Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Kendi içinde susan kadın

Ben
uzun zamandır aynalara yüzümü değil,
sakladığım yorgunluğu bırakıyorum.
Çünkü bazı kadınlar
yaş aldıkları için değil,
içlerinden geçen fırtınaları tek başına taşıdıkları için eskimiştir.
Başımı kaldırdığım gök
mavi değil artık,
sanki bütün kuşlar
kanatlarını benim gecelerimde kırmış.
Bulutlar bile yorgun geçiyor üstümden,
ve ben
çırpınmayı yaşam sanan bir denizin
ortasında kalmış gibiyim.
Pencerelerimi örttüm bir süredir,
çünkü içeri giren her ışık
unutmaya çalıştığım yüzleri uyandırıyordu.
İnsan bazen
karanlığı sevdiğinden değil,
aydınlık fazla soru sorduğundan susar.
Göğsümde eski bir şehir taşıyorum şimdi,
sokak lambaları sönmüş,
meydanlarında terk edilmiş hayaller dolaşan bir şehir.
Her aynadan
ürkmüş bir kadın topladım yıllarca.
Kiminin gözlerinde yarım kalmış sevilmeler,
kiminin dudaklarında söylenememiş vedalar vardı.
Ben hepsini
kendim sandım bir süre.
Boynumda dolaşan şey
bir kolye değil artık,
sustukça ağırlaşan cümleler.
Bazı acılar
ses çıkarmaz ama
insanın nefes alışını bile değiştirir.
Ve evet,
kimse görmeden ağladım bazen.
Bir yastığın karanlığında,
geceyi uyandırmadan.
Öyle büyük değil belki,
ama derin ağladım.
Sanki içimde kırılan şeyi
kimse duymamalıymış gibi.
Sonra yüzüme
başkasından ödünç alınmış bir gülüş iliştirdim.
İyiyim dedim.
Bir uçurumun kenarında çiçek sulayan biri gibi.
Çok iyiyim,
çünkü kadınlar bazen
en çok dağıldıkları gün
en güzel görünürler.
Sor şimdi bana,
hangi vitrinin cansız mankeninden çaldım bu donuk tebessümü.
Hangi kışın içinde unuttum içimdeki baharı.
Gözlerimde uzun zamandır
hareket etmeyen bir deniz var.
Ne dalga oluyor artık,
ne kıyıya varabiliyor.
Yalnızca diplerinde
konuşulmamış acıları saklıyor.
Bir yanımı balkonlara astım gerçekten
belki biri içimdeki sessizliği fark eder diye.
Bir yanımıysa
kilitli bodrumlara gömdüm,
çünkü bazı kadınlar
acılarını saklamayı
annelerinden miras öğreniyor.
Ben,
hep doğru kalmaya çalışırken
kendinden eksilenlerdenim biraz.
Birilerini kurtarayım derken
kendi içimde kaybolanlardan.
Ve dünya,
beni bir masaya oturtup
ellerime umut verdi önce.
Sonra en güvendiğim yerden
sessizce çekti altımdaki sandalyeyi.
Şimdi içimde
yarısı kül olmuş bir masal taşıyorum.
Prensesi çoktan yorulmuş,
sonu hiç yazılmamış bir masal.
Ama yine de
enkazımın arasında
küçücük bir ışık saklıyorum.
Çünkü kadın dediğin şey bazen
paramparça olsa bile
kimse üşümesin diye
içinde hâlâ ateş taşıyan son evdir.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kendi içinde susan kadın

basak--kaya basak--kaya