Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Benimle Evlenir Misin Yoksa Önce Reelsi mi Çekelim

Benimle Evlenir Misin Yoksa Önce Reelsi mi Çekelim


Bugün  Instagram’da gezinirken tam olarak bu kafada bir videoya denk geldim; izlerken bile utançtan ekrana bakamadım. Ortam bildiğiniz Hollywood film seti. Drone yukarıdan 4K sinematik süzülüyor, yerde en az üç yüz metrekarelik dev bir kırmızı halı, sağda solda alev fışkırtan volkanlar, fonda da ciğer söken o keman tınıları… Ortada bir damat adayı var; cebinde tektaş, elinde mikrofon, suratında ise “Allah’ım inşallah kadraj kaymamıştır, yoksa bu parayı boşa yatırdık” gerginliği. Kız deseniz, iki gündür kuaförde olan saç ve makyajıyla sanki tesadüfen oradan geçiyormuş gibi yapıp eliyle ağzını kapatıyor: “İnanamıyorummm , bana mı?!” Hadi canım, oraya getirilirken gözünü bağladıkları bant bile organizasyon paketine dahil, neyin şaşkınlığı bu?

 Teklif değil, bildiğiniz mini dizi final sahnesi mübarek! “Evet” kelimesi bile artık bir ömrü paylaşma sözü değil; arkaya trend bir şarkı koyup, 1080p çözünürlükte paylaşıldıktan sonra gelecek “Ayyy maşallah kuzuuumm” yorumlarının ön izlemesi olmuş.

Ben bu tarz şeyleri hiç ama hiç sevmiyorum ve gerçekten de zerre kadar doğru bulmuyorum.

İşin komik tarafı, ben bunu bazen arkadaş çevremde söylediğimde yüzüme sanki başka bir dünyadan, milattan önce falan gelmişim ya da uzaylıymışım gibi bakıyorlar.  İlla romantik olmak için sağda solda maytap patlatmalı ya da gökyüzüne uçakla yazı falan mı yazdırmalıyız yani? Belki de benim romantiklik anlayışım bambaşkadır; ne bileyim, bir restoranda oturup beraber lahmacun filan yerken gelen samimi bir teklif bana binlerce liralık organizasyonlardan çok daha gerçek geliyor! Ama bunu söyleyince “Vizyonsuz” damgası yiyorum, o da ayrı konu. Yahu lahmacun bile sizden daha vizyonlu, neyse konumuz lahmacun değil. Limon nerede😂

Bir de dönüp anne babalarımızın, dedelerimizin dönemine bakalım. Öyle helikopter pistinde volkan patlatmalı teklifler mi vardı? Yoktu. Ama ne vardı? Ağırbaşlılık, edep ve paha biçilemez bir tertip vardı.

Ailelerin birbirine gösterdiği o hürmet, kapıda karşılanışın zarafeti, gümüş tepside taşınırken damadın heyecandan titrettiği kahve fincanı… Orada bir insanın hayatına dahil olmanın getirdiği derin bir saygı vardı. Gösterişin değil, niyetin sahiciliği konuşulurdu. Ne kapıyı kıran kemancılar vardı ne de "Şimdi habersizmiş gibi şaşır" diyen organizatörler. İki insan bir fincan acı kahvenin hatırına bir ömür baş koyar, sevgilerini tribünlere değil, birbirlerinin yüreğine fısıldarlardı.

İşin aslı şu ki; gerçek sevginin ne pahalı prodüksiyonlara ne de alkış toplayacak sahnelere ihtiyacı var. Bir insanla bir ömrü paylaşmaya, birlikte bir yuva kurmaya niyetlendiysen, onu zaten her haliyle, eksisiyle artısıyla kabul etmişsin demektir. Gönülden bağlı olduğun, hayat arkadaşım dediğin insan karşına geçip samimiyetle kalbini açtığında; ne Boğaz’daki lazere bakarsın ne de kutunun pırlantasına. Karşı taraftan böyle gösterişli beklentilere girmeden, sadece onun varlığına ve niyetine inanarak o "evet"i dersin zaten. Çünkü evlilik bir şov dünyası değil; iki insanın hayatın fırtınasına karşı yan yana, sessizce ve dimdik durabilmesidir. Gerisi sadece ekrandan ibaret.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Benimle Evlenir Misin Yoksa Önce Reelsi mi Çekelim

Benimle Evlenir Misin Yoksa Önce Reelsi mi Çekelim

Hafif Hasarlı Hafif Hasarlı