BALIKESİR'DE BİR KADIN 19
Balıkesir, 26 Ocak 2025
Ebru'yu iş yerinden alıp Balıkesir Valiliği’ne doğru yola çıkıyoruz. Gül de bizimle. Üçümüz, bu özel ziyaret için heyecanlıyız. Polis kontrolünden geçer geçmez, Ebru'nun bir arkadaşı bizi girişte karşılıyor. Bizi içeri alırken, yüzündeki samimi gülümseme ve tanıdıklık hissi hemen rahatlatıyor. Hızla, yukarı kattaki odaya doğru merdivenleri adımlıyoruz. O merdivenleri çıkarken, aklımdan Cahit Sıtkı Tarancı'ın "Yaş Otuz Beş" şiiri geçiyor.
Yaşım elli dört, ama o şiir her zaman bana gençliğin, umutların ve heyecanın ne kadar kısa olduğunu hatırlatır. Ebru, benden birkaç yaş genç olmasına rağmen, her zaman enerjik ve cesur bir duruş sergiler. Gül ise bizden daha genç olmasına rağmen, ruhundaki derinlik ve hayatla kurduğu güçlü bağla oldukça olgun. Aramızdaki yaş farkı, sadece sayılarla ölçülen bir şey gibi kalıyor. O merdivenleri çıkarken, üçümüzün de içindeki benzer duygular, birbirimize duyduğumuz güveni pekiştiriyor.
Vali Yardımcısı Mustafa İlhan’ın sekreteri, toplantıda olduğunu ama kısa bir süre içinde biteceğini belirterek, deri siyah koltuklara oturmamız için yer gösteriyor.
Odanın içinde, modern ve bir o kadar da zarif bir atmosfer var. Gül, Ebru ve ben, siyah deri koltuklara otururken, bekleyişin içinde her birimizin düşünceleri birbirinden farklı olsa da, bir noktada kesişiyor: Burası, hem şehri hem de hayatımızı bir arada içeren bir mekân.
Merdivenleri çıkarken aklımda beliren Nazım Hikmet'in "Yaş Otuz Beş" şiirinin satırları şimdi daha anlamlı geliyor. Her yaş, bir başka anlam taşıyor. Bizim yaşımızda, bir süre beklemek bile huzur veriyor.
Sekreter, "Bize beklerken ne içersiniz?" diye soruyor ve şaşkınlıkla öğreniyoruz ki, Bigadiç'liymiş. Benim ailem gibi, o da anne tarafından oralı. Bu, beni kısa bir an için geçmişe, köklerime götürüyor. Çaylarımızı içerken, kısa ama zevkli bir sohbet geçiyor aramızda. İkimizin de Bigadiç’ten olmanın verdiği sıcaklık, sohbeti daha samimi kılıyor. Sohbetin içinde kaybolmuşken, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Bazen, tanıştığınız insanlarla paylaşacağınız o kısa anlar, insana çok şey katabiliyor.
Çok geçmeden, Vali Yardımcısı Mustafa İlhan, ona eşlik eden diğer sekreteriyle birlikte odaya giriyor. Açık tonlarda başörtüsüyle uyumlu kıyafetiyle, etine dolgun bu hanım, güler yüzle bizi diğer odaya davet ediyor. Onun bu sıcak yaklaşımı, ortamı hemen rahatlatıyor. Her şeyin ne kadar resmi başlamış olsa da, bu davetle birlikte sanki samimi bir arkadaş ortamına adım atıyormuşuz gibi hissediyoruz.
Diğer sekretere ilgisi için teşekkür edip içeriye giriyoruz. Odaya girdiğimizde, Vali Yardımcısı Mustafa İlhan’ın sıcak karşılama tavrı, tüm bekleyişin değerini bir anda hissettiriyor. Güler yüzlü ve samimi bir atmosferde, bu özel anı birlikte paylaşmanın huzurunu yaşıyoruz.
Hemen hemen bir saate yakın sohbet ediyoruz. Konu sanattan tarihe, kendi yazdığı kitaptan çok daha fazlasına kayıyor. Vali Yardımcısı Mustafa İlhan ve yanındaki sekreterle, kitap grubumuzun sessiz bir yer bulma konusunda yaşadığı sıkıntılardan bahsediyoruz. Sohbet o kadar derinleşiyor ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz. Sekreter, bu sohbeti daha da keyifli kılmak için çikolata ve kolonya ikramında bulunuyor. Küçük ama zarif bir ikramla, atmosfer iyice samimi hale geliyor.
Çardaklı mevkiinde bulunan ve yeni açılacak olan il halk kütüphanesinde, bizim ve bizim gibi birçok kitap grubu için bir oda sözünü alıyoruz. Bu, kitaplarımıza olan sevgimizin ve edebiyat dünyasına olan katkımızın bir yansıması gibi hissettiriyor. Kütüphane, tüm bu hayalleri gerçeğe dönüştürme noktasında önemli bir adım gibi görünüyor.
Her ne kadar ziyaretin kısası makbulsede, bizim hiç ayrılasımız gelmiyor. Bu makam, sadece bir yönetim merkezi değil, aynı zamanda halkla iç içe, onlara hizmet vermeyi amaçlayan bir yer. Her köşesinde, halkın iyiliği için çalışan bir anlayış var. Mustafa İlhan, bulunduğu makamı gerçekten hak ediyor. Ayrılmak zor geliyor, ama biliyoruz ki, her şeyin bir sonu var.
H. Çiğdem Deniz
(
Balıkesirde Bir Kadın 19 başlıklı yazı
çitlembik tarafından
26.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.