Eylülün Gazabı
Sensiz geçen bir sonbahar daha,
Sararan sevdamızın son demleri.
Toprağa düşüyor içimdeki duman,
Çatırtısıyla kırılıyor ömrün dalı.
Eylülün gazabına uğradı bu şehir,
Yaprak yaprak söküldü umutlarımız,
Savruldu rüzgarın o zalim koynuna.
Sarıya boyandı sokaklar bir bir,
Hüzün yağar kaldırımların bağrına.
Seni düşünmek; çıplak kalmış bir ağaç,
Ekmeğe, suya, tütüne hasret gibi.
Ah benim bahar yüzlü, hırçın yarim,
Bu hazan vurmuş kentte çaresizim...
Ellerim üşür, kimsesizliğim koynumda.
Dağlarıma çiseleyen bu ilkgüz yağmuru,
İçimde dinmek bilmeyen bir uğultu.
Adını fısıldarım ıslanmış taşa,
Yankılanır sessizlik, yutarken beni.
Hangi eylül aldı seni benden böylesine,
Hangi fırtına kopardı o sıcak dalından?
Bir başıma kaldım bu hazan vaktinde...
Gözlerinin izi kalmış bu ıslak kentte,
Yokluğun bile aşktan daha çok Sen kokuyor.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.