Yerçekimi Kesikleri
Yüzey gerilimi yüksek bir sıvıdır şehir,
İçine batamadıkça üstünde yüzdüğümüz.
Biz o ince zarda büyüttük tırnaklarımızı;
Kök salamadıkça, bastığı yeri aşındıran birer dip akıntısı gibi.
Işık kırılmasıyla saklanan o ara saatte,
Beton gözeneklerinden sızan griyi emdi gövdemiz.
Kimse bize dikey büyümeyi öğretmedi,
Biz sadece durduğumuz boşlukta yoğunlaşmayı beceremedik.
Masada unutulmuş bir bardak demli çay gibiyiz,
Sıcaklığını yitirdikçe oksijenle kararan, dipte ağırlaşan.
Kendi kimyamızla boğuluyoruz sessizce;
Bizi kimse eksiltmiyor, biz havayla temas ettikçe koyulaşıyoruz.
Hangi duvara yaslansam arkasında bir yalıtım uğultusu,
Herkes kendi yankısını hapsetmiş sıvaların boşluğuna.
Oysa bir odanın hacmini belirleyen tek şey,
İçeride duran eşyaların değil, o dilsiz betona çarpan nefesin ağırlığı.
Artık avuçlarımda ne bir sığınak arzusu var,
Ne de bir limanın beni yutma ihtimali.
Yerçekimi sadece kütlesi olanları bağlar bu dünyaya;
Ben, iki ağırlık arasında asılı kalan o kırık ritmin peşindeyim.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.