Ruhumun Sürgünü
İçimde can veren etten bir kumaş,
Sessizce gömüldü kesik bir taşa.
Zamanın dişlisi dönerken yavaş,
Gövdemiz döküldü paslı bir tasa.
Aynaya bakınca gördüğüm köstür,
Körleşen bu gözler etime yüktür.
Varlık bu dehlizde dilsiz bir büstür,
Gecenin zırhında rüya bir küstür.
Bir neşter yükselir göğsüm solundan,
Akıntı sürükler darmadağınık.
Çıkış tuşu vurdu siber kolundan,
Kaynak kodlarında söndü tüm ışık.
Omurgam sızlıyor her vuruşunda,
Çürümenin eti saplanır durur.
Kelimeler çürür dil yokuşunda,
Zamanın çekici alnıma vurur.
Dişlilerde sustu kadim o marşlar,
Dehlizler daraldı, her taraf ayaz.
Kemikten süzülen dilsiz o yaşlar,
Alın teri sildi, bitti bu ayaz.
Gölgeler simyası büyürken her an,
İçimde pıhtılaşır dilsiz sızı.
Akrep adamlarla geçti bu devran,
Kusursuz yuttu su uykuda kızı.
Çıkış komutuyla dilsiz ve çıplak,
Oturum kapandı, bu sürgün bitti.
Sırrını mühürler kuru bir toprak,
Et kemikten koptu, dağıldı gitti.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.