BALIKESİR'DE BİR KADIN - 35
Günce - 25 Nisan 2025
Bugünkü günceme, bir flâneuse (flanöz) olduğumu düşünerek başlıyorum. Güneş misafir odama neşeyle dolmuş, içimi kıpır kıpır ediyor. Okuma grubundan arkadaşım Ebru’ya WhatsApp’tan mesaj attım. “Hanidir kardeşimle tanışmanı istiyorum,” diyor. Ben de gülümsedim ve şöyle yazdım:
“Eğer uygunsanız, gönül ne kahve ister ne kahvehane... Gönül muhabbet ister; kahve bahane.”
Çok geçmeden yanıt geldi:
“Günaydın Çiğdemciğim. Öğleyin müsaitim ama kardeşim o saatte gelemez. Oğlu hastaymış, büyük ihtimalle gece uyuyamamıştır. Akşama müsait olur mu, bilmiyorum.”
Geçmiş olsun dileklerimi ilettim. “Daha uygun bir zamanda görüşürüz kardeşinle,” dedim. Hastalık denince içim hemen hassaslaşıyor.
Gerçi bu sıralar elimdeki kitap duygularımı altüst etti. İtalya'nın en başarılı yazarlarından biri olan Domenico Starnone’nin Şaka adlı romanını okuyorum. Çocuklara bakışımı bir anda değiştirdi desem yeridir.
The Washington Post demiş ki:
“Starnone kısa öykünün özünü alıyor ve bunu üstkurmacayla birleştiriyor. Şaşırtıcı ve hayat dolu bir roman.”
Ben daha 118. sayfadayım ama heyecandan tırnak yemeye başlamam an meselesi.
Tam o sırada Ebru'dan yeni bir mesaj: “Yarımda buluşalım,” diyor. Kız kardeşinin 16 yaşındaki oğlu iki gündür ateş içindeymiş. “Belli ki korumamış kendini,” dedim içimden. “Ah benim çocuklar da öyleydi,” derken gözüm dışarı kaydı. Gerçi babam zamanında bana boşuna “Havuç Burun” dememişti...
Engin hastane randevusu için çıktı. Ben de o arada kahvaltı masasını kurar, üzerimi giyinirim dedim. İçimden de geçirdim: “Belki de bugün sürprizlerle dolu bir gün olacak.”
Daha düşüncemin izi soğumadan, deprem oldu. Bugün ikinci kez sallanıyoruz. Hemen koştum, mor koltuğun yanına cenin pozisyonunda kıvrıldım.
Korkuyorum demekten çekinmiyorum. Endişelerimi günceme yansıtmaktan da...
Biz ne ara insanlığımızı bu kadar kaybettik? Bilemiyorum. Fahiş fiyatlarla çadır satmak gibi vicdansızlıklar, yaşama dair inancımızı kemiriyor.
İnsan, yani Homo sapiens —Latince “bilge insan”— iki ayaklılığı ve yüksek zekâsıyla tanımlanan bir tür. Karmaşık araçlar geliştirmiş, medeniyetler kurmuş... ama elinin körünü yapmışız meğer.
Derin bir iç geçirip mutfağa gidiyorum. Birazdan günceme geri dönerim. Bakalım, bu gün daha neler getirecek?
H. Çiğdem Deniz
(
Balıkesirde Bir Kadın 35 başlıklı yazı
çitlembik tarafından
25.04.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.