Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Atışma Online Üyeler
(0 oy)

Okmanların Lokma Hayrına Davetliz

Okmanların Lokma Hayrına Davetliz

OKMANLARIN LOKMA HAYRINA DAVETLİZ 


24 Ekim 2026


Bugün annemle birlikte, Bigadiç’in köklü ailelerinden Okmanların dört kızının, anne ve babalarının ruhuna ithafen her yıl düzenledikleri lokma hayrına davetliyiz.

Bu güzel gelenek, her yıl kız kardeşlerden birinin evinde gerçekleştiriliyormuş. Yıllar geçse de değişmeyen bu buluşma, hem anne babalarını anmanın hem de kardeşlik bağlarını ve eski dostlukları yaşatmanın bir yolu olsa gerek.


Anneciğim yine bir arada olmanın heyecanını yaşıyor. Kuyu Mahallesi’nin o dar sokağına sıralanmış evlerde yaşayan bu kızlar, Rabia ablalarını unutmuyorlar. Mutlaka, telefonla da olsa bir alo deyip hâlini hatırını soruyorlar. Belli ki bazı bağlar, araya yıllar girse de kopmuyor. İnsan yaş aldıkça eski günlere, tanıdık seslere, kendisini geçmişine bağlayan insanlara daha sıkı tutunuyor. Annemin yüzündeki buluşma heyecanını gördükçe, bu arayıp sormaların onun için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha anlıyorum.


Ev sahibi Fatma ablam, mavi gözlerini merakla açarak soruyor:


“Karakaşlın nasıl, iyi mi?”


Gülümseyerek cevap verdim:


“İyi, o da çok selamı var.”


Meğer güncelerimin sadık okurlarından biriymiş Fatma ablam. Yazdıklarımı takip ediyor, anlattığım hayatın içinde kendine de bir yer buluyormuş. Ardından, “Nebahat Sultan nasıl?” diye sordu. Bu soruyla birlikte, güncelerimin satır aralarından çıkıp sofranın başına konuk olmamı, yaşadıklarımı bir de kendi sesimden dinlemek istediğini açıkça hissettirdi.


İşte o an, kendimi eski zamanların masal anlatıcı kadınlarından biri gibi hissettim. Hani kış gecelerinde, evin içini sıcacık tutan maşinganın çevresine toplanılır; çaydanlığın fokurtusu odaya yayılır, dışarıda soğuk hüküm sürerken içeride bambaşka bir dünya kurulurdu ya… Ben de o dünyanın ortasında oturan, anlattıklarıyla çocukları başka diyarlara götüren ninelerden birine dönüşmüştüm sanki. Etrafımda, can kulağıyla beni dinleyen, gözleri merakla parlayan minik kızlar vardı. Her biri anlatacağım hikâyenin bir sonraki cümlesini bekliyordu.


Oysa benim anlattıklarım ne uzak diyarların masallarıydı ne de hayal dünyasının kahramanları… Hepsi yaşanmışlıkların içinden süzülüp gelen, kimi zaman gülümseten, kimi zaman insanın boğazına bir düğüm bırakan hayat parçalarıydı. Ben onları günceme emanet ediyor, kelimelerle yeniden yaşatıyordum. Meğer birileri de o satırların kapısını aralayıp içeri giriyor, benimle birlikte geçmişe gidip geliyor, bazen gülüyor, bazen düşünüyormuş.


O an anladım ki yazmak, insanın kendi hatıralarına bir yer açmasıyla başlayıp başkalarının hatıralarına da dokunabilen bir yolculuktu. Ben günceme yazdığımı sanırken, birileri de beni kendi dünyasına konuk ediyordu.


H. Çiğdem Deniz 

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Okmanların Lokma Hayrına Davetliz

Okmanların Lokma Hayrına Davetliz

çitlembik çitlembik