Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Emanet

Bir gece

Mekke'nin taşları susarken

bir adam çıktı karanlıktan.


Elinde hükümranlık yoktu,

ardında ordu yoktu,

dilinde kendisine çağıran bir söz de yoktu.


Allah birdir dedi.


Ve insanın içine

dünyadan daha ağır bir kelime bıraktı:

tevhid.


Sen geldin,

fakat kendinden bir âlem kurmadın.


Kendine secde ettirmedin taşı,

kendin için yükseltmedin sunağı.


Kula kulluğun zincirini kırıp

kul ile Rabbi arasındaki

o berrak yolu gösterdin.


“Ben de sizin gibi bir beşerim”

diyen bir elçiydin.


Ne göğün sahibi,

ne duanın menzili—


yalnızca emanetin taşıyıcısı.


Vahiy geldiğinde

onu kendine mal etmedin.


Söz, sahibine aitti.


Sen sustun;

emanet konuştu.


Sen yürüdün;

yolun sahibi Allah'tı.


Sen tebliğ ettin;

hidayetin kapısını O açtı.


İşte seni sevmek

burada başlıyor belki:


Seni,

sana ait olmayanı sana vermeden sevmekte.


Seni yükseltirken

Rabbinden eksiltmemekte.


Adını anarken

getirdiğin kitabı unutmamakta.


Biz ise ne tuhaf kullarız—


Kitabı öperiz,

hükmünden kaçarız.


Sünneti överiz,

ahlâkına yanaşmayız.


Salâtı dilimizde çoğaltır,

emaneti elimizde eksiltiriz.


Bir yetimin yüzüne bakarken

acelemiz vardır.


Bir mazlumun âhını duyunca

hesabımız.


Bir haram kapısında

nefsimize bin mazeret buluruz.


Sonra sana salât getirir

kendimizi iyi sanırız.


Hayır.


Sen bize

kendimizi iyi sanmayı değil,

kendimizi tartmayı öğrettin.


Ölçüyü gösterdin.


Malın karşısına emaneti,

öfkenin karşısına hilmi,

kibrin karşısına ubûdiyeti,

zulmün karşısına adli koydun.


Ve insanı

insanın üstüne değil,

Rabbinin huzurunda

sorumluluğa çağırdın.


Şimdi yüzyıllar geçmiş.


Bizim şehirlerimiz büyümüş,

sesimiz çoğalmış,

dünyanın her tarafına ulaşan

nice vasıtamız olmuş.


Fakat bir insanın kalbine

hak sözü ulaştırmak hâlâ zor.


Çünkü insanın en yüksek duvarı

taştan değil.


Nefsinden örülür.


İşte orada

senin bıraktığın iz beliriyor:


Kılıçta değil yalnız,

merhametin sınırında.


Sözde değil yalnız,

söze sadakatte.


İbadette değil yalnız,

ibadetin insanı değiştirmesinde.


Ey Allah'ın Resûlü,


Sana dair en büyük şahitliğimiz

seni göklere çıkarmak değil;


getirdiğin hakikati

yeryüzünde taşımaktır.


Bir tüccar teraziyi doğru tuttuğunda,

bir baba çocuğuna zulmetmediğinde,

bir güçlü kendinden zayıf olana

el kaldırmadığında,


orada senin tebliğinin

bir izi sürülür.


Belki naat budur:


Seni anlatırken

Rabbini unutmamak.


Seni överken

kendimizi aklamamak.


Sana salât ederken

emanete sırt çevirmemek.


Ve bir gün

bütün sözler sustuğunda,


ardımızda

güzel cümleler değil,


hak yememiş bir el,

incitmemiş bir dil,

emanete hıyanet etmemiş bir ömür

bırakabilmek.


Çünkü sen geldin—


kendine bir taht kurmaya değil,


insanı

tahttan indirip

Rabbine kul olduğunu hatırlatmaya.


Biz hâlâ

o ilk cümlenin önündeyiz:


Allah birdir.


Ve insan,


O'nun huzurunda

ne kadar insan olduğunu

ömür boyunca

kendine sorar.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Emanet

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık