Hey Benim Sevdiğim Bağışla
Haydi bir daha oku şimdi,
ama önce öp ve kokla sana kalan ne varsa
bu yarım hikayeden geriye.
bilirsin, her gidiş aslında bir kalıştır,
saklanır insan
en çok da o can yakan yerde.
Şimdi hangi sokağa çıksam adın fısıldanır rüzgarla,
hangi şarkıya tutunsam içinde senden bir şeyler.
Biliyorum, dünya dönmeye devam edecek,
ve biz,
iki ayrı kıyıda büyüteceğiz ayrılığı.
Yolun açık, yüreğin ferah olsun,
eksik bıraktığın ne varsa helaldir sana.
Gözün gözümde,
dudak izin son sayfada öylece duruyor...
ve kalbim seninle.
Gözlerindeki o son bakışı da alıp ceplerine,
Yürüyorsun şimdi hiç bilmediğin o meçhul diyarlara.
Adımların ağır, yükün sadece hasret
Bir de benim o sitem dolu, o masum elvedam…
Her gece bir şiir diye fısıldayacağım seni geceye.
Belki bir gün, bir başka mevsim yağmurunda,
Yollarımız kesişir yine .
Şimdi kapat mektubu, koy göğsünün en soluna,
Orada bir yerlerde hep taze kalsın.
Gidiyorsun sevgili, emanetsin kendine,
Unutma beni.
Toprağa düşen her damla yağmurda beni hatırla.
Şimdi ,ayrılığın hakkını verme vakti,
Başın dik, yüreğin yaralı .
Sana ne bir ahım var ne de kırık-dökük bir sitemim,
Kaldır başını hadi, bakma öyle yere doğru,
Biz ki ne fırtınalardan geçtik el ele.
Bu da geçer,
Sen yeter ki iyi bak kendine
Git hadi...
Ardında bıraktığın her şey bana emanet.
Hey benim sevdiğim bağışla,
eğer bir eksiğim olmuşsa,
de ki ‘gözün gözümde hala’…
İşte insan bazen yaşatamıyor neylersin,
sevdası kadar sevgisini,
inan hiç unutmayacağım,
o kahverengi gözlerini …
Kim bilir hangi buluttan daha ne yağmurlar yağacak üzerimize,
Kiminin adı bereket olacak,
kimi deli seller akıtacak içimize…
Bir niyettir işte kavuşmak
Bir gün mutlaka .
Şimdi bu yolun hangi durağında dursam yalan,
Hangi ağacın gölgesine sığınsam yabancı.
Cebimde senin eski fotoğrafların,
Ve kulaklarımda gitgide yer eden o son cümlen…
Elveda…
İnsan en çok da alışmaktan korkarmış meğer,
Ben sana alışmışken bu kadar,
bu zamansız gidiş niye?
Yine de sitem etmiyorum.
Ben seni unutmak için sevmedim ki .
Gittiğin yerlerde çiçekler açsın, incinmesin o naif yüreğin,
Ben buralarda senin bıraktığın izlerle konuşurum.
Bir fincan kahvenin buharında tüten
Gözlerin gelir oturur karşımdaki o boş sandalyeye,
Gülümserim ,
sanki hiç gitmemişsin gibi.
Sanki perdeleri aralasam yine o eski İstanbul sokağındayız.
Gençliğimizin o telaşlı, o deli dolu, o mağrur günleri…
Şimdi yaş almak, biraz da anıların yükü altında ezilmekmiş.
Sen orada kendi ömrünü sessizce geçirirken,
Ben burada bir şiirin son satırına kazıyacağım adını,
Kimseler bilmeyecek,
kimseler duymayacak bu sessiz çığlığımı.
Bir gün gelir de düşerse yolun buralara,
Bil ki bıraktığın yerdeki o deniz hiç durulmadı.
Dalgalar vurur durur hala sitemkarca sahile,
Biz seninle yaşanması mümkün olan en güzel anıları yaşadık ,
Şimdi ayrı kaldıysak kabullenmek düşer bize.
Yastığına kapat yüzünü şimdi,
Ve fısılda geceye, o sevdiğimiz şarkıyı
“Gidiyorsun…” “kalbinde bana olan duygularla “
Sen hep mutlu kal, hep çocuksu , hep neşeli
Gözün arkada kalmasın.
Ben iyiyim.
Sende hakkını helal et.
redfer
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 3
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.