Samson Ve Deliladan Kadir Gecesine Geçiş 1 Bölüm
İSRAİL’İN FİLİSTİNLİLERİ YOK ETME
İDEALİ NASIL BİN AYDAN
HAYIRLI BİR GECEYE DÖNÜŞTÜ—1. BÖLÜM- (Sisten yazı başlığını kabul etmediği için mecburen değiştirdim. Yazının asıl başlığı budur )
FİLM İÇİNDE FİLM BAHSİ.
Bugün ağızlarınızı bir karış havaya açtıracak bir konuyla huzurlarınızdayım.
Peki nedir konu?
Konunun ne olduğunu anlamamız için önce benim çocukluktan ergenliğe geçtiğim yıllara hatta daha da eskilere inmemiz gerekiyor.
****
Yıl 1949.
İsrail Devletinin ve Türkiye’nin bu devleti tanıyışının üzerinden sadece bir sene geçmiş. Yani sene 1949
Bir film giriyor vizyona ABD’de. Adı: Samson ve Delila
Baş rollerinde Victor Mature ve Heidy Lamarr Oynuyor.
Film çok kısa sürede dünyanın neredeyse her ülkesinde sinemalarda oynatılıyor ve her sinemada gişe rekorları kırıyor.
Evet, babamın dönemlerinin bu müthiş filmi 1960’lı yılların sonlarında hâlâ popülerliğini koruyordu ve İstanbul-Beykoz’da bir açık hava sineması olan Bahar Sinemasında seyrettiğimde resmen hayran olmuştum . Sadece ben değil herkes hayran hayran seyrediyor ve özellikle kadınlar, filmin sonunda Samson’un ölümüne o kadar ağlıyorlardı ki yanlarında getirdikleri mendiller sırılsıklam olan göz yaşlarına yetmiyordu.
Nasıl ağlamazsın ki Filistinli alçaklar (!) bir Yahudi kahramanı(!) olan Samson’a ne işkenceler yapıyorlardı ne işkenceler…
Tabii ki henüz 12-13 Yaşlarında olan ben, Elifi görse mertek zannedecek olan annem ve mahallemizin diğer kadınları, deri kundura fabrikasında hayvan boku koklamaktan ciğerleri harap emekçi babalarımız, amcalarımız, Sokoni Vakum gaz şirketinde gaz yağı soluyan abilerimiz, Türk’ün öz hasletlerinden olan mazlumun yanında olmak hasletine müsteniden Samson’a derin bir sevgi duyarken ona ve halkına zulm eden zalim Filistinlilere öfke doluyuz.
O devirlerde hiç birimiz Filistinlileri din kardeşlerimiz olarak görmüyoruz. Yahu saçmaladım resmen, bilmiyoruz ki. Hem bilsek de hiç bir şey farketmeyecek ( Bunun sebebini aşağıda izah edeceğim. )
Neyse, ben filmi anlatayım sizlere.
İsrailli Yahudi bir ailenin oğlu olan Samson, İsraillilere zulm eden Flilistinlilerle savaş halindedir. Ama sefil Filistinlilere karşı silah kullanmaya bile tenezzül etmez. Silah olarak kullandığı bir eşek çene kemiği ile tek başına binlerce Filistinlinin içine dalar ve alayını yerle bir eder.
Filistinli zalimlere karşı kutsal cihat ilan etmiş olan Samson’u bertaraf etmek isteyen kral, ‘’ Ulan bu herifin yok mu bir zaafı ki oradan vuralım bunu?’’Diye kara kara düşünürken danışmanlarından biri ‘’ Evraka evraka ‘’ diye fırlar ve krala der ki ‘’ Kralım ! Bizde Delila adlı bir hatun var ki yüz yaşındaki dedeyi bile zıp diye ayağa kaldırır. Bu hatunu Samson’a musallat edelim ve Samson’un kuvvetinin sırrını öğrenelim. ( Evet, Samson o kadar kuvvetlidir ki hepimizin idolü olan Yunan yarı tanrısı Herkül’ün bile karizmasını çizmiştir. Artık tüm yeni yetmeler olarak vücudumuzu Samson’un vücuduna benzetme telaş ve gayreti içine girmişizdir )
‘’Bi dakika hocam ! Ben bu hikayeyi biliyorum ama hikayenin kahramanları Samson ve Delila değil ki?’’ Diyenler olmuştur mutlaka. Hemen söyleyeyim: Böyle diyenler varsa hem haklılar hem değiller. Neyse, oraya geleceğim. Devam edelim.
Samson, Delila’yı görünce feleği şaşar. Aynı zamanda bir peygamber olan (!) Samson’un kötü bir huyu vardır: Maalesef dam budalasıdır. Güzeller güzeli fahişe Delila’yı görür görmez yamulur resmen. Artık gece gündüz sürekli Delila ile vakit geçirir.
Hazret-i Samson, iyice kafayı bulduğu bir gece Delila’ya gücünün sırrını öter:‘’ Benim gücüm saçlarımdan gelir. Saçlarım kesilirse normal, herhangi bir adamdan da güçsüz olurum ‘’ Deyince Delila içinden ‘’Aha da hapı yuttun peygamber bozuntusu’’ der ve kendi kendine sorar: ‘’ Hap da ne? Neler saçmalıyorum ben? ‘’
Derken efendim Delila, Samson’un saçlarını keser. Samson’un saçlarını keser kesmez zalim Filistin Kralının adamları içeri girer ve Samson’u bağlayarak götürürler, gözlerini kızgın demirle dağlayıp bir un değirmeninde dolap beygiri olarak kullanmaya başlarlar. ( Bu sahnede kadınlar o kadar göz yaşı döktü ki o gece Beykoz’u sel bastı. )
Samson fena halde pişmandır bir peygamber olduğu halde nefsine yenildiği için. Bu arada Delila da ‘’ Lan aslan gibi adamdı. Benim yüzümden ne hallere düştü. Ben ne adi bir kaltakmışım?’’ diye hayıflanmaktadır ve Samson’a ne kadar aşık olduğunu anlamıştır.
Samson her gün yüce Rabbe dua eder pişmanlık içinde ve sonunda yüce Rab, Samson’a eski gücünü geri verir.
Bu arada kral, kendisine asla pas vermeyen Delila’nın Samson’a aşık olduğunu öğrenince küplere biner ve şehrin meydanındaki arenada Samson’u kırbaçlama görevini Delila’ya verir.
Delila, Samson’un yanına gider ve kralın ona verdiği görevden bahseder. Bunun üzerine kör peygamber Samson, Delila’ya bir şeyler fısıldar. Yani bir plan yapmıştır.
Biz planı tabii ki Delila’nın Samson’u kırbaçladığı gün öğreniriz.
Delila kırbacını Samson ‘un vücuduna saracaktır. Samson da kırbaca yapışacak ve bu halde Delila onu arenayı ayakta tutan iki sütunun arasına götürecektir.
Plan tıkır tıkır işler. Samson o iki sütunun arasına gelince sütunlara abanır. Böylece yiğitler yiğidi, kafirlerin baş belası, mücahit Samson, kendisinin ölümü pahasına zalim Filistin kralını ve adamlarını öldürür.
***
Dediğim gibi, aslında hiç bir halt anladığımız yoktu dönen fırıldaklardan. Bizler millet olarak zalimin karşısında, mazlumun yanındaydık ve bu filmde Filistin zalim, İsrail mazlumdu. Velhasılıkelam seviyorduk İsrail ve İsraillileri. Zaten sevilmeyecek insanlar olsalardı Atatürk’ün Casusu İngiliz Kemal, Filistinli zalimlere karşı Mazlum İsrail’in ajanlarıyla birlikte ölümüne bir mücadeleye girer miydi?
****
Biliyorum ‘’ Hocam ! Asıl konu Filistinlileri yok etme idealinin nasıl 1000 aydan daha hayırlı kutsal bir geceye dönüştüğü değil mi? O konuya ne zaman geleceksin? ‘’ Diye soruyorsunuz.
Haklısınız ama bazı şeyleri öğrenmeden Samson’un mücadelesinin Müslümanlara Kadir Gecesini getirdiğini ( !) anlamamız mümkün değil. O sebeple gelecek bölümde Atatürk’ün casusu İngiliz Kemal’in mazlum Siyonistlere (!) niçin ve nasıl yardım ettiğini anlatarak başlayacağım.
Sonra?
Sonra çok daha dehşet sürprizler sizleri bekliyor zira konuya Peygamberimiz de Hazret-i Samson(!) lehine dahil oluyor.
Gelecek bölümde buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.
FİLM İÇİNDE FİLM BAHSİ.
Bugün ağızlarınızı bir karış havaya açtıracak bir konuyla huzurlarınızdayım.
Peki nedir konu?
Konunun ne olduğunu anlamamız için önce benim çocukluktan ergenliğe geçtiğim yıllara hatta daha da eskilere inmemiz gerekiyor.
****
Yıl 1949.
İsrail Devletinin ve Türkiye’nin bu devleti tanıyışının üzerinden sadece bir sene geçmiş. Yani sene 1949
Bir film giriyor vizyona ABD’de. Adı: Samson ve Delila
Baş rollerinde Victor Mature ve Heidy Lamarr Oynuyor.
Film çok kısa sürede dünyanın neredeyse her ülkesinde sinemalarda oynatılıyor ve her sinemada gişe rekorları kırıyor.
Evet, babamın dönemlerinin bu müthiş filmi 1960’lı yılların sonlarında hâlâ popülerliğini koruyordu ve İstanbul-Beykoz’da bir açık hava sineması olan Bahar Sinemasında seyrettiğimde resmen hayran olmuştum . Sadece ben değil herkes hayran hayran seyrediyor ve özellikle kadınlar, filmin sonunda Samson’un ölümüne o kadar ağlıyorlardı ki yanlarında getirdikleri mendiller sırılsıklam olan göz yaşlarına yetmiyordu.
Nasıl ağlamazsın ki Filistinli alçaklar (!) bir Yahudi kahramanı(!) olan Samson’a ne işkenceler yapıyorlardı ne işkenceler…
Tabii ki henüz 12-13 Yaşlarında olan ben, Elifi görse mertek zannedecek olan annem ve mahallemizin diğer kadınları, deri kundura fabrikasında hayvan boku koklamaktan ciğerleri harap emekçi babalarımız, amcalarımız, Sokoni Vakum gaz şirketinde gaz yağı soluyan abilerimiz, Türk’ün öz hasletlerinden olan mazlumun yanında olmak hasletine müsteniden Samson’a derin bir sevgi duyarken ona ve halkına zulm eden zalim Filistinlilere öfke doluyuz.
O devirlerde hiç birimiz Filistinlileri din kardeşlerimiz olarak görmüyoruz. Yahu saçmaladım resmen, bilmiyoruz ki. Hem bilsek de hiç bir şey farketmeyecek ( Bunun sebebini aşağıda izah edeceğim. )
Neyse, ben filmi anlatayım sizlere.
İsrailli Yahudi bir ailenin oğlu olan Samson, İsraillilere zulm eden Flilistinlilerle savaş halindedir. Ama sefil Filistinlilere karşı silah kullanmaya bile tenezzül etmez. Silah olarak kullandığı bir eşek çene kemiği ile tek başına binlerce Filistinlinin içine dalar ve alayını yerle bir eder.
Filistinli zalimlere karşı kutsal cihat ilan etmiş olan Samson’u bertaraf etmek isteyen kral, ‘’ Ulan bu herifin yok mu bir zaafı ki oradan vuralım bunu?’’Diye kara kara düşünürken danışmanlarından biri ‘’ Evraka evraka ‘’ diye fırlar ve krala der ki ‘’ Kralım ! Bizde Delila adlı bir hatun var ki yüz yaşındaki dedeyi bile zıp diye ayağa kaldırır. Bu hatunu Samson’a musallat edelim ve Samson’un kuvvetinin sırrını öğrenelim. ( Evet, Samson o kadar kuvvetlidir ki hepimizin idolü olan Yunan yarı tanrısı Herkül’ün bile karizmasını çizmiştir. Artık tüm yeni yetmeler olarak vücudumuzu Samson’un vücuduna benzetme telaş ve gayreti içine girmişizdir )
‘’Bi dakika hocam ! Ben bu hikayeyi biliyorum ama hikayenin kahramanları Samson ve Delila değil ki?’’ Diyenler olmuştur mutlaka. Hemen söyleyeyim: Böyle diyenler varsa hem haklılar hem değiller. Neyse, oraya geleceğim. Devam edelim.
Samson, Delila’yı görünce feleği şaşar. Aynı zamanda bir peygamber olan (!) Samson’un kötü bir huyu vardır: Maalesef dam budalasıdır. Güzeller güzeli fahişe Delila’yı görür görmez yamulur resmen. Artık gece gündüz sürekli Delila ile vakit geçirir.
Hazret-i Samson, iyice kafayı bulduğu bir gece Delila’ya gücünün sırrını öter:‘’ Benim gücüm saçlarımdan gelir. Saçlarım kesilirse normal, herhangi bir adamdan da güçsüz olurum ‘’ Deyince Delila içinden ‘’Aha da hapı yuttun peygamber bozuntusu’’ der ve kendi kendine sorar: ‘’ Hap da ne? Neler saçmalıyorum ben? ‘’
Derken efendim Delila, Samson’un saçlarını keser. Samson’un saçlarını keser kesmez zalim Filistin Kralının adamları içeri girer ve Samson’u bağlayarak götürürler, gözlerini kızgın demirle dağlayıp bir un değirmeninde dolap beygiri olarak kullanmaya başlarlar. ( Bu sahnede kadınlar o kadar göz yaşı döktü ki o gece Beykoz’u sel bastı. )
Samson fena halde pişmandır bir peygamber olduğu halde nefsine yenildiği için. Bu arada Delila da ‘’ Lan aslan gibi adamdı. Benim yüzümden ne hallere düştü. Ben ne adi bir kaltakmışım?’’ diye hayıflanmaktadır ve Samson’a ne kadar aşık olduğunu anlamıştır.
Samson her gün yüce Rabbe dua eder pişmanlık içinde ve sonunda yüce Rab, Samson’a eski gücünü geri verir.
Bu arada kral, kendisine asla pas vermeyen Delila’nın Samson’a aşık olduğunu öğrenince küplere biner ve şehrin meydanındaki arenada Samson’u kırbaçlama görevini Delila’ya verir.
Delila, Samson’un yanına gider ve kralın ona verdiği görevden bahseder. Bunun üzerine kör peygamber Samson, Delila’ya bir şeyler fısıldar. Yani bir plan yapmıştır.
Biz planı tabii ki Delila’nın Samson’u kırbaçladığı gün öğreniriz.
Delila kırbacını Samson ‘un vücuduna saracaktır. Samson da kırbaca yapışacak ve bu halde Delila onu arenayı ayakta tutan iki sütunun arasına götürecektir.
Plan tıkır tıkır işler. Samson o iki sütunun arasına gelince sütunlara abanır. Böylece yiğitler yiğidi, kafirlerin baş belası, mücahit Samson, kendisinin ölümü pahasına zalim Filistin kralını ve adamlarını öldürür.
***
Dediğim gibi, aslında hiç bir halt anladığımız yoktu dönen fırıldaklardan. Bizler millet olarak zalimin karşısında, mazlumun yanındaydık ve bu filmde Filistin zalim, İsrail mazlumdu. Velhasılıkelam seviyorduk İsrail ve İsraillileri. Zaten sevilmeyecek insanlar olsalardı Atatürk’ün Casusu İngiliz Kemal, Filistinli zalimlere karşı Mazlum İsrail’in ajanlarıyla birlikte ölümüne bir mücadeleye girer miydi?
****
Biliyorum ‘’ Hocam ! Asıl konu Filistinlileri yok etme idealinin nasıl 1000 aydan daha hayırlı kutsal bir geceye dönüştüğü değil mi? O konuya ne zaman geleceksin? ‘’ Diye soruyorsunuz.
Haklısınız ama bazı şeyleri öğrenmeden Samson’un mücadelesinin Müslümanlara Kadir Gecesini getirdiğini ( !) anlamamız mümkün değil. O sebeple gelecek bölümde Atatürk’ün casusu İngiliz Kemal’in mazlum Siyonistlere (!) niçin ve nasıl yardım ettiğini anlatarak başlayacağım.
Sonra?
Sonra çok daha dehşet sürprizler sizleri bekliyor zira konuya Peygamberimiz de Hazret-i Samson(!) lehine dahil oluyor.
Gelecek bölümde buluşmak üzere Allah’a emanet olunuz.
Samson Ve Deliladan Kadir Gecesine Geçiş 1 Bölüm başlıklı yazı Sami Biber tarafından
15.06.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 9
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.