Sevgi Görünmeyenin Ağırlığı
Sevgi — odadaki eksik sandalye gibi,
gözle görülmez ama
yokluğu adamın göğsüne oturur.
Onu cüzdanla tartmaya kalkanlar,
et pazarında ruh arayan körlerdir.
Ne yaldızlı nutuklarda barınır o,
ne de vitrin camlarında…
Bir bardak kaçak çayın buğusunda titrer,
yorgun bir omzun çöküşünde,
kesik bir “buradayım” nefesinde konuşur.
Bir annenin paketlediği o pahalı oyuncak değil,
gece yarısı çıplak ayakla
ateşli alına uzanan o buz gibi avuçtur sevgi.
Gözlerine baktığında
anahtarı paspasın altına saklanmış eski eve
döndüğünü hissettiren o eski koku.
Yüzyıllar geçti, kabuk değiştirdi şehirler,
ama bu yaranın şifası hiç değişmedi.
En sadık dostluklar, en ağır sevdalar
tek bir çatlaktan sızdı dünyaya:
Esirgenmemiş bir samimiyet.
Kitaplar devirmiş bir kelime cambazı değilim,
mürekkebim fiyakalı cümlelere yetmez benim…
Ama çok iyi bilirim;
göğsündeki o sızıyı anlatmak için
cebinde şair kimliği taşımak gerekmez.
Yeter ki kelamın ciğerden gelsin,
yeter ki nasırlı bir elle toprağa dokunsun.
Çünkü bazen sabaha karşı fırlatılan tek bir bakış,
kütüphaneler dolusu şiiri
tek celsede hükümsüz kılar.
Sevgi Görünmeyenin Ağırlığı başlıklı yazı Karanlıkta Saklı Işık tarafından
06.09.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.