Mizahı Ele Alan Bigadiç Kızları
Mizahı Ele Alan Bigadiç Kızları
24 Ekim 2026
Okmanların Mehmet amca, hatıralarımda minyon yapısı ve güleç yüzüyle yaşıyor. Seyhun, Sıdıka, Fatma ve Ömre'nin babasıydı. Bir de kardeşi Mustafa amca vardı. Onu hatırlamaya çalıştığımda gözümün önüne kırçıllı sakalının kapladığı yüzü geliyor. Mustafa amcanın kızlarından Saime teyze ve Hâle abla da yanımızdalar. Ahret annem Rahmiye'yi kaybedeli dört beş yıl oldu. Yokluğunu hâlâ hissediyorum.
Neyse efendim, hatıraların arasından mizah da başını uzatıyor. Fatma ablayı oldum olası alaycı, her işi şakaya vurabilen o yanıyla tanırım. Herkesi susturdu, “Bakın, şimdi ne anlatacağım!” dedi ve başladı anlatmaya.
Babası balkona çıkıyor. O sırada Dilek'in babası Coşkun amca da bastonuna dayanarak yürüyor. Babası hemen sesleniyor: “Coşkun, bastona mı bindin?”
Coşkun amca, soruya epeyce üzülmüş olacak ki el kol hareketleriyle, mimikleriyle bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Biz de onun bu hâlini gözümüzde canlandırırken Fatma abla asıl bombayı patlatıyor: Meğer o sırada Mehmet amcanın altı bağlanıyormuş!
Koptuk tabii, gülmekten kırıldık. Fatma ablanın anlattığı olayın kendisi bir yana, bunu anlatışındaki zamanlama ve nükteli yaklaşımı da bizi kahkahalara boğdu.
Mizah dediğin de böyle bir şey işte. Bazen hayatın en içler acısı hâllerinden birini anlatırken bile kahkahalarla gülebiliyorsun. İnsan, bir yandan yaşananların hüznünü içinde taşırken öte yandan gülmekten kendini alamıyor. Hayatın tuhaflığı da burada galiba; acıyla gülüş, aynı hatıranın içinde yan yana durabiliyor.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu