Dilsiz Uşağı Farkedişim
Dilsiz Uşağı Farkedişim
4 Ağustos 2025
Bugün giyinme odasını temizlerken dilsiz uşağı yerinden kaldırdım. Altında biriken tozları silerken, yıllardır aynı köşede duran bu sessiz yol arkadaşına ilk kez başka gözle baktım.
Kim bilir kaç sabahı gördü. Gün henüz ağarmadan giyilen üniformaları, gecenin ilerleyen saatlerinde yorgun omuzlardan usulca çıkarılan ceketleri taşıdı. Bir astsubayın hayatına en yakından tanıklık edenlerden biri belki de oydu.
Omuzlarına bırakılan sadece kumaş değildi. O kumaşın üzerinde görev vardı, disiplin vardı, sorumluluk vardı. Bazen günlerce süren tatbikatların tozu sinerdi yakalarına, bazen uykusuz gecelerin yorgunluğu. Bayramlarda, resmî törenlerde ütüsü kusursuz hazırlanmış üniformayı büyük bir gururla taşırken, acil bir telefonla yarım kalan sofralara da tanıklık etti. Evden çıkarken ardında bırakılan endişeyi, kapı açıldığında eve dönen güven duygusunu da sessizce seyretti.
Yıllar geçti. Rütbeler değişti, saçlara aklar düştü. Sonra bir gün üniforma son kez omuzlarından alındı. Yerine sivil bir ceket asıldı. O gün odadaki hiçbir eşya konuşmadı. Dilsiz uşak da konuşmadı. Ama sanırım en çok o fark etti, bir mesleğin bitmediğini; sadece başka bir hayata dönüştüğünü.
Bugün onu yerinden kaldırırken düşündüm. Evimizdeki en sessiz eşya, belki de en ağır hatıraları taşıyordu. Üniformaların ağırlığı kumaşın ağırlığı değildi. O ağırlık; edilen yeminlerin, üstlenilen sorumlulukların, vazifeye duyulan sadakatin ağırlığıydı. Ve yıllarca bunu hiç şikâyet etmeden omuzlarında taşıyan tek tanık, giyinme odamızın köşesindeki dilsiz uşaktı.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.