Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Haklılığım

Hepimiz dünyaya tertemiz geliyoruz; zihnimizde henüz hiçbir tanım yokken. Sonra ailemiz, çevremiz, etrafımızda konuşulanlar, sevdiğimiz ve korktuğumuz insanlar, biz daha soru sormayı öğrenmeden bazı şeyleri bize "doğru" diye öğretiyor. Yıllar sonra kendi fikrimiz sandığımız birçok şey, belki de içine doğduğumuz hayatın bize bıraktıklarıdır.


Üstelik "çok okuyor" dediğimiz insanlar dahil hepimiz, okurken bile hakikati aramaktan çok, zaten inandığımız şeyi doğrulayacak kitapları, yazıları, konuşmacıları seçmiyor muyuz? Herkes bizimle aynı şeyi yapıyorsa ve biz kendi yaptığımızı doğru buluyorsak, başkaları da aynısını yaptığında bunu yadırgamamak gerek.

İşte bu yüzden insanların farklı kabullere sahip olması çok da şaşırtıcı olmasa gerek. Garip olan, kendi penceremizden gördüğümüz manzarayı dünyanın tamamı zannetmemizdir belki de.

Bir dağ düşünelim örneğin.

Dağın doğu tarafındaki bir köyde büyüyen biri, güneşin her akşam dağın ardında battığını görür. Batı yamacındaki ise her sabah güneşin aynı dağın ardından doğduğunu.


Bir gün karşılaşırlar.


Biri, "Güneş dağdan doğar." dese.

Öteki, "Hayır, o dağın üzerinden batıyor" dese

İkisi de yalan söylemiyor elbette; ikisi de ne görüyorsa onu anlatıyor. Yanıldıkları yer, gördüklerini hakikatin ta kendisi zannetmeleri değil midir?

Muhtemelen fanatizm de böyle bir dürtüden doğuyor.

Karşımızdakini ikna etmeye çalışırken kendi öğrendiklerimizi onun öğrendiklerinden daha doğru sayıp merkeze aldığımızda ve bazen de onun fikrine değil de, bütün hayat tecrübesine saldırmış oluyoruz. Küçümsenen, alaya alınan, köşeye sıkıştırılan insan ise bir süre sonra fikrini değiştirmez tam tersine kendi onurunu savunmaya başlar muhtemelen.

Çünkü kapısı yumruklanan bir insan o kapıyı açar mı hiç, yoksa kapısının sürgüsünü bir kat daha kilitleyip kendini mi korur?

Bu yüzden en başta kendime şu soruyu sormanın önemli olduğunu düşünüyorum:

Bugüne kadar hangi fikrimi, biri bana bağırarak anlattığı için değiştirdim?

Muhtemelen yok denecek kadar azını. Belki karşımızdakinden de bunu beklememek gerekir.

Çünkü hakikat, bir tarafın diğerini susturmasıyla daha görünür olmuyor zaten. Belki de ancak kendi bulunduğumuz yeri değiştirdiğimizde, yıllardır yanlış diye öğrendiğimiz şeyin başka bir yerden bakıldığında anlamsız olmayabileceğini görürüz.

Dağın iki tarafı; belki de kendi öğrendiğimiz doğrularımıza hakikat demenin bizi yanıltabileceğini ve hakikat denen şeyin görünenden farklı olabileceğini hatırlatan bir işarettir.



Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Haklılığım

Cihan Akçeşme Cihan Akçeşme