Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kadere Baş Kaldıran İki Kadın Ve Dünyadaki Yansımaları

Kadere Baş Kaldıran İki Kadın Ve Dünyadaki Yansımaları
Kadere Baş Kaldıran İki Kadın ve Dünyadaki Yansımaları

31 Mart 2026

H. Çiğdem Deniz 

Tren, bozkırın sessizliğinde ilerlerken dışarıya bakıyorum; her tepecik, her taş, sanki kendi hikâyesini anlatıyor bana. Ama ilginç olan, Leydi Em’in bakışıyla gördüğüm dünya ile benim gözlerim arasındaki fark. O her şeyi daha çok renkle, ışıkla, gölgeyle algılıyor; ben ise daha çok boşlukları, sessizliği ve ritmi. Aynı manzaraya bakıyor, ama iki farklı notada müzik dinliyoruz gibi.

Birden gözüm, trenin penceresinden yansıyan kendi siluetime takılıyor. Boş vagonun camında, sadece Leydi Em ve ben değiliz; geçmişten gelen gölgeler, trenin yıllarca taşıdığı yüzler, her gidiş ve gelişin izleri… Sanki her boş koltukta bir anı oturuyor, sessizce bekliyor. Bu farkındalık, bana bir tür sorumluluk hissettirdi; bu sessizlik, yalnızlık veya boşluk değil, aslında kayda değer bir tanıklık alanıydı.

Leydi Em'e dökülen yaprakların üstüne basamamış olan beni anlatıyorum. “Yoksa delirmiş miydin o zamanlar?” dedim… Doğayla konuşan bendim. Kimsenin duymadığı hikâyeleri ona anlatan da bendim. Şimdi de aynı rahatlıkla Leydi Em'e anlatıyordum. Saçlarımı şefkatle okşayan rüzgârın görünmez eli değil miydi bu? Yoksa ben bir şaman mı olmuştum, ya da kızılderililerin bir ferdi… yoksa, yoksa…

Aborjinler vardı değil mi… Onlara da benzer bir yanım olabilirdi. Onlar gibi doğayla konuşuyor, rüzgârı, ağaçları, taşları birer hikâye taşıyan varlıklar olarak algılıyor olabilirdim. Dreamtime’daki yaratılış hikâyeleri gibi, her yaprak, her esinti bana bir ders fısıldıyor gibiydi; ve ben, kimsenin duymadığı bu sessiz hikâyeleri Leydi Em’e anlatan bendim.

Şaşkındı, bunu açıkça tekrarladığı kelimeden anladım; demek “yapraklara basmaya kıyamadın” dedi. Belki de aynı rüzgâr gibi, o da o yaşının verdiği olgunlaşmış elleriyle okşayıp avutmak istedi beni. Ellerindeki ince çizgiler ve hafif kırışıklıklar, geçmişin sessiz ağırlığını taşıyor, her biri ortaokul yıllarında annesini kaybetmek üzere olduğu günlerdeki kendisini, kayıp ve korkusunu fısıldıyordu. Ve o eller hâlâ şefkatle dokunabiliyordu, hem geçmişin yükünü hem de beni avutuyordu.

Bu yolculuk, biz iki kadının ne kadar da benzer yanlarının olduğunu ortaya çıkarmakla kalmamış; dünya üzerindeki tüm kadınların, sosyal konumları, coğrafyaları ve zamanları ne olursa olsun, kaderin yüküne boyun eğmeyip ona baş kaldıran, kendi güçlerini ve direnişlerini taşıyan varlıklar olduğunu fark etmelerine vesile olmuştu.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Kadere Baş Kaldıran İki Kadın Ve Dünyadaki Yansımaları

Kadere Baş Kaldıran İki Kadın Ve Dünyadaki Yansımaları

çitlembik çitlembik