Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 10

Lokantanın önünde altı kafadar öylece kalakalmıştı.Nuri Hoca'nın yüzü bembeyazdı.Bir eli cebinde, diğer eliyle ceketinin bütün ceplerini tek tek yokluyordu.

Sağ cep...Boş.Sol cep...Boş.İç cep...Boş.Arka cep...Boş.Bir daha sağ cep...Yine boş.

Nuri Hoca başını kaldırdı.

— Yok.

Şampiyon Baki:

— Kesin mi?

— Kesin.

Mehmet Fikret:

— İçinde ne kadar vardı?

Nuri Hoca derin bir nefes aldı.

— Bir miktar para, kimlik, ehliyet, banka kartları...

İpçi Erdoğan hemen:

— Hocam, banka kartlarını iptal ettir.

Nuri Hoca:

— Önce cüzdanı bulalım!

Erdoğan:

— Doğru.

Türkmenoğlu:

— En son nerede gördün?

Nuri Hoca düşündü.

— Sabah köyde.

Sami Hoca:

— Sonra?

— Sonra traktörde.

Baki:

— Sonra?

— Çeşmede su içerken...

Bir anda herkes sustu.

Erdoğan:

— Ben de orada telefonumu kaybetmiştim.

Sami Hoca:

— Sen telefonunu kaybetmedin. Diğer cebinde buldun.

Erdoğan:

— Olsun, aynı yer.

Nuri Hoca:

— Demek ki çeşmede düşürmüş olabilirim.

Baki:

— Ama çeşme buradan epey uzakta.

Mehmet Fikret hemen araya girdi:

— Ben gitmem.

Herkes ona baktı.

— Niye?

— Ayağım ağrıyor.

Sami Hoca:

— Ben de gitmem.

Baki:

— Sizin ayağınız zaten ağrıyor.Bahane hazır hemen  

Mehmet Fikret:

— Evet.

Nuri Hoca:

— O zaman cüzdanı kim bulacak?

İpçi Erdoğan elini kaldırdı.

— Ben.

Beş kişi birden:

_HAYIRRR!

Erdoğan şaşırdı.

— Niye?

Baki:

— Sen kaybolursan seni de aramak zorunda kalırız.

Sonunda karar verildi.Nuri Hoca, Baki ve Türkmenoğlu çeşmeye kadar gidecekti.Sami Hoca, Mehmet Fikret ve İpçi Erdoğan ise Divriği'de bekleyecekti.

Mehmet Fikret:

— Peki biz ne yapacağız?

Nuri Hoca:

— Siz burada oturun.

— Nerede?

— Şurada.Şu parkın içinde.

Mehmet Fikret etrafa baktı.

— Sandalye var mı?

Baki gülmeye başladı.

— Senin bu gezi boyunca tek derdin sandalye oldu.

— Ayağım ağrıyor.

Sami Hoca:

— Ben de bir sandalye istiyorum.

İki arkadaş kaldırım kenarına oturdu.İpçi Erdoğan yanlarında ayakta duruyordu.

Mehmet Fikret:

— Erdoğan, sen de otur.

— Ben bekleyeceğim.

— Neyi?

— Cüzdanı.

— Cüzdan burada değil ki.

Erdoğan:

— Olsun, bekliyorum.

Sami Hoca:

— Bence sen gerçekten başka bir dünyada yaşıyorsun.

Nuri Hoca, Baki ve Türkmenoğlu eski yoldan geri dönmeye başladı.Yol uzundu.Nuri Hoca birkaç dakika sonra:

— Cüzdan kesin buradadır.

Baki:

— İnşallah.

Türkmenoğlu:

— Bulamazsak?

Nuri Hoca:

— O zaman Divriği'den Sivas'a kadar yürürüm.

Baki:

— Hocam, o kadar da değil.

Nuri Hoca:

— Ne yapacağız?

Türkmenoğlu:

— Erdoğan'dan borç isteriz.

Baki kahkahayı bastı.

— Erdoğan'ın kendine ait para taşıdığını mı düşünüyorsun?

Tam o sırada arkalarından bir araç geldi.Araç yavaşladı.İçinden köydeki genç indi.

— Nereye gidiyorsunuz?

Nuri Hoca:

— Cüzdanımı arıyorum.

— Ben de yardımcı olayım.

Böylece dört kişi birlikte çeşmeye doğru devam ettiler.Bir süre sonra çeşmeye ulaştılar.Nuri Hoca hemen etrafı aramaya başladı.Çeşmenin kenarı...Ağaç altı...Taşların arası...Hiçbir yerde yoktu.

Baki:

— Emin misin burada düşürdüğünden?

Nuri Hoca:

— Eminim.

Türkmenoğlu:

— Belki arabada.

Nuri Hoca:

— Olabilir.

Köylü genç:

— Arabayı kontrol edelim.

Devam Edecek

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Edebiyat Evi Dedelerinin Sivas Macerası 10

Nuri Baş Nuri Baş