Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
14.09.2026 · 252 · 1 · Tahmini 2 dk okuma
Yıldız Yazı 15.09.2026
PDF olarak indir

“Kör Tahta Ve Silgi” şiirini çevrimdışı oku.

İndir
5 (1 oy)

Kör Tahta Ve Silgi

Bu şiirde yer alan tüm metinler, tamamen kurgusal (kurmaca) bir evrenin

ve sanatsal bir yaratımın ürünüdür. Şiirlerde geçen karakterler, unvanlar,

mekânlar, olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup evrensel insan doğasını,

güç olgusunu ve bireyin içsel/vicdani sorgulamalarını ele almak adına birer 

edebî metafor olarak kullanılmıştır.


Metinlerin hiçbirinde gerçek bir şahsı, kurumu veya toplumsal yapıyı hedef alma,

hedef gösterme, karalama veya alenen aşağılama amacı (kastı) bulunmamaktadır. 

Gerçek hayattaki kişi, kurum ya da olaylarla var olabilecek her türlü benzerlik 

tamamen tesadüfidir.


Eserlerin tamamı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve uluslararası hukuk metinleri 

tarafından güvence altına alınan "Sanat ve İfade Özgürlüğü" sınırları içerisinde, 

tamamen edebî ve estetik kaygılarla kaleme alınmıştır.

Yazar: Karanlıkta saklı ışık

---

Sabahın ilk ziliyle başlayan o gürültülü ayin,

koridorların soğuk betonunda yankılanıyor.


Önümde açık duran yoklama defteri;

yaşayanların değil, tek tipleştirilen ruhların sicili gibi.


Burası, yukarının tornasından geçsin diye

körpe zihinlerin teslim edildiği o büyük atölye,

benim kürsümün hemen önündeki

pırıl pırıl, henüz kirletilmemiş dilsiz saflık...


Elimde kırmızı mürekkepli bir kalem,

notları düşüyorum sayfaların kenarına;

dün gece onaylanan, içi boşaltılmış müfredatın ağırlığı

henüz omuzlarımda.


Göz göze geliyorum arka sıradaki çocukla;

kendi çocukluğumun cenazesini kaldırıyorum.


Fakülteden mezun olurken göğe fırlattığım o özgür fikirler,

müdür odalarının protokol kokan ağır havasında,

o sicil notu kaygılarında boğuldu.


Şimdi ne zaman bir konuyu anlatmaya kalksam kürsüde,

hakikat, müfettiş raporlarının gri, ruhsuz satır aralarına gizleniyor;


ben bir rehber değil,

çocukların kanatlarını aynı hizada kesen bir infazcı gibiyim artık.


Bize emanet edilen o delişmen nehirleri,

sistemin kurak kanallarına hapsediyorum.


Bir çocuğun gözündeki o özgür parıltıyı söndürmek

kaç ek ders ücreti eder?


Hangi karne notu örter

bir gencin kendi şarkısını söylemesine engel olan o kalın duvarları?


Bakanlık salonlarında

başarı grafiklerinin yaldızlı sunumları yapılırken,

biz her itirazı usulca bastırdıkça

bu gri okul binalarının kasveti memleketin üstüne çöküyor.


Akşam kapılar kilitlenip

tebeşir kokulu sessizlik baş başa kaldığında benimle,


sıraların arasında unutulmuş

kırık bir cetveli alıyorum elime.


Kara tahtanın keçeleşmiş, yorgun silgisini

avuçlarımın arasında çeviriyorum.


Parmak uçlarıma bulaşan

zoraki onayların, boyun eğişlerin tozu kalıyor.


Biliyorum,

bu tebeşir lekesi gibi kolayca çıkmaz ruha sinen bu ağır vebal.


Yukarıda uysal nesiller yetiştiren

o örnek, makbul öğretmenliğim,


boş sınıfta asılı duran yoklama defterinde

her gün biraz daha eksiliyor.


Son zil çalıyor.


Tahtada,

silinmemiş tek bir cümle kalıyor:


“Bunu ben öğrettim.”

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kör Tahta Ve Silgi

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık