Yukarı Doğru Duranlar
Sensörün kör gözüyle tetiklendi adımlar,
sabit bir basamağın demir dişlilerinde.
Ne yönünü seçen bir irade kaldı,
ne yürümenin o eski, dağınık hevesi.
Kendi yükselişini başarı sanan bir kalabalık,
yukarıya doğru, basamakların nizami hızıyla taşınmakta.
Şimdi motorun insafında hepsi,
aynı şeritte dizilmiş peş peşe.
Yorulmadan, metalik bir ritme bırakılmış
önündekinin sırtına değecek kadar yakın,
yalnız kendi basamağının sarı çizgisiyle sınırlandırılmış.
Oysa birileri var o akışın tam aksi yönünde,
aşağı doğru inen basamakları yukarı tırmanan.
Her adımda geriye çekilen, hırpalanan,
ama o hazır hizaya durmayı reddeden,
kendi yorulma hakkını savunan.
Yukarı çıkanlar...
Ne ışık dokunabiliyor gözün içine
ne aşağıdaki boşluk hatırlatabiliyor düşmeyi.
Sadece duruyorlar,
zemin nerede düzleşiyorsa
orda dağılan tek tip bir uğultuda.
Ve aşağıda, o çarkların arasında hakikati görenler;
Ne yukarı fırlatıyor onları bu metal,
Ne de sesleri sızabiliyor yukarıdakilerin sağır uğultusuna.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu