Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Sırlarını Koruma Telaşı

Sırlarını Koruma Telaşı

SIRLARINI KORUMA TELAŞI 


16 Haziran 2026


Sarayların yerini koro salonları aldı. İpek elbiselerin yerini siyah konser kıyafetleri, baloların yerini provalar. Ama insan değişmedi. Her topluluğun kendi fısıltıları, kendi ittifakları, kendi küçük kırgınlıkları var. Ben de bazen kendimi bir köşede oturmuş görünmez bir gözlemci gibi hissediyorum. Elimde tüy kalem değil belki ama güncem var. Duyduklarımı değil, duyduklarımın insanlara ne yaptığını yazıyorum.


Aslında Lady Whistledown ile Çiğdem'in yani günce anlatıcısını olan beni karşı karşıya getirmek ne kadar doğru?


Ben dedikodunun peşinde koşan biri gibi değil, insanların kendilerini ele verdikleri küçük anların peşinden giden biri olarak yazıyorum. Bir bakış, yarım kalmış bir cümle, gereğinden fazla yükselen bir kahkaha... Güncelerimin malzemesi bunlar.


Koroya döndüğüm ilk gün, tatilden dönüşün sıcaklığıyla karşılandım. Daha kapıdan girer girmez "Hoş geldin", "Tatil nasıl geçti?" soruları etrafımı sardı. İnsan özlendiğini hissedince mutlu oluyor. Demek ki yokluğum fark edilmiş diye düşündüm içimden.


Fakat işin başka bir yanı da vardı.


Bir zamanlar Londra sosyetesinden "Bridgerton" Lady Whistledown'ın kaleminden çekinildiği gibi, bizim koronun bazı üyeleri de güncelerimin satırlarından çekiniyor olabilirler mi diye düşünmeden edemedim. Aramızdaki fark şu; o sırları ortaya çıkarmak için yazıyordu, ben insanların hikâyelerini anlamaya çalışıyorum.


Yine de insan merak ediyor.


Acaba yüzlerindeki her çizginin, her mimiğin, seslerindeki en ufak titreşimin onları ele verebileceğinin farkındalar mı?


Tam o sırada gözüm Nevres'e ilişti. Etrafını birkaç hanım çevirmişti. Kahkahalar havada uçuşuyor, sohbet dallanıp budaklanıyordu. Nevres ise bir ara yarı ciddi yarı şakacı bir ses tonuyla:


"Ser verin de sır vermeyin!"


dedi.


İlginç olan, bu sözün ardından hanımların gerçekten biraz toparlanmalarıydı. Sanki görünmez bir noterin toplantıya katıldığını fark etmiş gibiydiler.


O an kendi kendime gülümsedim.


Lady Whistledown olsaydı o çemberin tam ortasına dalar, ertesi gün bütün ayrıntıları kaleme alırdı. Ben ise uzaktan bakıp insanların sırlarını değil, sırlarını koruma telaşlarını not ettim.


Belki de asıl hikâye oradaydı.


H. Çiğdem Deniz 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sırlarını Koruma Telaşı

Sırlarını Koruma Telaşı

çitlembik çitlembik