Porselen Kırıkları
Issız bir masanın kenarında çatladı hatıra.
Beyaz porselenin gövdesinde sızlayan o dilsiz nehir,
antikacının tozlu rafında, tavan arası tenhasında unutulmaya yüz tuttu.
İçindeki telve karası, o kırk yıllık vefanın tortusu
gelen geçenin ayakları altında un ufak şimdi.
İnsan terk edildikçe eskir sanır eşya,
oysa eşya, unuttukça çatlatır kendi derisini.
O kulpun parmak uçlarından koptuğu ilk kırılma anında,
zamanın bütün hoyrat ağırlığını tek başına üstlendi bu porselen.
Güneş sızamıyor artık o derin yarığın saklı çekirdeğine.
İki ömrü aynı masada buluşturan o gövde,
şimdi kendi parçalarını bile toplayamayan kırık bir hafıza.
Fincan yere düşüyor, ahşap mermerleşiyor o sağır sessizlikte.
İz kalmıyor geçmişe dair;
dağılıyor kil parçaları gecenin uçurum rüzgârında.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.