Namusun Sesi
Namusun Sesi
"Namus" kelimesi, belki de en çok söylenen ama en az üzerinde düşünülen kelimelerden biridir. Kimi onu bir kadının omuzlarına yükler, kimi bir ailenin şerefiyle özdeşleştirir, kimi de başkalarının hayatını yargılamanın ölçüsü yapar.
Oysa ben başka bir soru sormak istiyorum.
İnsan gerçekten sahip olduğu bir değeri neden sürekli dile getirme ihtiyacı hisseder?
Bir ağacın meyvesi, "Ben meyveliyim." diye seslenmez. Irmak, "Ben temizim." diye akmaz. Güneş, doğarken aydınlığını ilan etmez. Varlıkları, kendilerini kanıtlamaya ihtiyaç duymaz.
Belki de insanın en çok söylediği şey, en çok korktuğu şeydir.
Namus, başkalarının hayatını tartmaya yarayan bir terazi değildir. Önce insanın kendi vicdanına tuttuğu aynadır. O aynaya dürüstçe bakabilen kişi, başkasının aynasını kirletmeye çalışmaz.
Hayat bana şunu öğretti: Bazı insanlar konuşmalarına erdemlerini anlatarak başlar. Sanki daha kimse bir soru sormamışken kendilerini savunmak isterler. Oysa gerçek erdemin sesi çoğu zaman kısıktır. Gösterişten hoşlanmaz. Alkış istemez. Çünkü bilir ki insanın karakterini cümleleri değil, davranışları anlatır.
Belki de namus, başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğü değil; gecenin sessizliğinde kendi vicdanımızla baş başa kaldığımızda duyduğumuz sestir.
O ses huzurluysa, dünyanın bütün övgüleri anlamsızdır. O ses susmuyorsa, dünyanın bütün övgüleri de onu susturmaya yetmez.
İnsan, namusunu ilan ederek değil; hayatını yaşayarak görünür kılar.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.