Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

1925 Yılında Atarürk Papaya Gelme Demedi Başka Bir Şey Oldu

1925 Yılında Atarürk Papaya Gelme Demedi Başka Bir Şey Oldu



Efendim  Papa  14.  Leo’nun  2025  Kasım  ayı  sonlarında  tam  da  325’deki  İznik  Konsilinin  1700.  Yıldönümünde  Türkiye’yi  ziyareti  üzerine  pek  çok  yazılar.  yazıldı  çizildi.

‘’ Ne  işi  varmış  Türkiye’de’’den  tutun  da ‘’Adam  Bağımsız  Filistin  dedi.  Daha  ne  olsun’ a  kadar  kemiği  olmayan  diller  pek  çok  şey  söyledi.

Bu  arada  Atatürk’ün  1925  Yılında  Türkiye’ye  gelmek  isteyen  Papa’ya  bu  izni  vermediği  de  iddia  edildi. 

Oysa yapılan  araştırmalar  göstermiştir  ki 1922-  1939  Yılları  arasında  papalık  koltuğunda  oturan  XI.  Pius’un  Türkiye’yi  ziyaret  gibi  bir  isteği  hiç  olmamıştır. 

Ancak  1925  Yılında  başka  bir  olay  olmuştur  her  ne  kadar  papalıkla  ilgili  değil  de  İstanbul/ Fener  Rum  Patrikhanesiyle  ilgili  olsa  da.

17  Kasım  1924’de  zamanın  patriği  7. Gregorios  ölür.

Türkiye,  özellikle   de Milli  Mücadele  yıllarında  bu  patrikhaneden  çok  çekmiştir  zira  bu  yıllarda  Patrikhane  Yunanlıların  ve  Rum  çetelerinin  örgüt merkezi  olarak  çalışmıştır. 

 Mustafa Kemal Paşa  25 Aralık 1922 tarihli Le Journal muhabiri Paul Ario’ya verdiği demeçte Patrikhane ile ilgili şunları söylemiştir:
“Lakin bir fesat ve hıyanet ocağı bulunan, memlekette nifak ve şikak tohumu saçan, Hristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluk ve felaket sebebi olan Rum Patrikhanesini artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir? Türkiye’nin Rum Patrikhanesi için arazisi üzerinde bir sığınak göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir? Merkezî Hükûmetimiz bütün bu noktalar hakkında delege heyetimize Misak-ı millî hükümleriyle uygun düşer surette kati talimat vermiştir.”

Ancak  Mustafa  Kemal  Paşa  olsanız  dahi  bazı  şeylere  gücünüz yetmeyince  yetmez. [  Bu  cümle  için  taşa  tutulmam  inşallah ] Lozan’da  ya  da  daha  sonrasında  Patrikhane  yurt  dışına  çıkarılamaz.


Bu  arada 17  Kasım  1924’de  zamanın  patriği  VII.  Gregorius  Ölür.  Haliyle  Sinod  Meclisinin  yeni  bir  patrik  seçmesi  gerekmektedir.  Türk  hükumetinin  bu  patriklerden  yana  ağzı  çok  yandığı  için  Patrikhaneye  müracaat  ederek  mealen  ‘’  Adam  gibi,  Türk  düşmanı  olmayan  bir  patrik  seçin  de  sonrasında ne  siz  üzülün  ne  de  biz’’ Der

Evet,  Türk  hükumeti  böyle  der  ama  Patrikhanenin  hiç  de  öyle  Türk  dostu  bir  patrik  seçme  niyeti  yoktur.  Nitekim  Türkiye  ‘’ Maçka  Psikoposu  Krilos  var.  Mis  gibi  Patrik  adayı ‘’ Dese  de  ham  patrikhane  hem  de  Yunanistan’daki  gazeteler  Krilos’u  adeta  aforoz  ederler  ve  Türk  düşmanı  olduğu  çok  bariz  bir  şekilde  belli  olan  Kadıköy  Metropolitini  seçme  yolunda  bir  eğilim  gösterirler.

Bu  duruma  da  Türkiye  ‘’Olmaz ‘’ diye  karşı  çıkınca  giderler  bula  bula  Terkos  Metropoliti  Konstantin’i  bulurlar.

Tam  adı  Konstantin  Araboğlu  olan  Metropolit’in  yeni  partik  olarak  seçileceği  hükumete bildirilince  hükumet  bir  kez  daha  ‘’Olmaz ‘’  der.  Çünkü

1-  Konstantin  Araboğlu  da  bir  Türk  düşmanıdır.
2- Daha  da  önemlisi  Türk  vatandaşı  değildir.  Oysa  Patrik  olacakların  Türk  vatandaşı  olması  gerekir.
3- 1923’de  Lozan’da  yapılan  Mübadele ( Değiş-tokuş  )  Antlaşmasına  göre  Konstantin  Araboğlu  mübdele  listesindedir  yani  Yunanistan’a  sepetlenecektir.

Ancak  patrikhanenin  ve  Yunan  Hükumetinin  amacı  zaten  Yunan  vatandaşı  olan din  adamlarının  mübadeleden  yırtmalarını  sağlamak  olduğundan  mesele  resmen  Türkiye-  Yunanistan  arasında  siyasi  krize  dönüşür.

Derken  efendim  Patrikhanenin  Sinod  Meclisi  17  Aralık  1924’de  Konstantin  Araboğlu’nu  6.  Konstantin  olarak  patriklik  tahtına  oturttu.
Konstantin  Patriklik  tahtına  oturdu  ama  Türkiye  ‘’  Böyle  bir  oldu  bittiyi  kabul  edemeyiz ‘’  deyince  Türkiye  ile  Yunanistan  arasında  ipler  gerildi.  Yunanistan,  Türkiye’ye  nota  bile  verdi. Görünüşe  göre  bir  papaz  yüzünden  bizimle  savaşmayı  göze  almıştı.

Ancak…

Ancak  Türkiye  bu  blöfleri  yemedi.  30 Ocak 1925 sa­bahı İstanbul Polis Müdür Muavini İsmail Hakkı Bey bir grup polis ile beraber Konstantin'i alarak Sirkeci Garı'ndan trene bindirdi ve sınır dışı etti. (  Böylece  6.  Konstantin’in  patrikliği  sadece  43  sürmüştü. )

Konstantin  Araboğlu,  sınır  dışı  edildikten  sonra  Türkiye’ye  geri  dönmek  için  çok  çaba  sarfetti  ama  tüm  çabaları  boşunaydı. Daha  sonra patriklikten  istifa  etti ( Bunun  bizim için  bir  kıymet-i  harbiyesi  yoktu  tabii  ki. )   Nitekim  göç  ettiği  Yunanistan’da  çok  da  fala  yaşamadı,  1930’da  öldü.

Evet,  6.  Konstantin  1925’de  sınır  dışı  edildi,  1930’da  Atina’da  öldü  ve  Atina’ya  defnedildi  ancak  2011  Yılına  gelindiğinde  günümüzün  patriği  Bartholomeos,  Hem Türkiye  Cumhuriyeti  yetkili  mercilerine  hem  de  Atina  Belediyesine  müracaat  ederek Patrik  Konstantin  Araboğlu’nun  kemiklerinin İstanbul’a  ( Ona  göre  Konstantinopolis’e )  nakli  için girişimlerde  bulundu  ve  bu  girişimleri sonucunda Patrik 6.  Konstantin’in kemikleri, Bergama Metropoliti  İoannis tarafından  İstanbul’a  getirildi.

İstanbul’da  patrikhanede  kısa  bir  ayin  düzenleyen  günümüz  patriği Bartholomeos,  6  Mart  2011’de  İstanbul’a  getirdiği  6.  Konstantin’in  kemiklerini  Kumkapı- Balıklı’da  bulunan  ve pek  çok  patriğin  defnedildiği Rum  mezarlığında  defnetti.

Evet,  özet  olarak  Atatürk  zamanında 1925  yılında Türkiye’ye  gelişine  izin  verilmeyen  bir  papa  yok  ama o  tarihte  Türkiye’den  sınır  dışı  edilen  bir  patrik  var.  Her  ne  kadar  o patrik  86 Yıl  sonra -  kemik  olarak-   tekrar  Türkiye’ye  dönmüş  olsa da…



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 8
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
1925 Yılında Atarürk Papaya Gelme Demedi Başka Bir Şey Oldu

1925 Yılında Atarürk Papaya Gelme Demedi Başka Bir Şey Oldu

Sami  Biber Sami Biber