ve talihe önce gam mührü vurulmuş
Sonra ikram edilmiş sürur...
Celal ve İkram sahibi olan Rabbim bahtına nutlar ve bereket saçsın ablam..
Kavi olsun cümle kalbi kelamların.
Saygım ve hürmetim ile.
Tebrik ederim;
duygu aktarımı ve imgeler gerçekten etkileyici.
Dizeler, yoğun bir duygusal derinlik ve imgelerle dolu bir şiir parçası.
Alaca karanlıkta bir dağın zirvesinden başlayan,
tutku, kayıp ve ölümle yoğrulmuş bir hikâye anlatıyor.
Şair, aşkın ve çaresizliğin pençesinde bir ruhun çırpınışını,
zamanın acımasız akışını ve nihayetinde kaçınılmaz sona teslimiyeti betimliyor.
Urgan, cellat, paramparça saat gibi imgeler,
hem fiziksel hem de manevi bir yıkımı güçlü bir şekilde yansıtıyor.
"Hani ölümüne seviyordun" dizesi,
sevginin vaatleriyle gerçeklik arasındaki çatışmayı çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
Selam ve saygılarımla
Bu şiir, lirik bir içsel yolculuğun, hem metafizik hem duygusal arayışların güçlü bir ifadesi. Sözcükler arasında gezinen derin bir varoluşsal farkındalık var. "Kıyama eş değer şiirlerin sonsuzlukla eş düşen meali" gibi mısralar, hem dini hem ontolojik katmanlar taşırken, "yalın ayak koştuğum kabrime" imgesiyle de faniliğe romantik ve tevekkül dolu bir yaklaşım sergileniyor.
Şiirin yapısı, modern tasavvufi bir nefes gibi ilerliyor; kelimeler zaman zaman mırıldanıyor, zaman zaman haykırıyor. Şair, sevgiyi bir denklemden çok, bir direniş biçimi olarak yorumluyor. Hem kırılgan hem dirençli bir kalbin diliyle yazılmış; muğlak ile mutlak arasında salınan bir ruhun dokunaklı anlatımı.
Kısa bir cümleyle özetlemek gerekirse:
Bu şiir, hüzünle huzur arasında salınan, sevdayı ilahiyle harmanlayan bir iç sesin derin ve dokunaklı yankısıdır. Kutluyorum sevgili arkadaşım...
tebriklerimle
hayırlı
çalışmalar
O bayrağın gölgesinde huzur var her yerde.. kutlarım içtenlikle
Ulaşılmayan zamanlama ölüme denk düşer
Vuslata nazır bekleyişlerdir içimi kemiren
Ha varım
Ha yokum
Söyle ne fark eder…
diyelim bizde kutlarım
Hayatın acımasızlığı karşısında boynunu büken kelimelerden şiirler inşa etti. Yüreğinin rengine ve efkârlı kaleminde ucu yanık bir türkülere boyadı sözcüklerini, her renge boyadı şiirlerini kendinden emin mısraların okuyucuyu esir alışına izin verdi. Hissettim şiirini ayrı ayrı. İşte şiiri şiir yapanda bu değil mi hissetmek tebrik ederim Sevgili Adem.
Saygıdeğer Âdem Hocam
Aynı duygu yoğunluğu içinde olduğumuz bugünlerde ne söylesek az gelir. Yüreğinizden taşan vatan sevgisinin tezahürü şiirinize tüm heyecanıyla yansımış. Vatan ve Türk milleti konusunda ortak duygu ve düşünce birliğimizin, bağlarımızın sınandığı zorlu bir zamandan geçiyoruz. Büyük Türk milleti bunu da atlatacaktır. Taktir ve tebriğimi kabul buyurun lütfen. Ne mutlu Türküm diyene.
Selam ve saygılarımla.
Deli Kurt olmanın zamanı geldi de geçiyor bile. Ha, benden ne delisi ne akıllısı olmaz gayrı bu yaştan ve bunca hastalıktan sonra ama yine de gençlerimizin deli kurt olma zamanlarıdır di7ye düşünüyorum zira dört bir yanımız çakal doldu.
Selam ve sevgiler.
Allah o geceyi bir daha yaşatmasın bu millete.
Selam ve sevgiler.
Tek kelime ile süperdi
Emeğinize yüreğinize sağlık efendim
La İlahe İllallah Muhammeden resulullah,tüm salat ve selam ona gitsin.
"O halde baştan başlayalım"
Ne kadar güzel bir cümle... Bu ifade, beklenmedik karşılaşmaların ruh hâlini çağrıştırıyor. Her şey gündelik seyrindeyken geçmiş birden bugünün içine düşer. Zamansız gelen hesaplaşmalardır bunlar… hazırlıksız yakalanır insan, ama kalbi hep tetiktedir aslında yeniden başlamak için.Yazın metaforu,duygu ve hislerin coşkusu ile mükemmeldi kardeşim,selamlarımla.
"Biz senin yerine düşünürüz gardaşım sen niye düşünüyor zahmete giriyorsun ki..."
Ne kadar güzel ve etkili bir cümle,tüm yazıyı özetlemiş,aslında onlar düşünürken sadece kendilerini düşünür.Hiç vatandaşı düşünenei gördünmü evet gördük ihsnet ettik,seçimlerde Mesut Yılmaza OY vermedik o ise sözleşmede yüzde yüz ve artı üçyüz lirada ek zam verdi,geçmiş bir zamanada...İşte böyleyiz kardeşim önce insanız,sonra emanetçiyiz tüm vatanın ve insan kardeş bilerek, vesselam,sevgi ve selamlarımla.
Hayat çoğu zaman anılar ve gerçeklikler arasında sıkışıp kalsa da insan yine de ileriye bakmak durumunda. Geçip giden zamanlar ve o zamanların içinde geçip giden insanlar bizi zaman zaman üzen inciten zaman zaman da mutluluğumuz olmuş insanlar. Anılar ve gerçekler arasında akıp giden hayat, bakalım nereye varacak. Kutlarım kardeşimi...
Yüregine saglik usta ilham veren dizeler okudum ömrüne bereket
selam ve dua ile
Deli Kurtu duyunca bana seslendin sandim
Sordugun sorulara" Lebbeyk" diyerek kandim
Orta asyadan kalkip viyana`ya dayandim
Yine ayni sefere cikalim mi Deli Kurt.
Ölümün gerçek yüzünü önümüze sermişsiniz . Cok basarili bir sekilde
Özellikle son bölüm bir harika
Acıyla sevişti günah bildiklerim
Nice şiirlere
Saygılar
O kadar güzel bir noktaya temas etmişsiniz ki o kadar olur üstadım. Evet bugün pek çoğumuzu maalesef '' Özgürsün '' diye diye köle ettiler. Zevkin kölesi olduk.
Seneler önce okullara bir genelge gelmişti: Öğretmenler dersleri zevkli hale getirmek için adeta meddahlık yapacaktı derslerde. Çok şükür bunun manyaklık olduğunun farkında olan bir öğrencim bir gün aynen şöyle demişti: '' Hocam ! Resmen zevk manyağı olduk ''
Selam ve saygılar.
Güzel yararlı bir bilgilendirme kutlarım...
Öncelikle gösterdiğin hassasiyet için teşekkür ederim sevgili Fikret.
Evet, demek on yıl oldu ha. Allah daha nice on yıllara sağlık ve huzur içinde ulaştırsın inşallah. Her ikinize de sağlık ve mutluluk dolu bir ömür diliyorum. Hep böyle kalın.
Selam ve sevgiler.
Hallac-ı Mansur taşlanırken taş atanlara gülüyormuş hep. İşte o anda Şibli adındaki bir dostu ona bir gül atınca Hallac-ı Mansur ''Ahhhh'' diye feryat ettikten sonra '' Düşmanın attığı taş yaralamaz da dostun attığı gül yaralar beni '' demiş.
Ev et, sizde de durum bu her ne kadar kardeşiniz Mevlana Şibli'nin ayağının tozu bile olmasa da...
Allah yardımcınız olsun. Rabbim gözü doymayanların gözünü bir avuç toprakla doyursun.
Selam ve saygılar.