Turâbî Âsuman
Şüphe götürmez, gölgem yetiyor.
Nefesim belli ediyor yaşadığımı,
İri gözlerde ufalanan ağırlığımı,
Yaşarken adımın yok sayıldığını...
Bilirim toprak alınca anılacağımı.
Kibri Kaf Dağı’na hayran maskeler,
Hırs taşlarını gövdeye döşeyenler,
Varoluşu zincir kamçıyla dövenler,
Konuşurken dimağıma diş bileyenler...
Bilirim turâbî olunca eşit olacağımı.
Hüzne boğup yaşlara gark edeni,
Mahsunluğun tenine kılıç çekeni,
Karmik silikleştiren Ebu Cehil zihni,
Diri diri de bedenimi örtenleri...
Bilirim toprakta adaletle olacağımı.
Öfkenin karanlık kuyusuna hüküm,
Suskunun dizlerini kıramaz sözün.
Sabra mecal kalmadığında hüküm.
Söyler ilahi takdir edilenleri, ne âlâ.
Deme sakın, şair son kez ne demiş...
Hayattayken bilmeli insan insan hâlini.
Sus diye tuttuğu o el, korktuğu hissi.
Boy aynasında yansıma, güç gösterisi.
Esamem okunmadı dünyanın dilinde.
Ölüm emri haktır; zikretmeyin ismimi.
En son gökyüzünü de aldılar elimden.
Koptu fırtına: "Eğ başını," dedi toprağa.
Acıyla yoğrulan hayat harmanında,
Öptüm alnını atalarımın yatağında.
O âsumana ilişemez canlıların sesi.
Hamiye GÜL
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.