Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 9
Dört arkadaş, karşı duvardaki gün ışığını görünce bir süre konuşmadan oraya baktılar.
Celal heyecanla:
"Gerçekten dışarı çıkıyor olabiliriz!"
Yaşar hemen uyardı:
"Acele etme. Önümüzde şu çukur var."
Fenerlerin ışığını çukurun içine tuttular.
Çukur oldukça derindi. Dibi görünmüyordu. Karşı taraftaki açıklık ise yaklaşık üç metre ilerideydi.
Halit başını iki yana salladı.
"Buradan atlayamayız."
Celal çevresine baktı.
"Bir şey bulup köprü yapabiliriz."
Baki hemen mağaranın duvarlarını incelemeye başladı.
"Burada bir şey olmalı."
Bir süre sonra yerde kalın, kuru bir ağaç dalı buldu.
Baki dalı kaldırdı.
"Bu işimizi görebilir."
Celal güldü.
"Bu dal mı? Bunun üzerinden geçemeyiz."
Baki dalı çukurun üzerine uzattı.
"Üzerinden geçmeyeceğiz. Tutunmak için kullanacağız."
Yaşar çantasından ip çıkardı.
"Yanımda biraz ip var."
Celal şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen ne zaman hazırladın onu?"
Yaşar gülümsedi.
"Mağaraya define aramaya gelirken biraz tedbir almak fena olmaz.Bu işler benim işlerim."
Baki ipin bir ucunu kalın bir kayaya bağladı.
Diğer ucunu da karşı tarafa geçirmek gerekiyordu.
Halit:
Önce ben geçebiilirim."
Baki başını salladı.
"Hayır. Ben geçeceğim."
Celal hemen karşı çıktı.
"Sen zaten hayvanla boğuştun. Biraz da biz bir şey yapalım."
Baki ona baktı.
"Sen benden önce boğuştun..Hem bak hala eseri üzerinde mevcut diyerek Celal'ın ıslak pantalonunu gösterdi. "İçinizde en hafif benim.Onun için önce ben geçeyim."
Celal kaşlarını çattı.
"Her şeyi tek başına yapmak zorunda değilsin."
Baki kısa bir süre sustu.
Sonra başını salladı.
"Tamam. Sen geç."
Celal ipi eline aldı.
Çukurun kenarına geldi.
"Ben karşıya geçip ipi sabitleyeceğim."
Yaşar:
"Dikkatli ol."
Celal derin bir nefes aldı.
Ayağını uzatıp karşıdaki çıkıntıya bastı.
Bir elini kayaya, diğerini ipe tutundurdu.
Yavaşça ilerlemeye başladı.
Bir adım...
Bir adım daha...
Tam karşıya ulaşmak üzereyken ayağının altındaki taş yerinden oynadı.
Celal'in ayağı boşluğa geldi.
"Celalllllllll...!"
Baki ve Halit aynı anda ipe asıldı.
Celal çukurun kenarından sarkmıştı.
"İpi bırakmayın!"
Baki bütün gücüyle çekti.
Yaşar da ona yardım etti.
Üçü birlikte Celal'i yukarı çektiler.
Celal yere çıktığında birkaç saniye boyunca nefes nefese kaldı.
Halit:
"İyi misin?"
Celal başını salladı.
"İyiyim."
Sonra gülümseyerek:
"Sanırım biraz fazla heyecanlandım."
Baki gülerek:
"Bir daha tek başına kahramanlık yapma."
Celal:
"Sen konuşma."
Dördü de kısa bir süre güldü.
Ancak bu mutluluk uzun sürmedi.
Çünkü mağaranın içinden yeniden bir gürültü geldi.GÜÜÜÜMM..
Tavandan taşlar düşmeye başladı.
Yaşar korkuyla yukarı baktı.
"Mağara yeniden çöküyor!"
Baki hemen bağırdı:
"Herkes çıkışa!"
Önce Halit, sonra Yaşar karşı tarafa geçti.
Baki son olarak Celal'e baktı.
"Sen git!"
Celal başını salladı.
"Hayır. Sen geç."
"Celal, git!"
"Önce sen!"
Bir taş tam aralarına düştü.GÜM...
Baki geri çekildi.
"Tamam! İkimiz beraber!"
İkisi aynı anda ipe tutunarak ilerlemeye başladı.
Mağaranın içinden gürültüler yükseliyordu.ÇAT! GÜM! TAK!...
Baki karşıya ulaştığında dışarıdan gelen ışık yüzüne vurdu.
Gözlerini kıstı.
Gün ışığı...
Gerçekten dışarıdaydı.
Baki son bir hamleyle kendini açıklığın dışına attı.
Celal de hemen arkasından çıktı.
Dördü birkaç saniye boyunca yerde oturup nefes nefese kaldılar.
Yaşar gökyüzüne baktı.
"Başardık..."
Halit derin bir nefes aldı.
"Ben bir daha mağaraya girmem."
Celal güldü.
"Defineyi almadan mı?"
Halit'in yüzü değişti.
"Define!!!!"
Dördü aynı anda birbirine baktı.
Mağaranın içinde buldukları altınlarla dolu kutu hâlâ içerideydi.Can derdine düştükleri için defineyi içerde unutmuşlardı
Baki yavaşça ayağa kalktı.
"Onu orada bıraktık."
Celal:
"Yav biz manyak mıyız? Bunca çileyi ne diye çektik? Kaç kere canımızda olayazdık Peki şimdi ne yapacağız?”
Baki mağaranın girişine baktı.
"Şimdilik hiçbir şey."
Yaşar şaşkınlıkla:
"Nasıl yani?"
Baki:
"Önce kendimizi kurtardık. Sonra yardım getiririz."
Tam o sırada uzaktan bir ses duyuldu.
"BAKİ!"
Dördü birden başını çevirdi.
Mağaranın yakınındaki patikadan birkaç kişi koşarak geliyordu.
Yaşar gözlerini kıstı.
"Kim bunlar?"
Baki dikkatle baktı.
Sonra yüzünde bir gülümseme belirdi.
"Sanırım bizi aramaya gelenler."
Fakat Baki'nin bilmediği bir şey vardı.
Mağaranın içinde bıraktıkları define sandığının yanında, başka bir şey daha vardı.
Ve o şey...
Onların mağaraya yeniden dönmesini gerektirecek kadar önemliydi.
Devam Edecek
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.