OLUR MU BÖYLE OLUR MU KARDEŞ KARDEŞİ VURUR MU? -5. BÖLÜM--YURTTA SULH CİHANDA SULH VE HÜRRİYET ŞEHİTLERİ.
Sabahın saat 4.36'sında radyosunu açan var mıydı bilinmez ama 27 Mayıs 1960'da tam da saat 4.36'da Albay Alparslan Türkeş özelde bütün Türkiye'ye, genelde tüm dünyaya seslenerek şöyle diyordu:
''Sevgili Vatandaşlar ! ''
''Bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekâta Silahlı Kuvvetlerimiz; partileri içine düştükleri uzlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler üstü tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında, en kısa zamanda adil ve serbest seçimler yaptırarak idareyi, hangi tarafa mensup olursa olsun, seçimi kazananlara devir ve teslim etmek üzere girişmiş bulunmaktadır.''
''Girişilmiş olan bu teşebbüs, hiçbir şahsa veya zümreye karşı değildir. İdaremiz, hiç kimse hakkında şahsiyata müteallik tecavüzkâr bir fiile müsaade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla müsamaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş; kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına göre muamele görecektir. Bütün vatandaşların, partilerin üstünde aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin gütmeden birbirlerine karşı hürmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti için zaruri görülmektedir.''
''Kabineye mensup şahsiyetlerin, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.''
''Müttefiklerimize, komşularımıza ve bütün dünyaya hitap ediyoruz. Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası'na ve insan hakları prensiplerine tamamen riayettir. Büyük Atatürk'ün 'YURRA SULH, CİHANDA SULH'' prensibi bayrağımızdır.''
''Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize sadığız. NATO ve CENTO'ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz ''YURTTA SULH, CİHANDA SULHTUR."
İlginçtir ki 20 sene sonraki 12 Eylül Darbesinde de Kenan Evren Paşa, Nato'ya bağlılıktan bahsederek ''Türkiye Cumhuriyeti, NATO dahil tüm ittifak ve anlaşmalara bağlı kalarak...........'' Derken 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde de parola ''Yurtta Sulh Cihanda Sulh'' idi. Darbeciler bu adla bir konsey kurmuşlardı.
Neyse... Alparslan Türkeş'in bu bildirisiyle güne başlayan vatandaşlar olarak ( mesela bizim aile ) sokakların asker dolu olduğunu gördük. Evden dışarı çıkmak yasaktı. Sadece bizim gibi çok çok ufak veletlere asker aldırış etmiyor, geri kalan herkese ''Sok kafanı içeri de patlatmayım.'' uyarıları yapılıyordu.
İşte o gün yani 27 Mayıs 1960 Günü de 28 ve 29 Nisan'da olduğu gibi Hürriyet için (!) şehit düşenler(!) oldu.
Bunlardan Teğmen Ali İhsan Kalmaz, Ankara-Ulustaki PTT Genel Müdürlük binasını polisten teslim alırken acemi bir er tarafından kaza kurşunuyla vurularak öldürüldü. Böylece 27 Mayıs 1960'ın ilk hürriyet şehidi(!) Teğmen Ali İhsan kalmaz oldu.
İkinci şehit Sökmen Gültekin idi. Harbiye I. Sınıf öğrencisi olan Sökmen Gültekin, temin ettiği tabanca ile vatan hainlerini öldürmeyi düşünüyordu ama yanlışlıkla kendini vurarak öldürdü ve 27 Mayısın ikinci hürriyet şehidi oldu.
Aynı günün üçüncü şehidi ise Ersan Özey adında 11 Yaşında bir çocuktu. Ersan Özey ekmek almak için sokağa çıkmamıştı. Ersan Taksinin sahibi olan babası Dündar Özey'le bir arabaya binmiş ihtilali kutlayacaklardı. Asker ''Dur '' dedi, baba Dündar durmadı. Ya duymamıştı ya da '' İhtilali kutlamaya çıkmışım beni kim durdurabilir ki?'' diye düşünmekteydi. Dündar Özey durmayınca asker ateş açtı ve olan 11 Yalındaki Ersan Özey'e oldu. Zavallı çocuk, vücuduna isabet eden bir mermi sebebiyle oracıkta öldü ve 27 Mayıs 1960'ın üçüncü Hürriyet Şehidi oldu.
Şehit(!) sayısı daha da çok olmalıydı. Çok daha fazla olmalıydı ki vatandaş DP iktidarının nasıl eli kanlı bir katil olduğunu anlasın da ebediyen bu parti ve temsil ettiği zihniyetten vaz geçsin.
Evet, daha fazla hürriyet şehidi olmalıydı ama dere-tepe aradılar yoktu. Hatta ciddi ciddi et kombinalarında, yem fabrikalarında öldürüldükten sonra öğütülüp yem yapılan insan cesedi ya da ceset kalıntıları aradılar. Yoktu... Yok olmasına yoktu ama artık vatandaşın bir kısmı DP iktidarının üniversite öğrencilerini öldürüp kıyma makinelerinden geçirttiğine inanıyordu.
27 Mayıs'ın üç hürriyet şehidi (!) Ankara'da defnedilmişti, 29 ve 30 Nisan'ın iki şehidi de İstanbul'da... Bu şehitleri bir araya getirmek gerekiyordu.
Darbeciler tüm aramalarına rağmen bu beş hürriyet şehidi dışında şehit bulamayınca İstanbul'dakileri Ankara'ya nakletmeye karar verdiler.
Türkiye tarihinde Atatürk'ün naaşının İstanbul'dan Ankara'ya naklinden sonraki en büyük, en görkemli tören, hürriyet şehitleri(!) Turan Emeksiz ve Nedim Özpolat için yapılıyordu.
İstanbul İstanbul olalı, Türkiye, Türkiye olalı Atatürk'ün naaşının Ankara'ya taşınmasından bile görkemli olan böylesine bir cenaze nakil töreni görmemişti.
Her iki gencin cesetleri mezarlarından çıkarılıp tabutlara, tabutlar da önce İstanbul Üniversitesi bahçesindeki Atatürk heykeli önündeki katafalka kondu...
Of yaaaa yine bir ton yazı yazmışım.
Gelin bu İstanbul'daki iki, Ankara'daki üç, toplamda beş hürriyet şehidinin Anıtkabir haziresine defnedilmesi törenini geniş geniş bir sonraki bölümde anlatalım.
Ha, bu arada... Bu beş genç, Hürriyet Şehidi olarak Anıtkabir haziresine defnedildikten üç sene sonra 1963'de oraya altı Hürriyet Şehidi (!) daha gömüldü. Onları da anlatayım sizlere.
Şeyyyyy.
Anıtkabir haziresine daha sonra 18 Eylül 1966'da Cemal Gürsel, 28 Aralık 1973'de İsmet İnönü defnedildi herhangi bir şekilde şehit olmamalarına rağmen. Ama?
Bunun amasını da gelecek bölümde anlatalım...
(
Yurtta Sulh Cihanda Sulh Ve Hürriyet Şehitleri. başlıklı yazı
Sami Biber tarafından
3.06.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.