Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Mehmed Vahdettin Mustafa Kemal

Mehmed Vahdettin Mustafa Kemal

MEHMED VAHDETTİN & MUSTAFA KEMAL


Mustafa Kemal Paşa’nın veliaht Vahdettin ile ne işi vardı ta Almanya’da?


Efendim, I. Dünya Savaşında müttefikimiz olan Almanların imparatoru II. Wilhelm 1889 ve 1898 Senelerinde II. Abdülhamit döneminde iki kez İstanbul’a gelmiş ve sultanı Almanya’ya davet etmişti ama II. Abdülhamit çeşitli bahanelerle bu davete icabet etmemişti.


15 Ekim 1917’de bir kez daha Türkiye’ye gelen II. Wilhelm bu sefer V. Mehmet Reşad’ı Almanya’ya davet etmişti. Padişah Mehmet Reşad oldukça rahatsızdı ama bu davet reddedilemezdi. Çare ise burnunun dibindeydi : 15 Ekim 1916’da geberip giden Avusturya Macaristan İmparatoru Fransuva Joseph’in cenaze törenine gönderdiği kardeşi Vahdettin…  


15 Aralık 1917’de Mustafa Kemal ile veliaht Vahdettin ilk kez veliaht Vahdettin’in ikamet ettiği Çengelköy Köşkünde karşılaştılar. İki gün sonra da Sirkeci’de trene binerek Almanya’ya doğru hareket ettiler.


18 Aralık 1917 Günü yolda veliaht Vahdettin, Mustafa Kemal’i kendi kompartmanına çağırdı ve ona bakın ne dedi: 


-Affedersiniz Paşa hazretleri, birkaç dakika öncesine kadar kiminle seyahat etmekte olduğumu bana izah etmemişlerdi. Ancak, trenin hareketinden sonra aldığım malumat üzerine gıyaben çok iyi tanıdığım ve takdir ettiğim bir kumandanımızla beraber bulunduğumu anladım. Ben sizi pek iyi bilirim. Arıburnu'da, Anafartalar'da kazandığınız muvaffakiyetler malumdur. Siz İSTANBUL’U KURTARMIŞ BİR KOMUTANSINIZ. Beraber seyahat etmekte olduğum için çok memnun ve müftehirim.( İftihar ediyorum. Gurur Duyuyorum ) 


{KAYNAK: 1-18 Aralık 1917 tarihli Tanin Gazetesi, s. 1. 2- Cemal Kutay, Üç Devirde Bir Adam (Fethi Okyar'ın hayatı ve hatıraları), Tercüman Gazetesindeki tefrika.} 



Veliaht Vahdettin’in bu güzel, içten ve nezaket dolu duygularına karşılık Mustafa Kemal Paşa onun hakkında hiç de güzel ve nezaket dolu duygulara sahip değildi. Nitekim Almanya heyetinde birlikte olduğu Naci Bey’e Vahdettin hakkında ‘’ Ne yazık ki bu zavallı ileride padişah olacaktır.’’ Demişti. [ Kaynak: Falih Rıfkı Atay- Atatürk ile Vahdettin arasında ]


Atatürk ve Vahdettin, 4 Ocak 1918’de yurda döndüler. 


Yurda döndükten sonra Mustafa Kemal Paşa 25 Mayıs 1918’e kadar İstanbul’da hiç bir iş yapmadan yaşadı. Bu arada Türk ordusunun İngilizlerle gırtlak gırtlağa bir savaş içinde olduğunu söylememe gerek yok sanırım. 


25 Mayıs 1918’de ne oldu peki?


25 Mayıs 1918’de idrar yolları enfeksiyonu ve böbrek rahatsızlığı hayli artan Mustafa Kemal Paşa, tedavi olmak üzere önce Viyana’ya gitti. Üç hafta Viyana’da tedavi gördükten sonra 30 Haziran 1918’de Karsbad’da ( Bugünkü Çekya sınırları içinde bir yerleşim yeri ) 28 Temmuz 1918’e kadar kaplıca tedavisi gördü. 


Bu arada Filistin Cephesindeki savaş devam etmekteydi ve vaziyetimizi ‘’ felaket ‘’ olarak özetlemek felaket kelimesine yapılmış bir hakaret olurdu. O denli berbat bir durumdaydık. 


Evet, 28 Temmuz 1918’de Karlsbad’dan hareket eden Mustafa Kemal Paşa 4 Ağustos 1918’de İstanbul’a dönmüştü(Arada bir kaç gün yine Viyana’da kaldı. ) ve İstanbul’a döndüğünde artık tahtta Vahdettin vardı 4 Temmuz 1918’den beri. 


Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’a daha yeni ulaşmıştı ki henüz ayağının tozunu silkmeden saraya çağrıldı ve bizzat Padişah Vahdettin’in huzuruna çıktı.


Padişah VI. Mehmet Vahdettin, salonda bulunan Alman generallerine Mustafa Kemal için:“Çok beğendiğim ve güvendiğim bir komutan.” dedikten sonra, Mustafa Kemal’e:“...Sizi Suriye’ye komutan atadım. Oradaki durum önem kazanmış, oraya gitmeniz gerek, sizden istediğim şudur: O tarafları düşman eline geçirtmeyeceksiniz! Verdiğim görevi başarıyla yapacağınıza inanıyorum. Hemen o kıt’aya hareket etmelisiniz!” diyerek iradesini bildirmiş, Alman generallerine bakarak:“...Bu komutan, dediklerimi yapabilir”demişti. [ KAYNAK: 

1- Cemal Kutay, ‘’Ardında Kalanlar.’’ s.247; 

2- F. Rıfkı Atay- Çankaya, s.118--- 

3- Ray Brock, ‘’ Mustafa Kemal- Hayalet Süvari. s.222;  

4-Falih Rıfkı Atay ve Mahmut Soydan, Atatürk’ün Anıları, 1917-1919 ss.68-69 


Daha pek çok kaynak var…

*****


Mustafa Kemal Paşa, 7.Ordu Komutanlığına tekrar atanmasından memnun olmamakla birlikte, Padişah VI.Mehmet Vahdettin ile tartışmaya gerek olmadığını düşünerek izin alıp dışarıya çıktığı sırada, salonda Enver Paşanın alaycı tavrı ile karşılaştığını ve ona dediklerini daha sonra şöyle anlatır:


“Bravo dedim, kutlarım, başardınız!..Ve ciddi bir tavırla ekledim:Azizim, hiç olmazsa, biraz esaslı önlemler üzerinde konuşalım. Benim bildiğime ve anladığıma göre, ARTIK SURİYE’DE ORDU, KUVVET, DURUM, İSİMDEN İBARETTİR. Beni oraya göndermekle, güzel bir intikam alıyorsunuz. Sonra alışılmışın dışında bir iş yaptınız; Padişah’ın kendisinden bana buyruk çıkarttınız!”



Şimdi…


Bizzat Mustafa Kemal Paşa itiraf ediyor: ‘’Suriye’de ordu,kuvvet, durum, isimden ibarettir.’’ Diye. Yani tamamen bitmiş vaziyetteyiz. Ölmüşüz, ağlayanımız yok. Düşman bize istediği her şeyi yaptırabilecek durumda.  


Evet, gerçekten de ancak ve ancak Rabbimiz , gökten Ebabil kuşlarını gönderse öyle kurtulabilecek durumdayız ama suçlu ve hain olan Osmanlı Devletini I. Dünya Savaşına sokup tam ateşin ortasına atanlar değil de sadece iki ay önce tahta oturmuş olan Padişah Vahdettin öyle mi? 


El insaf yahu…


Hain olan, yazlık elbiselerle orduyu Allahuekber Dağının karına, buzuna, salgın hastalıklarına sürüp 93. 000 Vatan evladının donarak şehit olmasına sebep olanlar değil de Padişah Vahdettin öyle mi? 


Yuh olsun.  


Hain olan, Kafkas Cephesindeki savaş 3 Mart 1918’de imzalanan Brest Litovsk Antlaşmasıyla sona erdiği halde hâlâ bu cepheye yığınak yapıp Filistin Cephesine takviye göndermeyenler değil de Padişah Vahdettin öyle mi? 


Yazıklar olsun.


Ve hain olanlar, Türk ordularının başına komutan olarak Alman subaylarını getirenler değil de Padişah Vahdettin ha? 


İnsanda biraz insaf, vicdan olur. 


Bugünkü Ukrayna sınırları içinde bulunan Galiçya’ya Mehmetçiğimizi gönderip 12.000 Vatan evladının Almanlar uğruna şehit olmasına sebep olanlar hain değildi de o günlerde padişah olmayan Vahdettin haindi ha? 


İlminize, ferasetinize, irfanınıza, vicdanınıza köpekler işesin. 


*****


‘’İyi ama hocam, Vahdettin’in I. Dünya Savaşındaki yenilgimiz ile ilgili bir hainliği olmasa da Kurtuluş Savaşımızı baltalamıştır. İngiliz’le iş birliği yapmıştır. O sebeple haindir.’’ Mi dediniz? ( Ya da öyle diyen mi oldu ?) 


Oraya da sıra gelecek. 


Önce şu Mondros Ateşkes Antlaşmasını ele alalım bakalım. 


Ne zaman? 


Gelecek bölümde ( Ya da bölümlerde. ) 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Mehmed Vahdettin Mustafa Kemal

Mehmed Vahdettin Mustafa Kemal

Sami  Biber Sami Biber