Canan Ereren'in Ardında Kalan Zarafet
Canan Ereren'in Ardında Kalan Zarafet
4 Temmuz 2026
İnsan bazı dostlarını doğum tarihleriyle, aldıkları ödüllerle ya da yayımladıkları kitaplarla hatırlamaz. Hafızada önce sesleri kalır, sonra gülüşleri, ardından birlikte geçirilen yıllar...
Canan Ereren de benim için böyledir.
Bankacılık mesleğini geride bıraktıktan sonra ömrünü şiire, Türk Sanat Müziği'ne ve kültür hayatına adamıştı. Sakarya Yazarlar ve Şairler Derneği'nin üretken isimlerinden biriydi. Şiirleri besteleniyor, kitapları okurlarıyla buluşuyordu. Kıyıya Vuran Sessiz Dalgalar ve daha sonra yayımlanan Yalnız Yolculuğun Aheste Seyri, onun gönül dünyasının satırlara dökülmüş hâliydi. Ama ben onu kitap kapaklarından önce, aynı sahneyi paylaştığımız konserlerden hatırlıyorum.
SAYŞAD etkinliklerinde de, Türk Sanat Müziği korosunda da aynı sahnede bulunduk. Şiirin ve musikinin birbirine omuz verdiği o günlerde Canan abla, zarafetiyle bulunduğu ortama ayrı bir güzellik katardı.
İlk şiir kitabının imza günü Adapazarı Halk Kütüphanesi'nde düzenlenmişti. O gün kitabından, küçük yaşta gelin edilen kız çocuklarını anlatan şiirini seslendirme bahtiyarlığını yaşadım. Bir şairin kalbinden çıkan dizelere ses olmak, benim için unutulmaz bir sorumluluktu.
Perşembe günleri yaptığımız edebiyat toplantılarının da aranan yüzlerinden biriydi. Geldiğinde sohbetin rengi değişirdi. Şiir üzerine konuşurken sesi hiç yükselmez, düşüncelerini incelikle dile getirirdi. Dinlemeyi bilen insanların söylediği sözler daha uzun yaşar; Canan Ereren'in cümleleri de bende böyle yer etti.
Yıllar bizi farklı şehirlere savurdu. Ben Balıkesir'e döndüm, o Sakarya'da kaldı. Ama dostluğumuz mesafeye yenilmedi. Görüntülü görüşmelerle bir kitap kulübü kurduk. Okuduğumuz eserleri konuştuk, birbirimize yeni kitaplar önerdik. İkinci şiir kitabı Yalnız Yolculuğun Aheste Seyrini imzalayıp Balıkesir'deki evime göndermesi de bu dostluğun en zarif armağanlarından biri oldu. O kitap, kütüphanemde sadece bir şiir kitabı değil; ince düşüncenin, vefanın ve yıllara direnen dostluğun sessiz bir hatırasıdır.
Kütüphanemde imzalı kitabını her elime alışımda, bir zamanlar aynı sahnede türküler söylediğimiz, şiirler okuduğumuz günler usulca kapımı çalar. Dostluğun da şiir gibi yıllara meydan okuyabildiğini Canan Ereren'den öğrendim. Geriye bıraktığı dizeler kadar, insanlığını da minnetle hatırlayacağım.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.