Soğuk bir kış gecesinin en derin yerinde başlıyorsun bana
karanlığın en koyu tonunda bile
bir mum gibi titrek değil varlığın,
bir sabah gibi kararlı,
ufuk çizgimi baştan çizen bir doğuşsun.
Üşüdüğümde, ellerim ceplerimde değil artık,
senin sesinde çözülüyor parmak uçlarım,
her hecen, damarlarımda dolaşan bir sıcaklık gibi,
kanım bile senin adını öğrenmiş sanki.
Zaman vardı bir ara donuk, kırılgan, sessiz
ama sen geldin,
bir kelimenle eridi saatlerin üzerindeki buz,
takvimler yön değiştirdi,
mevsimler, senin nefesine sığınan göçmen kuşlar gibi.
Ben hastayım dediğimde
artık aynalara değil sana bakıyorum
çünkü yüzümdeki solgunluk değil iyileşen,
içimdeki eksiklik kapanıyor seninle.
Sen,
eczanelerde bulunmayan bir çare,
doktorların yazamadığı bir umut,
ruhuma kazınmış bir reçetesin
yan etkisi kahkaha olan,
fazlası bile zararsız bir mucize.
Üzülmek istiyorum bazen
insan kalbi eski yaralara dönmek ister ya
ama sen,
kederin omzuna dokunan bir utanç gibi,
onu kendi karanlığından bile utanır hale getiriyorsun.
Gözlerim dalgınlığa düştüğünde
artık boşluk yok orada,
seninle genişleyen bir evren var,
yıldızları huzurdan yapılmış bir gökyüzü gibi,
ve ben o sonsuzlukta
yönümü kaybettikçe kendimi buluyorum.
Bir denizsin sen
ama dalgaların tuz değil, sükûnet taşır
boğulmaktan korkmam bu yüzden,
çünkü senin derinliğinde kaybolmak,
en güvenli varoluş şekli.
Karanlık çöktüğünde şehirlerin üzerine
insanlar ışık arar telaşla,
ben gözlerini hatırlarım
ve geceler,
bir masalın ilk cümlesi gibi yumuşar.
Çünkü sen,
ışık olmak için yanıyorsun,
sen karanlığı ikna ediyorsun,
var olmaktan vazgeçmeye.
Sesin
rüzgârın içinden geçerken adımı bulan bir melodi,
ve ben her duyduğumda
eski benliğimden sıyrılıp
yeniden kuruluyorum içimde.
Birlikte susabildiğimiz anlar var
sessizliğin bile anlam kazandığı,
kelimelerin yetersiz kaldığı yerde
kalplerimizin birbirine dil olduğu.
Seninle sevgi,
bir his olmaktan çıkıyor artık,
bir iklim oluyor,
içinde yaşadığım,
her nefeste sana benzeyen bir hava.
Ve ben,
her gece biraz daha fark ediyorum
dünya sandığımız kadar geniş değil,
senin kalbin kadar derin,
ve benim sana olan hayranlığım kadar sınırsız sadece.. 
( Karanlığı İkna Edişin başlıklı yazı basak--kaya tarafından 2.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu