
Bir düş kırıklığı adeta mevsimin
yobaz tanrısı
Hükümranlığında hüzünde saklı kıblesi
İmkânsız iken tahayyülü düşmek
bilmezken yüzümden,
Yüz görümü bir sevinç ekledim
Hulasası ölüm densiz mealinde
yalnızlığın,
Seken kırıklardan inşa edilesi
Tahtı mevsimin
Tarhında kimsesizliğin
Yenik düştüğüm kadar şiire
Yaralı mezar taşında
Saklı tutulası ismi şairin…
Hangi renktir şiirin gözüne düşen
Hangi sestir yalnızlığın tüy diken
sureti…
Nemli yazın nedamet yüklü baharın
Tensiye ettim geride kalan tüm mevsimleri…
Öksesi uçurumun
Öfkesi kirli sakalına doğan güneş
gibi
Sinekkaydı seyrüseferi
Şehrin bir içimlik canı kaldı kalalı
geride
Yan basan düztaban bir hüzün
Kolluk kuvveti niyetine gizin
Derme çatma kıblesi sessizliğin
Semiren seğiren gözlerinde ölümün
Dikiş tutmaz söküklerine
Yabancı kalamadığım zamanın
bildirgesi
Ha bu gün ha yarın
Çatısı akan sefil notaların uçuşan
fevri gölgesi
Varsın bir yitim
Varsın bir gizin devamı
Kılı kırk yararcasına sevmek nedir
bilir misin?
Demli mevsimin deli dolu cüssesi
Defansı göğün göçük altında kalan
dizelerin dizilesi
Bir makam mıdır yoksa hazan?
Soruların alt geçidinde doğan ansızın
Hızına hazzın haiz olmanın ötesinse
Bir misafircisine kale duvarların
değen yüzüm gözüm.
Telaşla ördüğüm gizin
Tebessüme muhtaç serveti adeta
Kıyasıya güneşin keyfini çıkaran kum
tanelerine
Delişmen ruhun feryadında saklı olsa
olsa kozası
Didindikçe yaşam adına adını
unutanlar güzergâhı
Şehrin orta yerinde dikili bir sarkıt
Rakımı hüzünle ölçülen
Rengi soluk bir sitem
Rabıtası bazı bazı
Kefen bezine dokunan ellerinde ölüm
meleğinin…