Gel Allah Aşkına


Eski bir mektup gibi savurma beni rüzgâra, 
Dön gel ki
Mevsimler rücu etsin, 
güller yeniden açsın, 
Sen, kadim şairlerin mısralarındaki o kutsal leke, 
Bense, seninle vuslata ermeyi bekleyen bir gölge.
Erisin yüreğimin seni beklemekten yorgun buz dağları. 
Sana acıdığımdan değil, 
seni mukaddes bildiğimden; 

Hadi gel... 
Fallar seni müjdelesin, 
her yol sana çıksın bu gece, 
Adın bir dua gibi dökülsün dilimden 
Sana gül bahçeleri sermedim belki 
ama ruhumu verdim, 
Gel de gör bak
seninle ölmekmiş benim en büyük derdim.

Hangi limana sığınsan, 
benim sükûtumdur hasretin, 
Hangi mekana varsan, 
orada başlar esaretim. 
Ben seni, imkansızın içindeki 
o kutsal sır saymıştım; 
Gel ki; masalımız bitmesin, 
ben seninle tamamlanmıştım.

*

Gelişin, 
bir dirilişin muştusu olsun bu yorgun ruhuma, 
Tek bir damla yaşın, 
bedeldir dünyadaki varlığıma
Güneş doğarken ufukta, 
ellerin ellerimi bulsun; 
İsterse bu dünya, 
o an üzerime yıkılsın.

Hadi gel... 
Varlığın bir lütuf, 
yokluğun ise en ağır felaket, 
Senden bana kalan tek umut; 
vuslata dair…
Şimdi yansın bütün ışıklar, 
açılsın perde, 
Adın ölümsüz bir sevda gibi 
yankılansın her yerde. 

Aldığın her nefes, 
Canıma, bin can katar
Ne bir mısra daha yeter seni anlatmaya 
ne de bir ömür; 
Gel ki; bu aşkın ateşi, mahşere dek sönmesin
Bitemez bu hikaye... 
Sonsuz olsun vuslatın, 
Gel ki; anlamı olsun 
bu hayatın

*

Gel ki; 
deryalar tutuşsun, 
Özlemin vursun kıyıma, 
silsin gönlümün kederini. 
Ben bu firkat sahrasında, 
susuzum ,biçareyim; 
Gel de dindir bu ruhumun feryadını

Sen ki; 
şahdamarımda atan bir sancısın, 
Hem gönlümün sahibisin, 
Öyle bir gel ki; 
Bastığın zemin ,
geçtiğin yollar utansın
Düş de gel, o masallardan, o fallardan.

Hıçkırıklar düğüm düğüm, 
Hasretin sarmış her yanımı, 
Gel de yık aradaki  duvarları, 
kalmasın tek bir engel 
Sana muhtacım 
Toprak ve su gibi  

*
Bak, kalem ağlar oldu, 
mürekkep sen kokuyor, 
Gönül tezgâhında hüzün, 
sana ahlar dokuyor. 
Hadi gel... 
Diz çöksün hasretim, 
sussun sözler, 
Varlığın lütuf olsun.
Gel artık. 

Ne yalvarmaya gerek var, 
ne susmaya hacet,
gel de Allah aşkına
bir selâma muhtaç bırakma beni.
Güllere aşk olsun,
eğer sen kokmayacaksan.
Fallara aşk olsun,
eğer sen çıkacaksan.

Gel, artık çok geç olmadan 
hâlâ “gel” diyebildiğim için gel.
Kalbimdeki saatin tik tak sesi 
senin adınla çarpıyor 
sensiz geçen her gün zemheri
Dön de gel 
ellerim ,senin ellerinle ısınsın
üşümesin artık.
Hadi gel,

*
Gel, ne özür getir ne yemin,
sadece bir anlığına
pişmanlığın kokusunu bırak üstümde.
O bile yeter bana
Ne yalvarış kaldı bende,
ne suskunluk
Gel de Allah aşkına
bir selâma muhtaç bırakma beni.

Her gece daha karanlık,
daha soğuk,
daha sensiz.
Korkulu düşlerimden uyanıyorum artık
öyle bir düşün içindeyim ki
hep sen varsın.

Gel, iş işten geçmeden.
Hâlâ “gel” diyebildiğim için…
gel..

redfer


( Gel Allah Aşkına başlıklı yazı redfer tarafından 1.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu