Grinin Yarıldığı Yerden
Milyonlarca ton betonun altında bir sancı.
Tohum, alnını vurdu şehrin taş çehresine,
Kaldırımların o kibirli sessizliği çatladı ortasından.
Kör kalabalık çiğneyip geçerken zamanı,
O daracık yarıkta, yeşil bir hürriyet dikine kuşanıyor gövdesini.
Göklerin mülkiyetine sığınmıyor bu filiz,
Gölgesini satmıyor plazaların aynalı duvarlarına.
Şehrin o koyu isi lekeleyemez dipten gelen o taze özü;
Çünkü beton nerede, hangi hırsla kırıldıysa,
Başkaldırı tam orada kendi gökyüzünü ilan eder.
Karanlık çöküyor sokaklara,
Mekanik bir el çekiyor caddelerin perdelerini.
Şehir kendi lambalarıyla sahte bir gündüz imal ederken,
Vitrin camlarında eriyen gölgeler akıp gidiyor nehir gibi,
Herkes evlerine, o pencereli kafeslerine çekiliyor.
Fakat orada, o soğuk yarıkta,
Körpe bir sürgün, mağlubiyeti çoktan kabullenmiş o taşın üzerinde,
Geceyi yırtan sessiz bir çığlık gibi,
İnsanın unuttuğu o dik duruşu hatırlatıyor tek başına.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.