Bonkör kullandın sevgini ve rengini…
Bam teline basılı mevsimin
Belki de şaibeli mevsim geçişleriydi
her biri
Verdiğin selam, sadaka
Aşkla pekişen içinde saklı o yasa:
Yas muadili değilsin artık ve çürük
vişne t/adında kalmışlığın da yok artık.
Yokluğun hicabı değilsin
Mazinden sıyrıldığın kadar ettiğin
yeminsin
Ne nazlı ne sıradan:
Göbek bağın olsa ne ki
Muradına eşlik eden neyse artık
Ve işte yerleşik hüzünlerden değildir
de ettiğin kasıt
Mevsim titretirse seni:
Sadece soğuğun marifeti,
Yağız atların rahvan rehaveti
Adeta bir koşu bir yarış
Zemheride saklı değil üstelik ettiğin
yakarış
Umarsız bir geçit
Sevginin ehli koca yürek
Semazenin dualarına eşlik eder
gözünden sakındığın
Tüm sevdiklerin
Belki de boşa geçti ömür dediğin
değil sadece
Neyse yaşamış olduğun
Elbette başın gözün üstüne
Bir melodi içindeki
Bir meyyal ki inancın selameti
Ve işte o kasıtlı rüzgâr değil mi ki
Sadece de üşütmez seni
Bir basınç değil asla
Ne de basireti bağlanmış
Hükmedene bahşedene razı geldiğinden
çok öte
Bitimsiz bir mücadele
Hayatın soluk renginden daha çok
Sabrettiğin kimse artık hayatla arana
nifak
Sokanı da uyuttun dününü de
Ne çökkündür omuzların
Bastığı yaygara şeytanın
Sense şerit değiştiren benliğine
Yük ettiğin elbet şükrün dilinde
Bir rakım bir neden bir soykırım olsa
bile
Yanıp tutuşanlar değil mi ki yok
saydığın
Ve işte barışık olduğun nahif
varlığın
Külü ve gülü ve ömrü
Yaşanır kılan
Gitmiyor da artık gücüne
Soytarı seslerden uzanıp da çığlığı
basan
Mealinde döngünün
Miracı dünün
Miski amber kokar yeri geldi mi ölüm
Lakin yol uzun,
Nazın da dindi madem
Yetmedi mi kendini paraladığın?
Gel gör ki öncende
Şimdilerin huzuru
Yanık sesinde ruhun
Bir ritim bir renk bir umut
Döngünün tekerine ilişik vicdanın
nasıl ki
Geçit vermez ne hiddete ne öfkeye
Aşkla dolu mevsimin
Kuyruğu kırpık bir Yıldız da değilsin
artık
Şen sesinde gönlün
Yerleşik duyguların ikbali
Döndüğün kadar sonsuzluğun kudretine
Bakarken de yüzün
Yüzüne bakanla eşleştiğin
Şu şiirin de sana kattığı
güzelliklerin
Elbette peşi sıra bilinmezin
Bonkör bir yürekten öte ne var ki
Evrenden göğe yükselen tüm duaların
olmaz mı hikmeti…