Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Kadim Bağlar

Kök, killi toprakta yönünü arıyor.

Gönlün ısırgan bürümüş bahçesinde,

betonların çatlağından fırlayan devedikeni.

Kaleler hikâyeymiş, yaşayarak öğrendim;

poyrazda unvanlar değil, omuzlar kenetlenir.


Zaman, tezgâhtaki taşta yontarken ömrü,

geriye kelimeler değil, ceket kalır.

Yaş sokağın tozuna karışırken,

yakamızdan tutup bizi kendimize getiren el,

bütün nutuklardan ağır basar terazide.

Sigara dumanına karışan tek bir "eyvallah",

göğüsteki yangını harlamaya yeter.


Gece isliyken,

lambanın ışığı düşer kaldırıma.

Çan kulesi gürültüsü yatışır o adımı attığında,

gölgeler gibi yürürüz, çamura bata çıka.

Barikatlar, yüksek duvarlar,

tütün kokan o sessiz sözde erir gider.


Levhalar, sınırlar, duvarlar…

Hiçbiri dokunamaz aramızdaki sicime.

İnsan, bir nefeste soluklandıkça anlar

küfeyi taşımanın aslında ne kadar kolay olduğunu.


Yalanın vitrinini kıran bir dürüstlük bu;

seni, karakollarda bile sakladığın kuyulardan çıkarır.

Tek bir kelam, kurak toprakta fışkıran pınardır;

temizler üstümüzdeki çamuru,

ruhunu dünyanın hırslarından tek hamlede sıyırır.


Tavanlar üzerimize çöktüğünde,

durup düşünmeden altına giren o sert gövde…

Aynı soğukta yan yana soluklanmak bile

çürümüş dünyayı şefkatle genişletir,

içindeki boşluğu kapatır.


Herkes giderken arkada duvar gibi beliren,

gece yarısı yıkılan köprüleri tamir eden odur.

Zamanın çarkı her şeyi unuttururken,

koridorlarda tek nöbetçi o kalır.


Acıyı dile yerleşen bala dönüştürür dostun sesi;

zemheride göğsüne haziranı getirir.

Bazen sadece durur ve bakarsın;

hiçbir harfe, hiçbir cümleye sığınmadan,

göz göze gelir ve dipteki yarayı hissedersin.


İçine hesabın sızamadığı sığınak…

Yorulduğunda sırtını dayadığın dağ.

Takvimler devrilip saçlara kar yağsa da,

bir demlik çaylık an,

bütün bir ömre bedel çağdır.


Tuzaklarla bezeli dünya patikasında,

hiç korkmadan yürürsün onun solunda.

Ne sarraf anlar bunu ne tüccarlar;

cennet unvanlarda değil,

omzuna dokunan dost elinin sıcaklığındadır.


Kelimeler zaten yetmezdi bu ayine.

Kuytu limanda verdiği huzur kitaba sığmaz.

Varsın bu hikâye ömrün bittiği yerde bitmesin,

gönüller aynı ritimle vursun her yangında.


Şimdi bu dizeler raflara değil,

yaşayan insanların şakaklarına kazınsın.

Her yürek, bir dostun kıymetini yarasından bilsin.

Bağlarımız durdurmasın akmayı;

gelsin ve gözün pınarında biriken son isyanı da silsin.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Kadim Bağlar

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık