Küçük Çocuk Ve Şişman Adam3 Bölümşişman Adamdan Hiro Hitoya İkinci Öpücü
KÜÇÜK ÇOCUK VE ŞİŞMAN ADAM—3. BÖLÜM—ŞİŞMAN ADAMDAN HİRO HİTO’YA İKİNCİ ÖPÜCÜK
9 Ağustos 1945 de ABD nin B 29 Tipi savaş uçaklarından Bocksar aslında bir denizci olan Frederick Lincoln Ashworth idaresinde havalandı. Yakınlarının ve arkadaşlarının kısaca Dick dedikleri bu komutan uçağına ne annesinin ne babasının adını vermişti. Ama Hiroşima’yı bombalayan Paul Tibbets’ten daha fazla vicdan taşıyan bir insan değildi.
Uçak yine Tinian adasından havalanmıştı ve asıl adı ‘’ Center Board-II’’ olan 500 kilogram ağırlığındaki atom bombasını taşıyordu.
Evet aslında atom bombalarının adı Centerboard idi. Bunlardan Centerboard I Hiroşima’ya atılmıştı. Center Board II de Kokura şehrine atılacaktı.
Aslında Centerboard-I’e ‘’ Küçük Çocuk ‘’ Centerboard-II’ye ‘’ Şişman Adam ‘’ isimlerinin takılması bile ABD'nin nasıl bir manyak ve sadidst ruh halinde olduğunun göstergesiydi. Ancak dahası da vardı:
Paul Tibbets denilen cani kullandığı uçağa annesinin adını verirken Frederich Lincoln Ashworth direkt Şişman Adam adını verdikleri bombanın üzerine ‘’ Şişman Adamdan Hiro Hito’ya ikinci öpücük’’ Yazdırdı.
Hiroşima’ya atılan atom bombasının o şehirde nasıl bir insan ve diğer canlı kıyımı meydana getirdiğini dolayısıyla da atacağı atom bombasının on binlerce insan ve diğer canlıyı öldüreceğini bile bile Japon İmparatoru Hiro Hito’ya ikinci kez gönderdiği atom bombasının üzerine bu mesajı yazmıştı: ŞİŞMAN ADAMDAN HİRO HİTO’YA İKİNCİ ÖPÜCÜK.
[ İşin trajikomik tarafı atılan iki Atom bombası da yüz binlerce Japonun canını alırken Hiro Hito’ya hiç bir şey olmadı. Adam 1989 yılında 88 yaşında Tokyo’da öldü.]
Evet 9 Ağustos 1945’de Tinian adasından havalanan Bockser altı saatlik bir uçuştan sonra Yakuşima adasına ulaştı. Burada kendisine Türkçe adları ( daha doğrusu lakapları ) ‘’ Mükemmel Artist’’ ve ‘’Büyük Kokuşuk ‘’ olan iki savaş uçağı daha katılacak ve bunlardan Mükemmel Artist atom bombası atıldıktan sonra ortaya çıkan enerjiyi ölçerken kamera sistemleriyle donatılmış olan Büyük Kokuşuk hedefi vurma konusunda yardımcı olacaktı. Ancak Büyük Kokuşuk kalkamadı. Dolayısıyla Bockser ( asıl bombalamayı yapacak uçak ) sadece Büyük Artist ile yoluna devam etti.
Frederick Lincoln Ashworth hedefi olan Kokura kentinin üzerine geldiğinde saat 10.45 di. Ancak kentin üzerini yoğun bir sis tabakası kaplamıştı. Bu siste herhangi bir hedefi vurması mümkün olmadığı gibi sisin dağılması öyle kısa süre için mümkün değil gibi görünüyordu. Yapılacak şey belirlenen diğer hedeflere yönelmekti.
Daha önce belirlenen17 hedeften biri olan Kyoto ve Yokohoma’ya yönelebilirdi ama bu şehirler daha önce defalarca normal savaş uçakları ile bombalandığı için bu düşünceden vazgeçti. Çünkü üstleri ona atom bombasının tesirini görebilmek için daha önce bombalanmamış şehirleri tercih etmesini emretmişti.
Frederick Lincoln Ashworth Kokura’nun üzerinde tam 45 Dakika tur attı acaba sis açılır mı diye ama açılmadı.
Bu durumda yeni hedefin normalde Niigata olması gerekiyordu ancak elindeki listede bir isim daha vardı: Daha önce – içinde çok sayıda ABD askerinin bulunduğu bir esir kampı olması sebebiyle- listeden çıkarılmış olan Nagazaki... Birileri el yazısıyla da olsa Nagazaki’yi listeye eklemişti.
Varsın olsundu orada ABD askerleri de... Kurunun yanında yaşın da yanmasında bir mahsur olmazdı herhalde.
Uçağın burnunu Nagazaki’ye çevirdi.
Saat 11.50 de Nagazaki üzerindeydi ama Nagazaki üzerinde de bulutlar vardı ve asıl hedef olan Mitsubishi Silah Fabrikası görünmüyordu.
Frederick Lincoln Ashworth Nagazaki üzerinde de tur atmaya başladı ama bu arada yakıtları azalıyordu. Bir an önce bombayı atıp dönmeleri gerekiyordu.
Nihayet hedef görülmüştü.
Enola Gay’de olduğu gibi Bockser'de de kırmızı çubuklar devreye sokuldu. Yani Atom Bombası aktif hale getirilmişti.
Bomba kapakları açıldı ve bomba fırlatıldı.
Tam olarak 12.02 de Şişman Adam Nagazaki şehrinin üzerine düştü.
Bomba Nagazaki’yi yerle bir ederken Muhteşem Artist adlı savaş uçağı da bir taraftan ABD'nin bu muazam eserini(!) görüntülemeye ve bomba ile yayılan enerjinin şiddetini ölçmeye çalışırken bir tarafta da Nagazaki üzerine Japonca yazılı kağıtlar atıyordu ve o kağıtlarda insanlara yaşadıkları yerlere atom bombası atıldığı takdirde neler yapmaları gerektiği ne gibi önlemler alacakları anlatılıyordu. Yani çok açık ve net bir şekilde aşağıda insanlar cehennemi bir azapla yok olurken yukarıdakiler ve tabii ki ABD işin dalgasındaydı. İnsanların kafalarına atom bombası atıldığı anda uçaklardan atılan kağıtları görüp ‘’ Acaba bunlarda ne yazıyor?’’ Diye merak edeceklerini ve durup okuyacaklarını düşünmüş olamazlardı herhalde.
Bomba sözde silah fabrikasının üzerine atılmıştı ama aslında silah fabrikasının bir kolu olan torpido fabrikasının bile 1. Km uzağına düşmüştü ve asıl hedeften ise çok daha uzaktı. Ancak 1946 da yine bizzat ABD’in hazırladığı raporda bombanın ilk düştüğü noktada çok sayıda okul ve hastanenin ve bir de hapishanenin olduğu görülmekteydi. Yani hedef gözetilmeksizin ya da özellikle insanların yoğun olarak yaşadıkları bir noktaya atılmıştı bomba.
Nagazaki’de bir anda 70.000 insan hayatını kaybederken Frederick Lincoln Ashworth ve ekibinin tek derdi Pasifik’in sularının soğuk olup olmadığıydı. Çünkü uçaklarında ancak iki saat idare edecek yakıt kalmıştı. Dolayısıyla mecburen denize iniş yapacaklarını düşünüyorlardı. Ama şanlıydı şerefsizler. Saat 13.20 de Okinawa Hava üssü üzerindeydiler. Her ne kadar hava üssündeki kule inişleri için ‘’ Tamam ‘’ demese de...Daha doğrusu kule ile bağlantı kuramasalar da en sonunda attıkları işaret fişeği sayesinde dikkatleri çektiler ve pisti kısmen boşaltabildier. Uçak yere sert bir şekilde inse de hiç kimseye bir şey olmadı. Yakıtları bittiği için de uçak zaten iner inmez kendiliğinden durmuştu.
Paul Tibbets’in Hiroşima’ya atom bombası attığı için hiç de pşman olmadığını yazmıştım. Peki Frederick Lincoln Ashword pişman mıydı? Hayır. O da en küçük bir vicdan azabı duymadığını dile getirdiği gibi ilginçtir 93 yaşına kadar yaşamıştı.
Atom Bombasını icat eden Oppenheimer pişman mıydı?
Oppenheimer daha sonra komünist ve Rus casusu olmakla suçlandı ve bu suçlamadan 17 Temmuz 1945 de önüne konan nükleer silahların insanlara karşı kullanılmaması dilekçesine imza atmamış olması sayesinde yırttı. O vatansever bir Amerikalı ve iyi bir bilim adamı olduğunu herkese ispat etmişti.
Peki hiç pişman olan vicdan azabı çeken olmadı mı ?
ABD Başkanı Truman çoook çoook pişman olmuştu(!) O kadar pişman olmuş ki Hiroşima’ya atılan ilk Atom Bombasından sonra ikinci atom bombası atılmadan önce ‘’ Durun yeter.’’ Dememiş ikinci bomba atılıp bir 70.000 sivil Japon daha ilk anda öldükten sonra jeton düşmüş ve ‘’ Ne yaptık biz? Onca çocuk !’’ Demişti. 9 Ağustos 1945 de Japon İmparatoru Hiro Hito ‘’ Tamam teslim oluyoruz’’ Deyince de başkan Truman o vicdan azabıyla ‘’ Bundan böyle ABD Başkanının izni alınmaksızın Atom Bombası kullanılması yasaktır.’’ Demişti.
Evet Küçük Çocuk ve Şişman Adamın hikayesi de işte böyle.
Yeni bir hikayede değil yeni bir tarihi olayda buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın.
9 Ağustos 1945 de ABD nin B 29 Tipi savaş uçaklarından Bocksar aslında bir denizci olan Frederick Lincoln Ashworth idaresinde havalandı. Yakınlarının ve arkadaşlarının kısaca Dick dedikleri bu komutan uçağına ne annesinin ne babasının adını vermişti. Ama Hiroşima’yı bombalayan Paul Tibbets’ten daha fazla vicdan taşıyan bir insan değildi.
Uçak yine Tinian adasından havalanmıştı ve asıl adı ‘’ Center Board-II’’ olan 500 kilogram ağırlığındaki atom bombasını taşıyordu.
Evet aslında atom bombalarının adı Centerboard idi. Bunlardan Centerboard I Hiroşima’ya atılmıştı. Center Board II de Kokura şehrine atılacaktı.
Aslında Centerboard-I’e ‘’ Küçük Çocuk ‘’ Centerboard-II’ye ‘’ Şişman Adam ‘’ isimlerinin takılması bile ABD'nin nasıl bir manyak ve sadidst ruh halinde olduğunun göstergesiydi. Ancak dahası da vardı:
Paul Tibbets denilen cani kullandığı uçağa annesinin adını verirken Frederich Lincoln Ashworth direkt Şişman Adam adını verdikleri bombanın üzerine ‘’ Şişman Adamdan Hiro Hito’ya ikinci öpücük’’ Yazdırdı.
Hiroşima’ya atılan atom bombasının o şehirde nasıl bir insan ve diğer canlı kıyımı meydana getirdiğini dolayısıyla da atacağı atom bombasının on binlerce insan ve diğer canlıyı öldüreceğini bile bile Japon İmparatoru Hiro Hito’ya ikinci kez gönderdiği atom bombasının üzerine bu mesajı yazmıştı: ŞİŞMAN ADAMDAN HİRO HİTO’YA İKİNCİ ÖPÜCÜK.
[ İşin trajikomik tarafı atılan iki Atom bombası da yüz binlerce Japonun canını alırken Hiro Hito’ya hiç bir şey olmadı. Adam 1989 yılında 88 yaşında Tokyo’da öldü.]
Evet 9 Ağustos 1945’de Tinian adasından havalanan Bockser altı saatlik bir uçuştan sonra Yakuşima adasına ulaştı. Burada kendisine Türkçe adları ( daha doğrusu lakapları ) ‘’ Mükemmel Artist’’ ve ‘’Büyük Kokuşuk ‘’ olan iki savaş uçağı daha katılacak ve bunlardan Mükemmel Artist atom bombası atıldıktan sonra ortaya çıkan enerjiyi ölçerken kamera sistemleriyle donatılmış olan Büyük Kokuşuk hedefi vurma konusunda yardımcı olacaktı. Ancak Büyük Kokuşuk kalkamadı. Dolayısıyla Bockser ( asıl bombalamayı yapacak uçak ) sadece Büyük Artist ile yoluna devam etti.
Frederick Lincoln Ashworth hedefi olan Kokura kentinin üzerine geldiğinde saat 10.45 di. Ancak kentin üzerini yoğun bir sis tabakası kaplamıştı. Bu siste herhangi bir hedefi vurması mümkün olmadığı gibi sisin dağılması öyle kısa süre için mümkün değil gibi görünüyordu. Yapılacak şey belirlenen diğer hedeflere yönelmekti.
Daha önce belirlenen17 hedeften biri olan Kyoto ve Yokohoma’ya yönelebilirdi ama bu şehirler daha önce defalarca normal savaş uçakları ile bombalandığı için bu düşünceden vazgeçti. Çünkü üstleri ona atom bombasının tesirini görebilmek için daha önce bombalanmamış şehirleri tercih etmesini emretmişti.
Frederick Lincoln Ashworth Kokura’nun üzerinde tam 45 Dakika tur attı acaba sis açılır mı diye ama açılmadı.
Bu durumda yeni hedefin normalde Niigata olması gerekiyordu ancak elindeki listede bir isim daha vardı: Daha önce – içinde çok sayıda ABD askerinin bulunduğu bir esir kampı olması sebebiyle- listeden çıkarılmış olan Nagazaki... Birileri el yazısıyla da olsa Nagazaki’yi listeye eklemişti.
Varsın olsundu orada ABD askerleri de... Kurunun yanında yaşın da yanmasında bir mahsur olmazdı herhalde.
Uçağın burnunu Nagazaki’ye çevirdi.
Saat 11.50 de Nagazaki üzerindeydi ama Nagazaki üzerinde de bulutlar vardı ve asıl hedef olan Mitsubishi Silah Fabrikası görünmüyordu.
Frederick Lincoln Ashworth Nagazaki üzerinde de tur atmaya başladı ama bu arada yakıtları azalıyordu. Bir an önce bombayı atıp dönmeleri gerekiyordu.
Nihayet hedef görülmüştü.
Enola Gay’de olduğu gibi Bockser'de de kırmızı çubuklar devreye sokuldu. Yani Atom Bombası aktif hale getirilmişti.
Bomba kapakları açıldı ve bomba fırlatıldı.
Tam olarak 12.02 de Şişman Adam Nagazaki şehrinin üzerine düştü.
Bomba Nagazaki’yi yerle bir ederken Muhteşem Artist adlı savaş uçağı da bir taraftan ABD'nin bu muazam eserini(!) görüntülemeye ve bomba ile yayılan enerjinin şiddetini ölçmeye çalışırken bir tarafta da Nagazaki üzerine Japonca yazılı kağıtlar atıyordu ve o kağıtlarda insanlara yaşadıkları yerlere atom bombası atıldığı takdirde neler yapmaları gerektiği ne gibi önlemler alacakları anlatılıyordu. Yani çok açık ve net bir şekilde aşağıda insanlar cehennemi bir azapla yok olurken yukarıdakiler ve tabii ki ABD işin dalgasındaydı. İnsanların kafalarına atom bombası atıldığı anda uçaklardan atılan kağıtları görüp ‘’ Acaba bunlarda ne yazıyor?’’ Diye merak edeceklerini ve durup okuyacaklarını düşünmüş olamazlardı herhalde.
Bomba sözde silah fabrikasının üzerine atılmıştı ama aslında silah fabrikasının bir kolu olan torpido fabrikasının bile 1. Km uzağına düşmüştü ve asıl hedeften ise çok daha uzaktı. Ancak 1946 da yine bizzat ABD’in hazırladığı raporda bombanın ilk düştüğü noktada çok sayıda okul ve hastanenin ve bir de hapishanenin olduğu görülmekteydi. Yani hedef gözetilmeksizin ya da özellikle insanların yoğun olarak yaşadıkları bir noktaya atılmıştı bomba.
Nagazaki’de bir anda 70.000 insan hayatını kaybederken Frederick Lincoln Ashworth ve ekibinin tek derdi Pasifik’in sularının soğuk olup olmadığıydı. Çünkü uçaklarında ancak iki saat idare edecek yakıt kalmıştı. Dolayısıyla mecburen denize iniş yapacaklarını düşünüyorlardı. Ama şanlıydı şerefsizler. Saat 13.20 de Okinawa Hava üssü üzerindeydiler. Her ne kadar hava üssündeki kule inişleri için ‘’ Tamam ‘’ demese de...Daha doğrusu kule ile bağlantı kuramasalar da en sonunda attıkları işaret fişeği sayesinde dikkatleri çektiler ve pisti kısmen boşaltabildier. Uçak yere sert bir şekilde inse de hiç kimseye bir şey olmadı. Yakıtları bittiği için de uçak zaten iner inmez kendiliğinden durmuştu.
Paul Tibbets’in Hiroşima’ya atom bombası attığı için hiç de pşman olmadığını yazmıştım. Peki Frederick Lincoln Ashword pişman mıydı? Hayır. O da en küçük bir vicdan azabı duymadığını dile getirdiği gibi ilginçtir 93 yaşına kadar yaşamıştı.
Atom Bombasını icat eden Oppenheimer pişman mıydı?
Oppenheimer daha sonra komünist ve Rus casusu olmakla suçlandı ve bu suçlamadan 17 Temmuz 1945 de önüne konan nükleer silahların insanlara karşı kullanılmaması dilekçesine imza atmamış olması sayesinde yırttı. O vatansever bir Amerikalı ve iyi bir bilim adamı olduğunu herkese ispat etmişti.
Peki hiç pişman olan vicdan azabı çeken olmadı mı ?
ABD Başkanı Truman çoook çoook pişman olmuştu(!) O kadar pişman olmuş ki Hiroşima’ya atılan ilk Atom Bombasından sonra ikinci atom bombası atılmadan önce ‘’ Durun yeter.’’ Dememiş ikinci bomba atılıp bir 70.000 sivil Japon daha ilk anda öldükten sonra jeton düşmüş ve ‘’ Ne yaptık biz? Onca çocuk !’’ Demişti. 9 Ağustos 1945 de Japon İmparatoru Hiro Hito ‘’ Tamam teslim oluyoruz’’ Deyince de başkan Truman o vicdan azabıyla ‘’ Bundan böyle ABD Başkanının izni alınmaksızın Atom Bombası kullanılması yasaktır.’’ Demişti.
Evet Küçük Çocuk ve Şişman Adamın hikayesi de işte böyle.
Yeni bir hikayede değil yeni bir tarihi olayda buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın.
Küçük Çocuk Ve Şişman Adam3 Bölümşişman Adamdan Hiro Hitoya İkinci Öpücü başlıklı yazı Sami Biber tarafından
08.11.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.