Kadim Bağlar
Kök, killi toprakta yönünü arıyor.
Gönlün ısırgan bürümüş bahçesinde,
betonların çatlağından fırlayan devedikeni.
Kaleler hikâyeymiş, yaşayarak öğrendim;
poyrazda unvanlar değil, omuzlar kenetlenir.
Zaman, tezgâhtaki taşta yontarken ömrü,
geriye kelimeler değil, ceket kalır.
Yaş sokağın tozuna karışırken,
yakamızdan tutup bizi kendimize getiren el,
bütün nutuklardan ağır basar terazide.
Sigara dumanına karışan tek bir “eyvallah”,
göğüsteki yangını harlamaya yeter.
Gece isliyken,
lambanın ışığı düşer kaldırıma.
Çan kulesinin gürültüsü yatışır o adımı attığında,
gölgeler gibi yürürüz, çamura bata çıka.
Barikatlar, yüksek duvarlar,
tütün kokan o sessiz sözde erir gider.
Levhalar, sınırlar, duvarlar...
Hiçbiri dokunamaz aramızdaki sicime.
İnsan, bir nefeste soluklandıkça anlar
küfeyi taşımanın aslında ne kadar kolay olduğunu.
Bazen tek bir kelam,
kurak toprakta açılan bir pınardır.
Tavanlar üzerimize çöktüğünde,
durup düşünmeden altına giren o sert gövde...
Aynı soğukta yan yana soluklanmak bile
geceyi sabaha çıkarır.
Herkes giderken arkada duvar gibi beliren,
gece yarısı yıkılan köprüleri tamir eden odur.
Zamanın çarkı her şeyi unuttururken,
koridorlarda tek nöbetçi o kalır.
Acıyı dile yerleşen bala dönüştürür dostun sesi;
zemheride göğsüne haziranı getirir.
Bazen sadece durur ve bakarsın;
hiçbir harfe, hiçbir cümleye sığınmadan,
göz göze gelir ve dipteki yarayı hissedersin.
İçine hesabın sızamadığı sığınak...
Yorulduğunda sırtını dayadığın dağ.
Takvimler devrilip saçlara kar yağsa da,
bir demlik çaylık an,
bütün bir ömre bedel çağdır.
Tuzaklarla bezeli dünya patikasında,
hiç korkmadan yürürsün onun solunda.
Ne sarraf anlar bunu ne tüccarlar;
cennet unvanlarda değil,
omzuna dokunan dost elinin sıcaklığındadır.
Kelimeler zaten yetmezdi bu ayine.
Kuytu limanda verdiği huzur kitaba sığmaz.
Varsın bu hikâye ömrün bittiği yerde bitmesin,
gönüller aynı ritimle vursun her yangında.
Şimdi bu dizeler raflara değil,
yaşayan insanların şakaklarına kazınsın.
Her yürek, bir dostun kıymetini yarasından bilsin.
Bağlarımız durdurmasın akmayı;
gelsin ve gözün pınarında biriken
son isyanı da silsin.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.