Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 14
İsmail Dede kapının önünde uzun süre ayak izine baktı.
Baki, Celal, Yaşar ve Halit de onun arkasında durmuştular.
Kimse konuşmuyordu.
Sonunda Halit sessizliği bozdu.
"Bu ayak izi biraz önce mi oluşmuş?"
İsmail Dede başını salladı.
"Toprak hâlâ taze."
Baki eğilip izi inceledi.
"Demek bizi gerçekten biri takip ediyor."
Celal etrafa baktı.
"Peki nereye gitti bui buhar olup uçmadı ya?"
Baki'nin canı sıkılmıştı bu işe.
"Ulan her kim isen eğer bir yakalarsam anandan emdiğim sütü burnundan getirmezsem senin, bana da Şampiyon demesinler."
Yaşar yolun ilerisine baktı.
Ayak izleri köyün dışına, oradan da ormana doğru gidiyordu.
Baki ayağa kalktı.
"Peşinden gitmeliyiz. Haydin arkadaşlar vakit kaybetmeyelim."
Celal hemen itiraz etti.
"Hayır! Kesinlikle hayır! Öldüm bittim yorgunluktan yav!"
Yaşar:
"Zaten birazdan bizimle geleceksin."
"Ben neden geliyor muşum? Gelmiyorum arkadaş. Bıktım artık şu mağaraya girip çıkmaktan. Her seferinde başımıza bir iş geliyor."
Halit cevap verdi:
"Çünkü korksan da merak ediyorsun."
Celal cevap veremedi.
Baki sinirlenmişti.
"Şimdi münakaşa etmenin vakti değil.
"Ben gidiyorum. Gelen gelsin gelmeyen gelmesin."
İsmail Dede onlara baktı.
"Tek başınıza gitmeyeceksiniz."
Baki:
"Sen de mi geleceksin?"
Yaşlı adam bastonunu aldı.
"Bu hikâyenin geçmişini en iyi bilen kişi benim.Onun için benin de gelmem gerek.
Bir süre sonra beş kişi ormana doğru ilerliyorlardı.Ayak izlerini yeniden buldular ve takip etmeye başladılar.
Ayak izleri onları eski değirmenin yakınına kadar götürdü.
Fakat burada izler bir anda kayboldu.
Yaşar şaşkınlıkla yere baktı.
"Burada bitiyor."
Baki çevreyi inceledi.
"Ne oldu bu izlere yav? Sanki buhar oldu uçtular. Ama ne pahasına olursa olsun bulacağım o hergeleyi."
Sonra değirmenin duvarında küçük bir işaret gördü.
Aynı sembol.
Dört arkadaş birbirine baktı.
İsmail Dede'nin yüzü ciddileşti.
"Bu sembolü babam da kullanırdı."
Baki şaşırdı.
"Demek sandıkların sırrını aileniz biliyordu."
İsmail Dede derin bir nefes aldı.
"Ben de her şeyi bilmiyorum."
"Ne demek istiyorsun?"
"Babam bana yalnızca bir şey söylemişti."
"Ne söylemişti?"
İsmail Dede duvardaki sembole baktı.
"Üç sandık geçmişi saklar. Dördüncü sandık ise gerçeği açıklar."
Baki'nin gözleri büyüdü.
"Bu söz ne demek dede? Sanki bilmece oldu. Dördüncü sandık nerede peki, biliyor musun?"
İsmail Dede cevap vermeden önce değirmenin içinden bir ses geldi.Gıcırrrrr...
Kapı kendi kendine açılmıştı.
Celal korkuyla gayri ihtiyari geri çekildi.
"Ben bunu hiç sevmedim. Anammmm, cinler,şeytanlar geliyor.
"Lan sus! Ağzını hayır aç. Yine korkaklığın tuttu" dedi Yaşar."
Baki fenerini yaktı.
"Gelin lan! Ya herro ya merro...İçeri giriyoruz.Ulan benim adım Cin Baki. Her kimse o hergele, kurtulamaz benim elimden"
Ve beş kişi, yıllardır kimsenin girmediği eski değirmene adım attı.
İçeride onları bekleyen şey ise yalnızca eski bir değirmen değildi.
Duvarın arkasında gizli bir oda vardı.
Odanın ortasında da...Dördüncü sandığın haritası duruyordu.
Devam Edecek
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.