Balıkesirde Bir Kadın 42
BALIKESİR'DE BİR KADIN 42

Günce – 4 Mayıs 2025

"Hayat, bazen tribünde yankılanan bir tezahüratla, bazen de çocuğun dizindeki yarayla ölçülür."

Dünkü güncemi ihmal etmiş olmanın üzüntüsüyle yazıyorum bugünümü. Rüyalarla uğraştım. Kimi zaman, akıl erdirecek şeyler değil gördüklerim.

Gol, golll...
“Menteş yerleş yerine!” diyen antrenörün sesi ve alkışlar arasındayım. Futbol yorumları yapan seyircilerin içinde, heyecana ortak oluyorum. Eğer şu anda bu satırları okuyorsanız, rüya görmüyorum; aksine, Balıkesir'de bir futbol kulübünün maçındayım.

Sabah kalkar kalkmaz WhatsApp'tan kaynıma mesaj yazıyorum: “Bugün bir program yapalım mı?”
Çok geçmeden cevap geldi: “Hadi bize kahvaltıya gelin.”
Oysa ben, “onlar bize gelsin” diye hazırlığa başlamıştım bile.

Ergun hiçbir zaman bana “yenge” diye hitap etmemiştir. Ailenin hiç sahip olamadığı kız özlemine ilk ben nail olmuştum. Böyle olunca da Ergun’un ablası oluvermiştim.
Ben de aynı sevgiyle kucak açmıştım hatırnaz kardeşime.
“Şeytan tüyü var” dediklerimizdendir o...

Mükellef bir kahvaltıdan sonra, Umut’u ve kulübü olan Menteşspor’u desteklemek için yola koyulduk. Menteş’in gol sayısı üç, karşı takım olan Fenerbahçe’nin ise iki... Top yuvarlak; bakalım ilerleyen dakikalarda skor kaç kaç olacak...

Ben yazma telaşındayken Umut, yedek kulübesinden çıkıp oyuna dâhil olmuş. Forvetmiş. Rakip kaleye yakın durup gol atabilmek için imkân yaratmakmış görevi...
Ben birçok terimi duymuşumdur ama ne anlama geldiğini bilmem. Bu, öğrenemeyeceğim anlamına gelmez tabii... Meraklı sorularla Engin’e rahat vermiyorum.
Antrenör, “Umut, takip et!” diye seslenip yönlendiriyor...

Seher, arabada gelirken oğluyla totem yapmıştı... Bir futbolcu olarak centilmen olmasını istemiş, bir çırpıda birkaç taktik vermişti.
Kurt kulağıyla dinliyordu verilen tüm tembihleri bizim ufaklık.
Ergun’un eşi Seher bir futbol sevdalısıdır.
Bense sporun farklı kategorilerine ilgi duyarım.

Yengelik kolay değil... İçim kıpır kıpır; çocuklar gibi şen ve heyecanlıyım.
“Haydi Umut!” diye canhıraş tezahüratlarımı duyanlar bana yöneltiyor bakışlarını.
“Acele etme Umut...
Acele etme...”

Yine zihnim, futbol topu gibi yuvarlanarak yıllar öncesine gidiyor.
Oğlum Samet’in dâhil olduğu sınıflar arası maçın destekçisi olarak seyirciler arasındayım.

Ahh, güzel evladım... Kasığından aldığı darbeyle acılar içinde yere atmıştı kendini.
Bu sporu meslek olarak yapanların anaları ne yapardı, diye düşünüyor olsam da bir süre sonra kendimi sahaya atıp bir hamlede oğlumun başucunda buluyorum.
“Yüz numaraya götürün!” diyen öğretmenin uyarısıyla gidiyoruz.
Ve anne olmanın zorluklarından birini daha yaşıyordum o tarihlerde.

“Pas at, pas at!” sesiyle kendime geliyorum.

Altı gol atarak Menteş, karşılaşmayı kazanıyor.

“Kondisyonun eksik,” diyen bir ses uzayıp gidiyor otomobilde...

Bense Atatürk’ün önem arz eden sözünü hatırlıyorum:

“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”

Ve,
“Ben her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm.”
sözüyle tarihe geçen Şampiyon Güreşçimiz Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ı, 11 Nisan’daki ölüm yıldönümünde rahmetle andığımızı düşünerek güncemi şimdilik sonlandırıyorum.

H. Çiğdem Deniz
( Balıkesirde Bir Kadın 42 başlıklı yazı çitlembik tarafından 4.05.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu