Dedikodu Kuşları
Dedikodu Kuşları
26 Ekim 2026
Gülseren ablanın ölümünün ikinci günüydü. On'da On Kitap Kulübü olarak evine boş gitmeyelim, acılı ailesinin yanında olduğumuzu hissettirelim istedik. Dünden bugüne Anadolu'da böyledir; konu komşu, akraba, arkadaş, kim varsa taziye evine elinden geldiğince bir şeyler götürür. Maksat yalnızca karın doyurmak değildir. Yas tutan ev halkının hiç değilse mutfak telaşını azaltmak, acısına ortak olmak, sessizce yanında durmaktır. Biz de iki tepsi su böreği yaptırdık.
Grup arkadaşlarımız bu olanları duysa benim gibi büyük üzüntü duyardı. Ama bazı haberler vardır ki gazete manşetlerine çıkmadan, birkaç kuşun gagasında kulağınıza kadar gelir. Dedikodu kuşları da sağ olsun, haberi uçuruverdiler. Meğerse sipariş verdiğimiz firma, bütün uyarılarımıza rağmen faturayı da böreklerin üzerine iliştirmiş. Yetmemiş, bir de gören olmuş; açmış ağzını, ayıplaya ayıplaya bir hâl olmuş. Üstelik bunu herkese duyurmuş. Bir davul zurna çalmadığı kalmış!
Biz iki tepsi su böreğiyle bir ailenin acısına ortak olmaya niyetlenmiştik; meğer böreklerin yanında istemeden bir de dedikodu ziyafeti göndermişiz. Üstelik bu ikinci ikramın faturası yoktu, ama dağıtımı pek hızlıydı!
İyi de insanın aklına bir soru gelmiyor mu? Madem faturayı gördün, neden buruşturup bir kenara atmadın? Bir kusurumuz varsa da üstünü örtseydin ya! Her şeyin ilan edilmesi, her ayrıntının başkalarına duyurulması mı gerekiyor? Hele bir yas evinde, insanların niyetini gözetmek, istemeden ortaya çıkan bir mahcubiyetin üzerini örtmek de insanlığın inceliklerinden biri değil midir?
Biz o börekleri kendimizi göstermek, adımızı duyurmak için değil, Gülseren ablanın ardından ailesine küçücük bir katkımız olsun diye göndermiştik. Gelgelelim, börekler adresine teslim edilmiş, faturası da bir başka adrese ulaşmıştı: dedikodunun adresine!
İnsan ilişkileri de böyle işte sevgili güncem. Bazen bir iyilik yaparsın, niyetin başka yere ulaşır; bazen de istemeden yaptığın bir kusur, hiç ummadığın bir yolculuğa çıkar. Oysa bazı kâğıtlar buruşturulup atılabilir, bazı kusurlar görmezden gelinebilir, bazı sözler hiç söylenmeyebilir. Çünkü her şeyi anlatmak marifet değildir; bazen asıl incelik, anlatabileceğin hâlde susabilmektir.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu