Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Postal Sızısı

Bu şiirde yer alan tüm metinler, tamamen kurgusal (kurmaca) bir evrenin

ve sanatsal bir yaratımın ürünüdür. Şiirlerde geçen karakterler, unvanlar,

mekânlar, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup evrensel insan doğasını,

güç olgusunu ve bireyin içsel/vicdani sorgulamalarını ele almak adına birer 

edebî metafor olarak kullanılmıştır.


Metinlerin hiçbirinde gerçek bir şahsı, kurumu veya toplumsal yapıyı hedef alma,

hedef gösterme, karalama veya alenen aşağılama amacı (kastı) bulunmamaktadır. 

Gerçek hayattaki kişi, kurum ya da olaylarla var olabilecek her türlü benzerlik 

tamamen tesadüfidir.


Eserlerin tamamı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuk metinleri 

tarafından güvence altına alınan "Sanat ve İfade Özgürlüğü" sınırları içerisinde, 

tamamen edebî ve estetik kaygılarla kaleme alınmıştır.

Yazar: Karanlıkta saklı ışık

---


Bir.

İki.

Üç.


Beton koridorda çoğalıyor postallar.

Dışarıda yağmur,

içeride emir.


Kalkanı göğsüme dayamışım.

Yüzüm görünmüyor.

Ben de kendimi göremiyorum artık.


Bir zamanlar

mezuniyet töreninde düğmelerimi parlatmıştım.

Annem uzaktan el sallamıştı.

“İnsanlara yardım edeceksin,” demişti.


O cümle

şimdi bir çekmecede,

eski bir fotoğrafın altında

çürüyor.


Telsiz cızırdıyor.


— Dağıtın.


Tek kelime.


Sonra kalabalık.


Gaz maskesinin içi sıcak.

Kendi nefesimi kokluyorum.

Ellerimde eldiven,

avuçlarımda ter.


Karşımda

yumruk bile olmayan eller var.


Bir işçinin eli.

Tırnaklarının arasında makine yağı.

Bir öğrencinin eli.

Kalem tutmaktan nasırlaşmış parmakları.


Sonra bir el daha görüyorum.


Kardeşimin eli geliyor aklıma.


Çocukken bisikletten düştüğünde

dirseği kanamıştı.

Ben mendilimle bastırmıştım.


Şimdi önümde

aynı büyüklükte bir el

havada duruyor.


Kalkanı kaldırıyorum.


Ne kadar küçük bir hareket.


İnsan bazen

hayatının en büyük utancını

bileğinden geçirerek yapıyor.


“Dağılın.”


Ses benim ağzımdan mı çıktı,

yoksa telsizden mi,

ayıramıyorum.


Bir cop kalkıyor.

Bir baş eğiliyor.

Bir kadın yere düşüyor.


Üniformamın koluna

kırmızı bir iplik takılıyor.


Nereden geldiğini

sonradan anlıyorum:


Kadının hırkasından.


Çekip koparıyorum.


Atamıyorum.


Cebime koyuyorum.



Yerde kalan bir insanın onurunu

kaç taltif örter?


Kaç terfi

gece eve dönerken

insanın yüzüne bakmasını sağlar?


Mermer salonlarda

rakamlar okunuyor geceleri.


“Kontrol sağlandı.”


İki kelime.


Kimse

kimin kontrol edildiğini sormuyor.


Karakolun ışıkları sabaha kadar yanıyor.

Biz rapor yazıyoruz.


Meydanda

bir annenin çocuğunu aradığını

yazmıyoruz.


Bir öğrencinin gözlüğünün kırıldığını

yazmıyoruz.


Yerde kalan ayakkabıyı

hiç yazmıyoruz.


Raporun bir yerinde

“müdahale gerekli görülmüştür”

diyor.


Ben o cümleyi imzalıyorum.


Elim titremiyor.


En kötüsü de bu.



Gece yarısı.


Şehir çekiliyor kendi içine.

Kepenkler iniyor.

Sokaklarda yalnızca

ıslak asfaltın ışığı kalıyor.


Soyunma odasında

kimse konuşmuyor.


Postalları çıkarıyorum.


Çoraplarım ıslanmış.

Ayak tabanlarım yanıyor.


Üniformayı çıkarırken

kolumdaki o iplik

yere düşüyor.


Eğilip alıyorum.


Hâlâ cebime koyuyorum.


Gazın kokusu

saçlarıma sinmiş.


Barut değil bu.


Daha kötü.


İnsan kokusu.


Sabunla yıkıyorum ellerimi.


Bir kere.


İki kere.


Üç.


Tırnaklarımın arasına bakıyorum.


Hiçbir şey yok.


Yine de

ellerimi yıkamaya devam ediyorum.



Yarın

yine aynı meydana çıkacağız.


Aynı kalkan.

Aynı telsiz.

Aynı ses.


Belki yine

“Dağılın,” diyecekler.


Belki yine

ben söyleyeceğim.


Ama o gece

ilk darbeden önce değil,


eve döndüğümde

ayakkabılarımı çıkarırken


anlıyorum:


İçimde bir adam varmış.


Yıllarca

üniformanın altında yaşamış.


O gece

kimse onu vurmadı.


Kimse görmedi.


Sadece öldü.


Ben ise

sabah olduğunda

yine üniformamı giydim.


Cebimde

bir kadının hırkasından kopmuş

incecik bir iplikle.


Ve sokağa çıktım.


Arkamda ceset yoktu.


Benden başka.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Postal Sızısı

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık