Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Benimle Gelmiyor

Hayatın anlamı,

yaşamak değildir yalnızca;

bir gün kendi karanlığından çıkıp

başka bir canın içinde

ışık olarak yanmaktır.


Bak, bir kelebek konuyor dünyaya.

Ömrü, bir akşamın kirpiğinde titreyen

son güneş ışığı kadar kısa.

Kanatlarında yarım kalmış gökyüzleri,

gövdesinde ölümün sessiz takvimi.


Yine de arıyor çiçekleri.

Yine de seviyor.

Yine de bırakıyor ardında

küçücük bir yaşam ihtimali.


O, öleceğini bilmeden değil,

ölümün ne olduğunu bilmeden

hayata inanıyor.


Belki de bu yüzden

bir kelebeğin kanat çırpışı,

insanın bütün kitaplarından daha eski

bir hakikati anlatır:


Hayat, kendisini kaybetmemek için değil,

kendinden sonrasını yaratmak için vardır.


Bir yıldız ölür;

içinden savrulan küllerle

başka yıldızların kemikleri oluşur.

Bir güneş söner,

karanlığın rahminde

yeni bir sabahın maddesi birikir.


Evren bile

yok oluşunu bir son olarak yazmamış

hiçbir yere.


Her ölümün içine

gizlice bir başlangıç bırakmış.


Koca sonsuzluk,

bunca galaksiyi, bunca boşluğu,

bunca zamanı

tek bir mucizeyi tekrar tekrar denemek için taşıyor:


Bir şey doğsun.

Bir şey gözlerini açsın.

Bir şey, ilk kez göğe bakıp

ben buradayım diyebilsin.


Ve biz,

milyarlarca yıllık sessizliğin

içinden çıkmış bu kısa bilinç kıvılcımları,

bunca acının, bunca sevdanın,

bunca geç kalmışlığın ortasında

bir hayat daha doğurabiliyorsak

belki de evrenin en eski duasını

dudaklarımızla sürdürüyoruz.


Çünkü insanın ömrü de kısa.

Bir gün sesimiz çekilecek duvarlardan,

parmak izlerimiz silinecek eşyalardan,

adımız yabancı bir tarihin

solmuş dipnotuna dönüşecek.


Belki bir çocuk

bizim hiç görmediğimiz bir gökyüzünün altında

ilk kez bir kelebeğin uçuşunu izleyecek.


O an,

bizden hiçbir şey kalmamış gibi görünen dünyada

hayat, kendi sesini yeniden bulacak.


İşte o zaman anlayacağız:


Anlam, sonsuza dek yaşamak değil;

sonlu olduğunu bile bile

sonsuzluğa bir şey bırakmaktır.


Belki evrenin bir amacı yoktur.

Belki yıldızlar hiçbir yere varmak istemez.

Belki bütün bu ihtişam,

kör bir tesadüfün karanlıkta yaktığı ateştir.


Ama o ateşin içinde

bir hücre başka bir hücreye bölünüyorsa,

bir kelebek kısa ömründe geleceği arıyorsa,

bir anne çocuğunun alnına eğilip

dünyanın bütün kötülüklerine rağmen

onu öpüyorsa—


Evrenin anlamı olmasa bile

hayat, anlam yaratmaya devam ediyordur.


Ve belki de

sonsuzluğun en büyük sırrı budur:


Koca evren,

bir gün daha yaşayabilmek için değil,

bir gün daha yaşam doğurabilmek için

durmadan genişliyordur.


Biz geçip gidelim diye değil yalnızca;

bizden sonra da

birileri göğe bakabilsin diye.


Birileri sevebilsin.

Birileri korkabilsin.

Birileri, henüz doğmamış bir hayat uğruna

kendi küçücük ömrünü biraz daha büyütebilsin.


Ve son kelebek de

son çiçeğin üzerine konduğunda

kanatlarını kapatırken bile

dünyaya bırakmış olsun

ölümün anlayamayacağı o haberi:


Ben gidiyorum.


Ama hayat,


benimle gelmiyor.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Benimle Gelmiyor

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık