Hayatın Kendi Akışı
Hayatın Kendi Akışı
24 Ekim 2026
Kitap kulübümüzden Fatma bir fikir atıyor ortaya. Gülseren ablanın son kitap fuarından aldığı, hatta yazarına imzalattığı eseri okuyalım, diyor. Ölmeden önce de kulübümüzden övgüyle bahsetmiş, kitabı bir çırpıda okuduğunu söylemişti. Şimdi arkadaşlarımızın bu önerisiyle onun yarım kalan değil, bize bıraktığı bir okuma yolculuğuna çıkacağız sanki.
Gülseren abla, hayattayken grubumuza şöyle bir mesaj yazmış:
“Arkadaşlar, kitap fuarına giden olursa sizlere bir yazar önereceğim. Ayşe Kulin gibi bir yazar. Ben kitabını aldım ve soluksuz okuyorum. Kitabın adı Çınar Ağacının Kırık Dalları. Yazarı Zühal Aktaş. Aynı zamanda hanımefendiyle tanıştım. Bir toplantımızda da misafirimiz olur. Sevgilerimle.”
Şimdi düşünüyorum da, nasıl yani? İnsan bazı şeylerin anlamını yaşarken tam kavrayamıyor da sonradan dönüp baktığında mı görüyor? Gülseren ablanın son aldığı kitabı okumaya karar veriyoruz. Aklın yolu bir, diyorum kendi kendime. Belki de bazı kitaplar yalnızca okunmak için değil, insanları bir araya getirmek ve bir hatırayı yaşatmak için de bekliyordur.
Tebarekesi okunduğu gün Cemile ablayla aynı konu hakkında konuşmuşuz. Şimdi düşünüyorum da, Gülseren ablanın bana yazdığı mesaj da gözümün önüne geliyor:
“Geçmişler olsun canım. Benim tansiyon da yerlerde. Başım kalkmıyor.”
Meğer ölümünden önce sağlığının iyi olmadığına dair bir ipucuymuş bu sözler. O gün belki sıradan bir dertleşme gibi okumuştum mesajını. İnsan, karşısındakinin anlattığı sıkıntının ardında ne olduğunu her zaman bilemiyor. Şimdi geriye dönüp baktığımda, o birkaç cümlenin içinde sağlığının bozulduğuna dair bir işaret görüyorum. Keşke o gün daha fazla üzerinde dursaydım, keşke nasıl olduğunu daha ayrıntılı sorabilseydim diye düşünmeden edemiyorum. Ama hayatın akışı içinde nice cümleyi okuyor, nice sözü duyuyor, anlamını ancak sonradan kavrıyoruz. Bazı mesajlar, sahibinin ardından hatıraya dönüşüyor; insan da dönüp dönüp o satırların arasında, artık soramayacağı sorularına cevap arıyor.
Hayatın kendi akışı içinde yaşayıp gidiyoruz. Bir gün kitaplardan, bir gün sağlığımızdan, bir gün günlük hayatın sıradan dertlerinden söz ediyoruz. Sonra bir bakıyoruz, bir arkadaşımızın sesi susmuş, bir mesajı hatıraya dönüşmüş. Geride yazdıkları, okudukları, söyledikleri kalmış.
Gülseren ablanın kitap kulübümüz için kurduğu cümleler şimdi benim için daha başka bir anlam taşıyor. Birlikte okumaya devam edeceğiz. Belki kitabın sayfalarını çevirdikçe onu da anacağız. Çünkü insanın ardında bıraktığı iz, bazen bir fotoğrafta, bazen bir cümlede, bazen de okunmayı bekleyen bir kitabın arasında saklı kalıyor.
H. Çiğdem Deniz
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.
Edebiyat ve Kültür Platformu