzde de de mesela Dünyaca Ünlü Nobel ödüllü profesörümüz Aziz Sancar’ın sadece 385.000 Takipçisi varken tek marifeti göbek sallamak olan Yasin Cengiz’in takipçi sayısı On beş milyonun üzerindeymiş. Yani bir taraftan hastalık diyoruz, ‘’ Bu ne yahu, tam anlamıyla sapıttı insanoğlu.’’ Diyoruz. ‘’ Bu saçmalıklara prim verilmemeli, hatta yasaklar konmalı, tedbirler alınmalı, eğitimle önüne geçilmeli ‘’ Diyoruz, öte taraftan bir göbek sallayan vatandaşı 15 Milyon takipçiye uzaylılar değil yine bizler ulaştırıyoruz.
Özetle: Hani türküde diyor ya ‘’ Şimdi rağbet güzel ile zengine ‘’ diye… Yok öyle değil. Şimdi rağbet Harostatus sendromlululara
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.