Ağırlık Ve Yağmur
İnsan bir bulut gibidir.
İlk beyazlığı doğuştandır belki,
ama hayat üstüne kendi gölgesini serdikçe
rengini koyu bir sise bırakır.
Her acı
gökyüzünden düşmez insanın içine;
bazı fırtınalar insanın kendi dip akıntısından yükselir.
Bir sözün bıraktığı çentik,
bir yokluk,
bir sırt çeviriş,
yarım kalmış bir hevesin tortusu...
Hepsi gözeneklerde biriken görünmez birer kireçtir.
İnsan fark etmez
kendi göğsünü hangi ara kararttığını.
Sonra kendine bakar
ve içindeki o eski aydınlığın
söndüğü o mili bulamaz.
Oysa insan sadece lekelenmez;
bazen içinde biriktirdiği o ağır hava
kendi üzerine çöker.
Yutkundukça ağırlaşır.
Ve sağanak başlar.
Ağlamak değildir bu sağanak.
İnsanın
kendinden eksilttiği ne varsa,
artık taşıyamayıp
yeryüzünün yüzüne çarpmasıdır.
Bazısı hafifler
ve yeniden gökyüzü olur.
Bazısıysa
yağmayı, dökülmeyi beceremez.
Kendi kurşuni ağırlığı altında
yeryüzüne yavaşça gömülür.
Bir insanın çöküşü
belki de böyle başlar:
Önce rengi is tutar,
sonra içindeki ışık çekilir,
en son da gölgesi
kendinden daha ağır olur.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.