Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler

Etkili Yorumlar

Canım dostum çağıldayan yüreğinden kana kana su içtim say say ki şiirde şiir oldum, şiirin kanına karıştı kamım öylesine güzelsin çok kutluyorum
Üstadım ben bu Sultan Abdülhamit’i hala anlayabilmiş değilim. Bazı kaynaklardan okuyorum abdestsiz imza atmayan , yere ayak basmayan, kalp gözü açık,keşif keramet sahibi bir veli sultan,bazı kaynaklardan okuyorum öyle çok çok takva sahibi bir zat değil sıradan bir müslüman. Üçüncü kaynağı zikretmiyorum onlara göre zaten insan sınıfına dahi girmeyen cani, katil,salatasına çocuk beyni doğrattıracak kadar insanlıktan uzak birisi. Üçüncü şıkkı asla ciddiye almıyorum. Düşmanları tarafından atılan çok ağır iftiralar olduğu belli. İlk iki şıkkın hangisi doğru? Selamlarımla.
Saygıdeğer üstadım, Öylesine güzel ve biraz da gizemli yazmışsınız ki Violetta Valery'nin canlandırılan bir karakter değil de gerçek bir kişi olduğunu sandım ama tiyatronun sonu sürprizle bitmiş oldu. Bu arada II. Mahmut'la başlayan batı hayranlığı ve II. Abdülhamit'in gece yarısında bile izleyecek kadar opera hayranı olması gerçekten çok ilginç geldi duymuş olsam da . Yine çok farklı bir konuya açıklık getiren paylaşımınız için emeğinize sağlık. Sonsuz selam, saygı ve hürmetlerimle.
Bir de Hareme girseymişsiniz bir bu kadar daha yazarmışsınız eminim. Evet, Topkapı Sarayı başlı başına bir destandır ama Harem bölümü tamamen ayrı bir hikayedir. Rehbersiz gezmek mümkün değildir , kaybolursunuz zira. Selam ve saygılar.
O kadar güzel başlamış ve devam etmişsin ki '' Nasıl başlasam '' diye sormana gerek kalmamış. Selam ve sevgiler.
Bir önceki yüzyıla ışınlanmış olsaydınız ne olurdu acaba? Sanırım yine çiçek olmaktan yorgun düşerdiniz. Zira insan kaderini yaşar, yüz yıl ne olursa olsun. Evet, oldukça beğenerek okuduğum bir şiirdi. Tebrikler. Selam ve saygılar.
Allah hak davadan ayırmasın tüm ümmet-i Muhammedi Selam ve saygılar.
İsrail'in olduğu ya da adının anıldığı her ortamda her olayda mutlaka fitne vardır... Yahudiler fitne konusunda birinciliği kimselere kimselere kaptırmazlar dünya üzerinde bu konuda açık ara öndedirler... Ama bir de tabi şu var Allah da o kurduğu tuzakları zamanı ve günü gelince onların başlarına geçirecektir... Türkiyesiz o coğrafyada her hangi bir işin başarı şansı yok... Kutlarım güzel yazınızı
Bütün sorunlarımız aslında birlik ve beraberlik ile aşılacak gibi görünse de önemli olan o birlik ve beraberliği tesis edebilmek... Dış düşmanlar kadar içtekilere de dikkat etmek lazım. Bir şekilde münafık ve çıkarcı kişileri pasifize etmek devre dışı bırakmak en sağlam iş odur... Kutlarım içtenlikle...
Bu metin, ağıtla manifesto arasında salınan, derin bir edebi iç çekişin ve vicdani isyanın sesidir. Şiirsel bir makale olmasının ötesinde; kadının, insanlığın, masumiyetin ve aşkın uğradığı ihanetin ağır bir tutanağıdır. Sözcükler, yalnızca anlam değil, ruh taşır burada; her mısrada toplumun çürümüş vicdanı yankılanır. Kadın olmak bir "suç" gibi lanetlenirken, bu lanetin ardında suskun kalmış insanlık da mahkûm olur. Metin; göğe, toprağa ve kalbe seslenir, saklanacak hiçbir yerin kalmadığını haykırır. İçli, yakıcı ve sarsıcı… Sessizliğin hüküm sürdüğü bir çağda, sözüyle direnenlerin anıtıdır. kutluyorum
Çok güzeldi.Tebrik ederim.
sen hayli uzun ve içsel şiirler yaziyorsun. Okumanın zamanımı fazlasıyla aldığı kadar - ki ben bunu pek önemsemiyorum çünkü senin yazdıklarını okumayı seviyorum- , değerlendirme yapmak da takdir edersin ki zaman alan bir durum. Beni anladığını ve kırılmadığını umuyorum. Şimdi geleyim yorumuma; Cennet ve cehennemi ilk olarak bu dünyada yaşadığımiźı düşünürsek -ki bana göre bu olgu biraz böyle- algılarimiz bizi hep aynı bütünlüğe götürüyor. O' na yani Allah'a. Bizler bu dünyada yaşarken bedenimize mühürlü bir ruhun temsilcileriyiz. İyilik ve kötülük, sevgi ve nefret, sadakat ve ihanet, saygı ve seviyesizlik ve sayamayacagim birbirine tezat bir çok olgunun içerisinde sadece algılarimiz kadar varız ya da yokuz. Kısacası biz güzeli, iyiyi, doğruyu doğru olanı düşünüp bu düzlemde yürümeyi basarabildigimiz sürece bu dünyanın da cennet olduğunu kavrayabiliriz. Zaten tersi durumlarda hayatimiza baktığımızda da cehennemi yaşıyor oluruz öyle değil...
Üstadım. Eğer gezip dolaşabildiysen ne mutlu sana. Ben senelerce İstanbul'da yaşadığım halde maalesef Dolmabahçe Sarayının içine girmem nasip olmadı. Selam ve sevgiler.
Şükrü hocam bugün okuduğum en güzel şiir canı gönülden tebrik ederim kalemin daim ilhamın bol olsun Gardaşım Allah'a emanet olun hayırlı geceler Şükrü hocam..
Üstadım gençliğimin geçtiği yerler sanki gözümün önünde canlandı şiirinizi okuyunca. İstanbul koca bir Derya. Gezmekle, anlatmakla bitecek gibi değil ki. Siz de ne güzel anlatmışsınız. Kaleminiz daim olsun. Selamlarımla.
Konu ile ilgili benim de bir şiirim vardı. Buraya eklemedim sanirim henüz, eklediysem de hatırlamıyorum. Maalesef ülkemizde hiçbir uygulama amacına uygun kullanılmıyor. Toplumumuzun kanayan yaralarından en büyüğü sosyal medya. Kimisi var hep gözüme batmakta Kimisi var kalp bir olup atmakta. İnan çoğu gün doğunca yatmakta Şairler, ozanlar sosyal medyada.... / ŞİİRLERİN ŞAİRİ Deyiverdim bende şiirin gölgesinde. Tebrik ediyorum, Selam ve Saygılarımla.
ben bu şiiri çok beğendim Cennet annelerin ayaklarının altında derken orada çok manalı anlamlı sözler vardır bunu efendimiz şoylemiştir sonuna kadar yanındayım Hocam canı gönülden kutlarım Allah'a emanet olun hayırlı cumalar..
Şiirinizi okurken eskiden yazdığım şu dizeler aklıma geldi; Cennete nasıl gidilir diye sorsam hacılara hocalara hemen kara kaplı kitaplar açılır günahlara sevaplara bakılır oysa benim cennetimin kapısı sevgilimin dudaklarından açılır.
Boğaz Turu eskidendi üstad. Eminönü'den binerdik Anadolukavağı vapuruna iki buçuk saatlik muhteşem bir Boğaz turu... Şimdi 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne kadar gidip oradan dönüyor Boğaz Turu motorları. Selam ve saygılar.
Cennet madem ki annelerin ayakları altındadır o halde cennete açılan kapı annelerin ayakları altındaki yolun sonundaki kapıdır. Selam ve saygılar.