Uçtu Uçtu Uçak Uçtu 2 Bölüm
UÇTU UÇTU UÇAK UÇTU-2. BÖLÜM.
König Ekrem olayı aslında tam olarak 3 Mart 1938’de açığa çıkar. Şöyle ki:
3 Mart 1938 tarihinde Akdeniz limanlarına hizmet sağlayan bir ABD şirketinin Newyork Acentası olan Furne Withy Ulaştırma Şirketi, Washington’daki Türk büyükelçiliğine bir soru sorar:
‘’ Türkiye’nin talebi üzerine Kanada Araba ve Döküm Şirketi’ne (Canadian Car and Foundry Company) hazırlattığımız elli adet savaş uçağı ile ilgili olarak sevkiyatın rotasını kimin kontrol edeceği konusunda bilgi istenmektedir.
Evet, Türkiye Elli adet savaş uçağı siparişi vermiştir, bu uçaklar da Kanadalı bir şirket tarafından hazırlanmıştır ama uçaklar nereye teslim edilecektir, bu teslim alma işinin başında kim olacaktır, muhatap kimdir? İşte bu sorulmaktadır.
Soruya elçilik Birinci Sekreteri Reşid Anamur, 10 Mart tarihinde “Kanada’dan satın alınan uçaklarla ilgili hiçbir bilgimiz yok” şeklinde cevap verir.
Evet, Türkiye Cumhuriyetinin böyle bir siparişi yoktur, dolayısıyla da sorulan soruya ‘’ Konuyla ilgili bir bilgimiz yok.’’ Dense de ABD Hükümeti de konuya uyanmıştır. Çünkü Kanadalı şirket evet bazı parçaları birleştirerek savaş uçakları yapmaktadır ama bu uçakların motorları ABD Tarafından üretilmektedir ve II. Dünya Savaşının her an patlamaya hazır olduğu bu dönemde hangi devlet, kaç tane savaş uçağı siparişi verdi, niçin verdi gibi konular ABD’yi fazlası ile ilgilendirmektedir.
ABD Hükumeti bu sefer direkt Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Münir Ertegün’e sorar.
Sormasına sorar ama ondan alınan cevap da aynıdır: ‘’ Türkiye Cumhuriyeti’nin herhangi bir ülkeden, herhangi bir firmadan satın aldığı herhangi bir savaş uçağı yoktur. ‘’
ABD resmen kafayı yer. ‘’ Elimizde belgeler var. Bu belgelere göre Türkiye, Kanada’dan 50 Adet Grummond tipi savaş uçağı satın almıştır. Dahası bu savaş uçaklarının 40 tanesi 1936’da İspanya’yı ele geçirmiş olan General Franko’yu devirmeleri için Cumhuriyetçilere verilmek üzere Atlantik Okyanusunu aşarak İspanya’ya ulaştırılmıştır.
Evet, bu yazışmalar sürerken ve ABD, bu savaş uçaklarının doğrudan doğruya Türkiye tarafından mı satın alınıp İspanya’ya ulaştırıldığından emin olana kadar atı alan Üsküdarı geçmiştir.
1938’in Haziran ayında Münir Ertegün ABD’den rica edip aldığı belgelerin fotokopilerine baktığında evet belgelerde Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp Paşanın ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı Agâh Aksel’in imzaları vardır ama belgeler hiç de hakikiye benzememektedir.
Belgeleri Ankara’ya gönderir ve sorar ‘’ Ne oluyor? Nedir bu işin aslı-faslı?’’
Ankara, belgelere bakar ve ‘’ Bu belgeler hakikiye oldukça benzetilmiş ama tamamen sahte belgelerdir. Bizim Türkiye Cumhuriyeti olarak böyle bir siparişimiz söz konusu değildir.’’
Evet, artık ABD’de ikna olmuştur sahte belgelerle bir dolandırıcılık yapıldığına. Türkiye’de ise bu sahtekarlığı kimin yaptığı araştırılmış ve sonunda bu olayın König Ekrem’in başının altından çıktığı anlaşılmıştır.
Ancak o günlerde Atatürk hayli hastadır. Olayı ondan gizlemek için basın susturulur. Hiçbir Allah’ın kulunun dönen bu fırıldaklardan haberi yoktur.
Atatürk öldükten sonra Türkiye’nin ilk komünistlerinden olan Sabiha ve Zekeriya Sertel’in Tan Gazetesi nasıl elde eder bilinmez, bu halı altına süpürülmüş olayı tekrar ele alır. Daha sonra da başka gazeteler veryansın edince İsmet Paşa dosyayı tekrar ele aldırır.
Almasına alır ama König Ekrem yurt dışındadır.
Soruşturma Hamdi Ekrem adında bir kişinin Türk Dışişleri Bakanlığı Protokol birimindeki Ruhi (Bozcalı) adlı küçük rütbeli bir yetkilinin yardımıyla bu işi yaptığını ortaya çıkarmıştır.
1939 Yılı başında Ruhi Bozcalı yakalanır ve öttürülür. Ancak Bozcalı, König Ekrem yanında Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp’in, Müsteşar Agâh Aksel’in de işin içinde olduğunu söyler.
İsmet Paşa, Kazım Özalp’ın - soruşturmanın selameti açısından – İstifa etmesini ister. Biraz nazlanan Özalp istifa eder, Hemen peşinden de 25 Ocak 1939’da Celal Bayar Hükumeti topluca istifa eder. ( Yerine Refik Saydam hükumeti kurulur. )
Eee? König Ekrem?
König Ekrem 1943’e kadar Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde kaçak olarak dolaşsa da ABD, Kanada, Belçika, Fransa hatta Yunanistan bile onun peşindedir zira dolaylı şekillerde bu ülkeler de dolandırılmıştır.
Derken 1943’de Paris’te ele geçirilir, tutuklanır ve sonra Türkiye’ye iade edilir.
Türkiye’deki yargılanmasında bu işi Matbuat Genel Müdürü Fuat Baban ile birlikte planladıklarını, Fuat Baban’ın arkasında ise Milli Savunma Bakanı Kâzım Özalp’ın olduğunu ileri sürerse de dinletemez. Kendisi dört yıl hapis cezası alırken diğer ikisi aklanır.
König Ekrem’in hapisten çıktıktan sonra ne yaptığını, nasıl yaşadığını bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey 1962’de Paris’te vefat ettiği..
Şimdi eminim herkes merak ediyordur’’Bu adam kaç lira dolandırmıştı?’’
Hemen açıklayayım:
König Ekrem’in bu işten kazancı 175.000 Dolardı. Bu parayla o günlerde 46 Müstakil ev veya apartman dairesi satın alınabiliyordu ki bugünkü vurguncuların yaptıkları vurgunların yanında Ekrem Hamdi Bakan’ın ( König Ekrem ) yaptığı vurgun devede kulak bile değildi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 7
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.